ŞAM – Suriye’nin başkenti Şam’da yaşayan El-Kadi ailesi, 11 Mart 2013’te tutuklandığı belirtilen ve o günden bu yana hiçbir haber alınamayan kızları Mecdulin El-Kadi’nin akıbetini on yılı aşkın süredir aramaya devam ediyor.
Kayıplara Karışan O Sabah
SANA haber ajansına konuşan aile üyeleri, Mecdulin’in sekreter olarak çalıştığı Dr. Rania El-Abbasi’nin evinden aldığı acil bir telefon üzerine o sabah Dummar mahallesindeki evinden çıktığını ve bir daha geri dönmediğini ifade etti. Bu an, onun nerede olduğuna dair bilinen son kesin bilgi olarak kayıtlara geçti.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre Mecdulin olay yerine vardığında, devrik rejimin askeri istihbarat birimleri tarafından doktorun ailesiyle birlikte gözaltına alındı. Bu olay, o dönemde baskı altında alınan bilgilere ve izlemelere dayanılarak yapılan, ailelere herhangi bir resmi bildirimin yapılmadığı geniş çaplı tutuklama dalgasının bir parçasıydı.
Gizli Kalan Bir İyilik Meleği
Geçen yıllara rağmen, ailesinin hafızasında güçlü kişiliği ve sorumluluk bilinciyle yer edinen Mecdulin’in hatırası ilk günkü kadar canlı.
-
Babası Muhammed Fares El-Kadi: Kızını aile içinde her zaman kız kardeşlerini koruyan biri olarak hatırlıyor. Acılı baba, onunla birlikte yaptıkları Umre ziyaretinin, yıllar süren bu belirsizlikte kendisine teselli veren en değerli anılardan biri olduğunu dile getiriyor.
-
Kız kardeşi Fatıma El-Kadi: Mecdulin’in Dummar bölgesindeki yerinden edilmiş ailelere insani yardım dağıttığını, ancak ailenin bu faaliyetleri ancak o kaybolduktan sonra yardım ettiği kişilerin tanıklıklarıyla öğrenebildiğini belirtti.
Sahte Umutlar ve “Sessiz Bir İç Mücadele”
O günden bu yana aile, kızlarının kaderine dair hiçbir resmi bilgi alamadı. Amca Mahmud Şeyh El-Şabab, yıllar süren belirsizlik boyunca Mecdulin’in hayatta olduğu ve farklı gözaltı merkezleri arasında transfer edildiği yönünde çelişkili bilgiler aldıklarını aktardı. Güvenlik birimleriyle bağlantısı olduğunu iddia eden aracıların para karşılığında aileye yanıltıcı bilgiler vermesi, ailenin acısını daha da derinleştirdi.
Amca El-Şabab, umudu doğrulanmamış bilgilerin yokluğuyla dengelemenin zorluğuna dikkat çekerek, bu durumu “sessiz bir iç mücadele” olarak tanımladı. Yıllar süren bu yıpratıcı bekleyiş aileyi derinden etkiledi; Mecdulin’in annesinin sağlığı bu süreçte hızla kötüleşti ve 2018 yılında kansere yenik düşerek hayatını kaybetti.
Sembolik Veda ve Kayıp Yüz Binler
Yakın zamanda eldeki mevcut kayıtlar üzerinden araştırmalarını sürdüren kız kardeşi Fatıma, 4 Haziran’da Ulusal Kayıp Şahıslar Komisyonu’nu ziyaret etti. Gözaltına alınanlar ve hak ihlallerine dair görsel arşivleri inceleyen Fatıma, video kayıtlarında Dr. El-Abbasi’nin çocuklarını teşhis etse de kardeşi Mecdulin’e dair hiçbir ize rastlayamadı.
Kaderine dair kesin bir kanıt bulunmamasına rağmen, aile 4 ve 5 Haziran tarihlerinde sembolik bir taziye düzenledi. Aile, bu adımın resmi bir ölüm onayından ziyade, onun anısını onurlandırmak amacıyla atıldığını vurguladı.
Ulusal Kayıp Şahıslar Komisyonu’nun daha önce yayımladığı verilere göre Mecdulin El-Kadi, Suriye’de dosyası hala çözüme kavuşturulmamış tahmini 120 bin ila 300 bin kayıp şahıstan yalnızca biri.


İlk yorum yapan siz olun