PARİS: Avrupalı diplomatların cumartesi günü yaptığı açıklamaya göre Fransa, Batı Şeria’daki şiddet olaylarıyla bağlantılı kişileri hedef alan koordineli ulusal yaptırımları hayata geçirerek İsrail üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla çeşitli ülkelerle iş birliği yapıyor.
Mal varlığı dondurma ve seyahat yasaklarını içerebileceği belirtilen bu önlemlerin henüz son halini almadığı ve katılımcı ülkelerin farklı yaptırım listeleri benimseyebileceği ifade edildi. Bu hamle, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin artan şiddet eylemlerinin gölgesinde gelirken; yerleşim yerlerini genişleten Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetine yönelik birçok Batılı ülkenin duyduğu rahatsızlığı da gözler önüne seriyor. Diplomatlar, söz konusu genişleme politikasının bir Filistin devleti kurulması ihtimalini zedelemeyi amaçladığını vurguluyor.
AB’de Ortak Karar Çıkmadı
Diplomatlar, Avrupa Birliği bünyesinde İsrail’e karşı daha sert tedbirler alınması yönündeki çabaların tıkanması üzerine, birkaç ülkenin şimdilik en iyi seçeneğin “koordineli ulusal yaptırımlar” olduğuna karar verdiğini aktardı. Konuyla ilgili konuşan bir diplomat, durumu “AB düzeyinde oybirliği sağlanamadığı için görüşmeleri ulusal düzeye taşıdık,” sözleriyle özetledi.
Kararın önümüzdeki günlerde açıklanabileceği belirtilirken, Fransa’nın koordinasyon sağladığı ülkeler arasında İngiltere ve Norveç’in de bulunduğu öğrenildi. Ancak sürece başka hangi ülkelerin dâhil olacağı henüz belirsizliğini koruyor. Çoğu ülkenin, yaptırım uygulanacak potansiyel hedeflerin varlıklarını önceden başka yerlere aktarmasını önlemek amacıyla bu tür adımları kamuoyu önünde tartışmaktan kaçındığı biliniyor.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, 11 Mayıs’ta AB’nin uyguladığı bazı yeni yaptırımların ardından birliğin “İsrail vatandaşlarına ve kurumlarına siyasi görüşleri nedeniyle, keyfi ve tamamen temelsiz bir şekilde yaptırım uygulamayı seçtiğini” savunmuştu. Buna karşılık, aralarında Fransa, İngiltere, Avustralya ve Kanada’nın da bulunduğu yedi Batılı ülke ise 22 Mayıs’ta İsrail hükümetini Batı Şeria’daki gerilimi tırmandırmakla suçlamıştı.
Tartışmalı E1 Projesi Endişe Yaratıyor
Uluslararası kamuoyunun temel endişelerinden biri, İsrail’in Kudüs’ün doğusunda inşa etmeyi planladığı ve E1 projesi olarak bilinen yerleşim planı. Bu projenin Batı Şeria’yı ikiye böleceği, Doğu Kudüs ile bağlantısını koparacağı ve Filistinlilerin bağımsız bir devlet için istedikleri toprak bütünlüğünü parçalayacağı ifade ediliyor.
Fransız diplomatik bir kaynak detay vermekten kaçınarak, “Batı Şeria’daki yerleşim yeri genişletmeleri ve şiddet olayları karşısında halihazırda bazı adımlar attık. Bunların devamı da gelebilir,” açıklamasında bulundu. Konuyla ilgili İngiltere Dışişleri Bakanlığı yorum yapmaktan kaçınırken, Norveç Dışişleri Bakanlığı da henüz bir yanıt vermedi.
Fransa Sorunu Gündemde Tutmayı Hedefliyor
İsrail’e yönelik baskıyı ulusal düzeyde artırma girişimi, Fransa’nın 12 Haziran’da Paris’te düzenleyeceği kritik toplantıdan hemen önce geldi. İsrailli ve Filistinli sivil toplum kuruluşları ile on civarında dışişleri bakanını bir araya getirecek olan toplantı, Filistin devletine giden yol haritasını belirleyen New York Deklarasyonu’nun birinci yıldönümünde gerçekleştirilecek.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından desteklenen bu bağlayıcı olmayan karar, eylül ayında Fransa dâhil birçok ülkenin Filistin’i tanımasına zemin hazırlamıştı. Fransız yetkililer, İran ve Lübnan’daki savaşların dikkati dağıttığı ve kırılgan ateşkese rağmen Gazze’nin geleceğine dair görüşmelerin tıkandığı bir dönemde, İsrail-Filistin çatışmasını uluslararası gündemde sıcak tutmayı hedeflediklerini belirtiyor.


İlk yorum yapan siz olun