İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İsrail Lübnan’da Kara Harekatını Genişletiyor: Litani Nehri Aşıldı, Tarihi Beaufort Kalesi Ele Geçirildi

İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki kara işgalini derinleştirerek stratejik öneme sahip tarihi Beaufort Kalesi’ni ele geçirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu adımı savaşta “belirleyici bir dönüm noktası” olarak tanımlarken; Lübnan Başbakanı, İsrail’i “kavrulmuş toprak politikası ve toplu cezalandırma” ile suçladı. Avrupa’dan ise tırmanan gerilime sert tepkiler yükseliyor.

İsrail kara birliklerinin, orijinal sınır hattı olan Litani Nehri’nin ötesine geçerek Lübnan topraklarının içlerine doğru ilerleyişi sürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), operasyon çemberini genişleterek Zahrani Nehri’nin güneyinde kalan tüm sakinlere bölgeyi derhal tahliye etmeleri yönünde yeni bir uyarıda bulundu.

IDF sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “Hizbullah unsurlarının, tesislerinin veya savaş araçlarının yakınında bulunan herkes hayatını tehlikeye atmaktadır” denilirken, operasyonlara “çok sayıda kara birliğinin” katıldığı ve sahanın giderek genişletildiği vurgulandı.

44 Yıl Sonra Yeniden Aynı Kalede

Litani vadisine hakim bir tepede yer alan ve yaklaşık 900 yıl önce Haçlılar tarafından inşa edilen Beaufort Kalesi, bölgenin kontrolü açısından kritik bir stratejik öneme sahip. Kale, İsrail’de “Birinci Lübnan Savaşı” olarak bilinen dönemde, 44 yıl önce (1982) İsrail ordusu tarafından Filistin Kurtuluş Örgütü’nden (FKÖ) alınmış; ancak İsrail birlikleri 2000 yılında bölgeden çekilmişti.

Kalenin yeniden ele geçirilmesinin ardından açıklama yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, durumu politikalarında “belirleyici bir aşama ve köklü bir değişim” olarak nitelendirdi. Netanyahu, “Korku bariyerini aştık. İnisiyatifi ele alıyoruz; Suriye’de, Gazze’de ve Lübnan’da, tüm cephelerde operasyon yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise 44 yıl önceki savaşı hatırlatarak, kaleyi o dönem ele geçiren Golani Tugayı’nın geri döndüğünü ve İsrail bayrağını yeniden göndere çektiğini belirtti. Katz, kalenin ve bulunduğu sırtın kontrolünün, sınırın diğer tarafındaki İsrail yerleşimlerini korumak için hayati bir adım olduğunu savundu.

Lübnan’dan “Toplu Cezalandırma” İsyanı

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, televizyondan halka seslendiği konuşmasında İsrail’in güneyde bir “kavrulmuş toprak politikası ve toplu cezalandırma” yürüttüğünü belirterek duruma sert tepki gösterdi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın pazar günü yaptığı açıklamaya göre, güneydeki Sur (Tyre) kentinde bulunan Hiram hastanesi yakınlarına düzenlenen ve büyük hasara yol açan hava saldırısında 13 sağlık çalışanı yaralandı. Öte yandan, Hizbullah’ın sınır bölgesine 25 roket fırlattığı, saldırılarda bir İsrail askerinin hayatını kaybettiği ve önlem olarak İsrail tarafındaki okulların tatil edildiği bildirildi.

Avrupa’dan Peş Peşe Tepkiler ve BMGK Çağrısı

İsrail’in sahadaki ilerleyişi Avrupalı müttefiklerin de tepkisini çekti.

Fransa: Lübnan ile tarihi bağları bulunan Fransa, durumu görüşmek üzere Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) acil toplantıya çağırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Silahların tamamen ve temelli susması acildir” derken, Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ise sahadaki tırmanışı “İsrail için büyük bir hata” olarak yorumladı.

İngiltere: Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İsrail’in askeri tırmanışının sivilleri öldürdüğünü, altyapıyı yok ettiğini ve diplomasi alanını daralttığını belirterek, “Bu durum sona ermeli” çağrısında bulundu. Cooper ayrıca Hizbullah’ın da saldırılarını durdurup silahsızlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Almanya: Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İsrail’in ilerleyişinin “ciddi bir endişe kaynağı” olduğunu vurgulayarak, bu durumun Lübnan içinde yeni göç dalgalarını tetikleyeceğini ifade etti.

Ateşkes Çöktü Gözler Washington’da

Hizbullah’ın roket ve İHA saldırılarını gerekçe gösteren İsrail ile İsrail’in hava saldırılarını ihlal sayan Lübnan makamlarının karşılıklı suçlamaları, geçtiğimiz ay yürürlüğe giren ve iki kez uzatılan geçici ateşkesi fiilen çökertmiş durumda. Buna rağmen, iki ülke hükümetlerinin heyetleri bu hafta dördüncü tur müzakereler için Washington’da bir araya gelecek.

Hizbullah’ın doğrudan masada olmadığı bu süreçte, Lübnan Başbakanı Selam müzakerelerin çatışmadan çıkış için tek yol olduğunu savunuyor. 2 Mart’ta Hizbullah’ın, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğü İsrail saldırısına misilleme olarak roket atmasıyla tetiklenen ve bölgesel bir savaşa dönüşen krizde bugüne kadar 3.300’den fazla Lübnan vatandaşının ve 25 İsrail askerinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir