İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hürmüz Boğazı’nda Mahsur Kalan Denizcilerde Büyük Tükenmişlik: “Adeta Bir Havuzda Kapana Kısıldık”

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın bir sonucu olarak Şubat ayının sonundan bu yana Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan yaklaşık 20 bin denizci; artan askeri gerilim, fahiş seviyelere ulaşan erzak fiyatları ve tükenmişlik hissiyle hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Denizin zaman zaman son derece sakin görünmesine rağmen, aylardır bir savaş bölgesinin tam ortasında mahsur kaldıklarını belirten Pakistanlı Kaptan Hassan Khan (güvenlik gerekçesiyle takma isim kullanıyor), “Dışarıda her şeyin normal görünmesi gerçekten çok garip, çünkü içerideki hiç kimse sakin değil” sözleriyle durumu özetliyor.

Bir zamanlar küresel petrol ve gazın beşte birinin taşındığı, dünyanın en yoğun su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı, tepede uçuşan füzeler ve sulara döşenen mayınlar nedeniyle adeta durma noktasına gelmiş durumda. Kaptan Khan’ın gemisindeki mürettebat günlük rutinini sürdürmeye çalışsa da, neşeli sohbetlerin yerini artık telefonlardan gelecek haberleri bekleyen endişeli bir sessizlik almış.

Geçiş İzni Yok, Fiyatlar Uçuşa Geçti

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, füzelerin ve mayınların yarattığı hayati tehlikenin yanı sıra, yaklaşık 1.600 gemi boğazın yanlış tarafında sıkışıp kalmış durumda. Güney Afrika’ya 37 bin ton gübre taşıyan Bangladeş’e ait “Banglar Joyjatra” gemisinin kaptanı Shafiqul Islam, içinde bulundukları çaresizliği, “Sanki bir havuzda kapana kısılmış gibiyiz. Tek bir çıkış yolu var, o da Hürmüz” sözleriyle ifade ediyor.

Nisan ayında alınan ateşkes kararlarının ardından iki kez çıkış yapmayı deneyen Kaptan Islam, her iki girişiminde de diplomatik engeller ve ABD ile İran’ın karşılıklı ablukaları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.

Gemiler güvenlik amacıyla Körfez içindeki farklı limanlara veya açık denizlere demirlerken, gıda ve su tedariki giderek daha ciddi bir soruna dönüşüyor. Banglar Joyjatra’nın başmühendisi Rashedul Hasan, özellikle su fiyatlarındaki inanılmaz artışa dikkat çekerek, “İki gün önce gemi için yaklaşık 180 ton su satın aldık. Eskiden bu bize 1.500 ila 2.000 dolara mal olurken, şimdi tam 11.000 dolar ödemek zorunda kaldık” diyor. Hava sıcaklıklarının 45 dereceye kadar çıkması beklenen yaz aylarının gelmesiyle su krizinin daha da derinleşmesinden endişe ediliyor.

Ölüm Korkusu ve Diplomatik Çıkmaz

Çatışmaların en sıcak anlarına tanıklık eden denizciler için korku sadece psikolojik değil. IMO verilerine göre bugüne kadar doğrulanan 39 olayda en az 11 denizci hayatını kaybetti, bir denizci ise hala kayıp. Kaptan Islam ve mürettebatı, çatışmaların ikinci gününde Dubai’deki Cebel Ali limanına yapılan İran saldırısına sadece 200 metre mesafeden tanık olduklarını belirterek, füzelerin ve enkazların yarattığı dehşet nedeniyle geceleri gözlerine uyku girmediğini dile getiriyor.

Denizcilik veri firması Kpler’in rakamlarına göre 28 Şubat’tan bu yana yaklaşık 750 gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçmeyi başardı. Ancak bu geçişlerin arkasında yatan gerçek, krizi daha da karmaşıklaştırıyor. Washington merkezli araştırma kuruluşu CNA’dan Dr. Jonathan Schroden, geçiş yapan gemilerin çoğunlukla Çin, Hindistan ve Pakistan’dan geldiğini ve doğrudan diplomasi ile gemi başına ödenen “milyonlarca dolarlık geçiş ücretleri” sayesinde bu izni aldıklarını iddia ediyor.

Bangladeş Denizcilik Şirketi (BSC) Genel Müdürü Mahmudul Malek ise İran’ın talep ettiği bu geçiş ücretini ödemeyi başlangıçta kabul ettiklerini; ancak ABD’nin, ödeme yapan herhangi bir ülkeye yaptırım uygulayacağı tehdidinin ardından bu plandan vazgeçtiklerini belirtiyor. Malek, gemilerini kurtarmak için “Şu an çifte bir krizin içindeyiz” diyerek diplomatik çıkmazın altını çiziyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir