İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BM Güvenlik Konseyi’nde İran Gerilimi: Nükleer Program ve Yaptırımlar Çıkmazı

NEW YORK – Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İran’ın nükleer programı ve yürürlükte olduğu iddia edilen yaptırımların geleceği gündemiyle toplandı. Batılı güçler ve bazı Arap ülkeleri, Tahran’ın nükleer faaliyetlerindeki artışa karşı ortak bir uyarı yayınlayarak yaptırımların tam uygulanması çağrısında bulundu.

İki Zıt Görüş: “Snapback” Mekanizması Tartışması

Toplantı, Konsey içindeki derin görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi:

Batılı Güçler (ABD, İngiltere, Fransa ve diğerleri): 2025 yılının Ekim ayında 2231 sayılı Karar’ın süresinin dolmasına rağmen, İran’ın nükleer taahhütlerini ihlal etmesi nedeniyle “snapback” (yaptırımların otomatik olarak geri dönmesi) mekanizmasının devreye girdiğini ve yaptırımların hukuken bağlayıcı olduğunu savunuyor.

İran, Rusya ve Çin: Söz konusu kararın ve ilgili tüm yaptırım mekanizmalarının süresinin dolduğunu, dolayısıyla İran’ın nükleer programını denetlemekle görevli 1737 Yaptırım Komitesi’nin artık yasal bir dayanağı kalmadığını öne sürüyor. Bu nedenle İran, komiteyi ve toplantıların meşruiyetini tanımıyor.

Nükleer Stoklarda Kritik Eşik

Batılı delegasyonlar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) son raporuna atıfta bulunarak ciddi endişelerini dile getirdi. Rapor, İran’ın nükleer silah sahibi olmayan devletler arasında %60 saflıkta uranyum zenginleştiren tek ülkeolduğunu ve bu seviyede 400 kilogramdan fazla stok yaptığını teyit ediyor. Bu miktar, UAEA’nın “önemli miktar” olarak tanımladığı ve silah yapımına olanak tanıyabilecek sınırın on katından fazla.

Ayrıca, UAEA müfettişlerinin bir yılı aşkın süredir İran’ın en hassas nükleer tesislerine giremediği, bu nedenle programın barışçıl doğasının teyit edilemediği vurgulandı.

Tahran: “Siyasi Motivasyonlu Bir Kampanya”

İran yönetimi, toplantıyı “siyasi motivasyonlu” ve ABD önderliğindeki bir kampanya olarak nitelendirerek reddetti. Tahran, 50 yılı aşkın süredir Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na (NPT) sadık kaldığını ve nükleer silah peşinde olmadığını yineledi. Mevcut gerilimin kaynağının, ABD’nin 2018’de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yakın dönemde İsrail ve ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine düzenlediği askeri saldırılar olduğunu savundu.

Yaptırımlar İçin Somut Adım Çağrısı

Ortak bildiriye imza atan ülkeler (Fransa, İngiltere, ABD, Bahreyn, Danimarka, Yunanistan, Letonya ve BAE), yaptırım rejiminin etkinliğini koruması için şu adımların acilen atılmasını talep etti:

  • 1737 Yaptırım Komitesi’ne bir başkan atanması.

  • Yaptırımların uygulanmasını izleyecek, ihlalleri araştıracak uzmanlardan oluşan bir panel kurulması.

Diplomatik taraflar, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemenin tek yolunun “güvenilir, sağlam ve doğrulanabilir” bir diplomatik anlaşma olduğunda mutabık olsa da, sahadaki askeri tırmanış ve hukuki tıkanıklık bu hedefe ulaşılmasını her geçen gün daha zor kılıyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir