Londra merkezli uluslararası yardım kuruluşu Save the Children (Çocukları Kurtarın), Orta Doğu’da aylardır süren çatışmaların en ağır bedelini çocukların ödediğini duyurdu. Bölge genelinde çok sayıda çocuk hayatını kaybediyor, yaralanıyor, evlerinden ediliyor veya sağlık, eğitim ve korunma gibi en temel haklarından mahrum kalıyor.
Krizi daha da tırmandıran bir diğer kritik faktör ise küresel deniz ticareti için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Babülmendep Boğazı’nda yaşanan aksamalar oldu. Kuruluş, bu durumun insani yardım teslimatlarını ciddi şekilde yavaşlattığı konusunda uyardı.
“Sivil ve İnsani Yardım Trafiği İçin Açık Kalmalı”
Save the Children Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü Ahmad Alhendawi, kapanan rotaların ve kısıtlanan deniz trafiğinin çocukları doğrudan vurduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Nakliye süreçlerindeki aksamalar insani yardım malzemelerinin gecikmesine neden olurken gıda, yakıt ve ilaç fiyatlarını da yukarı çekiyor. Bu su yolları, sivil ve insani yardım trafiği için mutlaka açık ve güvenli kalmalıdır.”
Bölgedeki kritik su yolları, geniş çaplı çatışmaların odak noktası haline gelmiş durumda:
-
Hürmüz Boğazı: İran, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka kaldırılana kadar boğazı gemi trafiğine kapalı tutacağını belirterek rotayı kapattı.
-
Babülmendep Boğazı: Rotalarını Kızıldeniz’e çeviren nakliye firmaları, Yemen’deki Husilerin 20 Temmuz’da Suudi bağlantılı gemilere abluka ilan etmesi ve tankerlere ateş açmaya başlamasıyla yeni bir tehditle karşılaştı. Reuters’a göre bu durum, boğazdaki trafiği yaklaşık %30 oranında azalttı.
Alhendawi, “Çocuklar, derhal son bulması gereken bu tehlikeli tırmanışın bedelini her gün ödüyor,” diyerek uluslararası toplumu tüm taraflara baskı yapmaya ve askeri operasyonları durdurmaya çağırdı.
Savaşın Çocuklar Üzerindeki Görünmez ve Derin Tahribatı
Çatışmaların çocuklar üzerindeki etkisi sadece fiziksel yaralanmalar veya lojistik eksikliklerle sınırlı kalmıyor. Londra Şehir Üniversitesi’nden (City, University of London) Uzman Danışman Psikolog Dr. Jeeda Alhakim, zararın sadece duygusal olmadığını, çocukların dünyayı anlama biçimlerini temelden değiştirdiğini vurguladı.
Arab News’e konuşan Alhakim, bu tahribatın Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gibi tek bir teşhisle açıklanamayacağını belirtti:
-
TSSB genellikle belirli ve tekil travmatik olaylara odaklanır. Ancak çatışma bölgelerindeki çocuklar, sürekli bir tehdit, kayıp, yerinden edilme ve çaresizlik döngüsüne maruz kalır.
-
Sürekli tehdit altında büyüyen çocukların sinir sistemleri bu duruma adapte olarak, tehlike olmasa dahi sürekli bir tetikte olma (hipervijilans) hali yaratır.
-
Bu kalıcı stres durumu, çocuğun odaklanma, uyuma, ilişki kurma ve sağlıklı gelişim gösterme becerilerine ciddi zararlar verir.
Dr. Alhakim ayrıca travmanın biyolojik olarak da etki bıraktığına ve genetik yollarla aktarılabildiğine dikkat çekerek, çocukların ebeveynlerinin çektiği acıların izlerini taşıyarak doğabildiklerini ifade etti.
Ev Hissi Kayboluyor: Gelişimsel Gerileme Riski
Lübnan merkezli çocuk psikoloğu Dr. Rim Ajjour ise tekrarlanan göçlerin çocuklarda sürekli bir korku hali yarattığını, güvenliklerinin hiçbir zaman garanti altında olmadığı hissine kapıldıklarını anlattı.
Evlerini ve okullarını kaybeden çocuklarda ciddi bir istikrarsızlık hissi oluştuğuna dikkat çeken Ajjour, “Yürüme, konuşma veya tuvalet eğitimi gibi belirli kilometre taşlarına ulaşmış olan çocuklarda dahi bu kazanımlarda gerilemeler görülüyor,” ifadelerini kullandı.
İstatistiklerle Bölgedeki Çocukların Durumu
-
Lübnan: İsrail bombardımanlarının sürdüğü güney bölgesinde, ülke içinde yerinden edilmiş 375.000’den fazlainsanın yaklaşık %35’ini çocuklar oluşturuyor.
-
Gazze: 800.000’den fazla Filistinli çocuk yerinden edilirken, Bölge Yönetim Kümesi’nin (Site Management Cluster) verilerine göre bunların 7.000’den fazlası refakatsiz veya ailesinden koparılmış durumda.
Her iki bölgede de okulların barınağa dönüştürülmesi nedeniyle on binlerce çocuk eğitimden tamamen mahrum kaldı.
Kırılgan Ateşkes ve Devam Eden Kayıplar
Gazze’de 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olan kırılgan ateşkese rağmen, sivil altyapılar hedef alınmaya ve çocuklar ölmeye devam ediyor. Basında yer alan son haberlere göre, Pazar günü düzenlenen İsrail saldırılarında, biri enkaz altındaki hamile bir kadının fetüsü olmak üzere dört çocuk hayatını kaybetti. İşgal altındaki Batı Şeria’da ise Cuma günü Ramallah yakınlarındaki bir köyde İsrailli yerleşimcilerin 10 yaşındaki bir çocuğu sırtından vurduğu bildirildi.
Psikolog Dr. Alhakim, çatışma bölgelerindeki çocukların gerçekliğini şu çarpıcı sözlerle özetliyor:
“Bu koşullar altında büyümek, iktidar, tarih ve adaletsizliğe dair normal şartlarda olacağından çok daha erken yaşta gelişen, son derece net bir farkındalık üretiyor. Bu bir hastalık hali değil. Bu çocukların birçoğu için, içinde yaşadıkları gerçekliğin son derece doğru bir okumasıdır.”


İlk yorum yapan siz olun