İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İran Savaşı’nı Bitiren Anlaşma Sağlandı: Trump ABD Deniz Ablukasını Kaldırma Talimatı Verdi

İSLAMABAD – Amerika Birleşik Devletleri ve İran, çatışmaları sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe açmak üzere anlaşmaya vardı. Fighting’in başlamasından bu yana geçen üç ayı aşkın sürenin ardından gelen bu gelişme, küresel ekonomiye derin bir nefes aldırdı.

Anlaşmanın tüm detayları henüz netleşmedi ancak baş arabulucu Pakistan, resmi imza töreninin Cuma günü İsviçre’de gerçekleşeceğini duyurdu. İran’ın nükleer programı gibi temel ve kritik başlıkların ise daha sonra ele alınması bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump anlaşmayı doğrulayarak, İran’ın stratejik su yolundaki hakimiyetine misilleme olarak başlatılan, İran limanlarına yönelik ABD deniz ablukasını kaldırma talimatı verdiğini açıkladı.

Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Herkesi tebrik ederim!” ifadesini kullanarak şunları yazdı:

“Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz ve serbest geçişe açılmasına tam yetki veriyor ve bununla eş zamanlı olarak, Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri’nin ablukasının derhal kaldırılması talimatını onaylıyorum.”

ABD daha önce, boğazın açılmasıyla birlikte İran limanlarındaki ablukayı hafifleteceğini ve İran’ın petrol satışını artırarak hırpalanan ekonomisini canlandırmasına izin vermek amacıyla yaptırımları gevşetmeyi kabul edeceğini belirtmişti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, devlet televizyonunda anlaşmayı doğruladı ancak Cuma günkü imza törenine kadar uygulamaya geçmeyeceklerini ifade etti. Gharibabadi, bu uzlaşmanın bir diğer arabulucu olan Katar’ın bir temsilcisiyle Tahran’da yürütülen 14 saati aşkın görüşmelerin ardından sağlandığını belirtti. İran devlet televizyonunda ise “ABD savaşı bitirmek için anlaşma imzalamak zorunda kaldı” yazılı bir bant ekranlara yansıtıldı.

Tüm Cephelerde Askeri Operasyonlar Duruyor

Anlaşmayı ilk duyuran ülke Pakistan oldu. Duyuru; müzakerelerin dışında tutulan İsrail’in, İran destekli Hizbullah’ı hedef alarak Beyrut’un güney mahallelerine ağır saldırılar düzenlediği ve görüşmelerin tamamlanmasını tehlikeye attığı kritik bir günün ardından geldi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, “Her iki taraf da Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sonlandırıldığını ilan etmiştir” diyerek, arabulucuların bu hafta teknik görüşmelerin zeminini hazırlamak üzere tarafları bir araya getireceğini sözlerine ekledi.

Nükleer Anlaşma ve İsrail Çıkmazı

Başkan Donald Trump, New York Times’a verdiği mülakatta, İran’ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varmaması halinde askeri saldırıları yeniden başlatacağını ya da bölge gelirlerinin yüzde 20’si karşılığında ABD’yi “Orta Doğu’nun hamisi” yapacağını söyledi.

Trump, bu anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nı “kalıcı olarak ücretsiz” hale getireceğini savunurken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun itirazlarına rağmen İsrail’i nükleer bir yok oluştan kurtardığını iddia etti.

Üst düzey iki Pakistanlı yetkili, nükleer program gibi askıda kalan büyük meselelerin önümüzdeki 60 gün boyunca müzakere edilmeye devam edeceğini, uzlaşı sağlanamaması halinde bu sürenin uzatılabileceğini belirtti.

Savaş Öncesi Statüko ve Geride Kalan Tablo

Mevcut anlaşma bölgeyi büyük ölçüde savaş öncesi statüye döndürse de, arkada binlerce ölü bıraktı. Ayrıca İran, boğazdaki sevkiyat trafiğini etkileme gücü sayesinde eline yeni bir müzakere kozu geçirmiş oldu. Gübre, doğal gaz ve petrol sevkiyatı için kritik öneme sahip olan boğazın fiilen kapanması küresel ekonomiyi sarsmıştı.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümüyle sonuçlanan saldırılarla başlattığı savaşta, Tahran yönetimi halen füze programını, Hizbullah gibi bölgesel vekil güçlerini ve nükleer programı için zenginleştirilmiş uranyum stokunu koruyor. Hamaney’in yerine geçen oğlu, savaşın başından beri kamuoyu önüne çıkmamış olsa da, anlaşmanın imzalanması için onun da onayı alındı.

İran, ateşkes anlaşmasının İsrail’in çeyrek asırdır en derin işgal operasyonunu yürüttüğü Lübnan’ı da kapsamasını istiyordu. Ayrıca dondurulmuş milyarlarca dolarlık fonunun serbest bırakılmasını talep etmişti.

İç ve Dış Siyette Yoğun Eleştiriler

Taslak anlaşma, İsrail hükümeti ve Trump’ın kendi partisi olan Cumhuriyetçiler içindeki muhalifler tarafından sert şekilde eleştirildi. Eleştirmenler, bu anlaşmanın, Trump’ın ilk döneminde çekildiği ve hâlâ “kötü” olarak nitelendirdiği 2015 nükleer anlaşmasından daha iyi şartlar sunmadığını savunuyor.

İran tarafında da duyuru öncesinde iç gerilimler yaşandı. Tahran yönetimi, anlaşma konusundaki iç bölünmelerin müzakere pozisyonunu zayıflatacağı uyarısında bulundu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ulusal birlik çağrısı yaparak, meclis kürsüsüne çıkıp müzakere yürütenleri “hain” ilan edenleri sert bir dille eleştirdi ve bunu bir “utanç” olarak nitelendirdi.

Nükleer Program Sorusunun Cevabı Belirsiz

Savaşın başlamasının ardından İran, İsrail ve bazı Körfez ülkelerine füze ve dronlarla saldırmış, 7 Nisan’da geçici bir ateşkese varılmıştı. Bu ateşkesin ardından ABD ordusu ablukayı başlatmış, Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf arasındaki tarihi yüz yüze görüşme ise sonuçsuz kalmıştı.

Müzakereler boyunca Trump, bir yandan İran’ın altyapısını ve medeniyetini yok etmekle tehdit ederken, diğer yandan yaklaşan ABD ara seçimleri öncesinde savaştan çıkış yolu arayarak İran ile ilişkileri “oldukça profesyonel” olarak nitelendirmişti.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) göre İran, silah sınıfı olan %90 saflığa teknik olarak çok yakın olan %60 saflıkta zenginleştirilmiş 440,9 kilogram uranyuma sahip. İran programının barışçıl olduğunu savunuyor ve uranyumu teslim etmeye yanaşmıyor. ABD bu uranyumun ülkeden çıkarılmasını ya da imha edilmesini isterken, Rusya ise uranyumu kendi topraklarına almayı teklif etmiş durumda. Bu düğümün önümüzdeki 60 günlük süreçte nasıl çözüleceği ise belirsizliğini koruyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir