TAHRAN – İran, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Tahran ve Washington’ın aylardır süren çatışmaları derhal sonlandırmak üzere bir anlaşmaya vardıklarını duyurmasının ardından ABD’ye karşı “büyük zaferler” elde ettiğini ilan etti. İranlı yetkililer, varılan mutabakatı diplomatik bir uzlaşıdan ziyade askeri ve siyasi bir zafer olarak kamuoyuna sundu.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, devlet televizyonunda yayınlanan açıklamasında, “Şer hedeflerini gerçekleştirmek için saldıran düşman, tüm amaçlarında hezimete uğramış ve İran İslam Cumhuriyeti bu savaşta büyük zaferler kazanmıştır” dedi.
Gharibabadi, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde “savaşın kalıcı ve derhal sona erdirilmesinin” ilan edildiğini doğrulayarak askeri operasyonların Pazartesi gününden itibaren duracağını belirtti. Nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin 60 günlük bir süre boyunca devam edeceğini kaydeden Gharibabadi, “karşı taraftan ihlaller gelmesi durumunda” Tahran’ın kendi önlemlerini alacağı konusunda da uyarıda bulundu.
İran devlet televizyonu IRIB, ateşkesi Tahran’ın uyguladığı askeri baskının bir sonucu olarak nitelendirdi. Yayıncı kuruluş, İran güçlerinin “Amerikalı ve Siyonist düşmanlar” olarak adlandırdığı taraflara kendi “ilahi ve demir iradesini” kabul ettirdiğini savunarak, İran’ın, hasımlarının “yenilgiyi ve teslimiyeti kabul etmekten başka çaresi olmadığını” gösterdiğini ileri sürdü.
Analistler, Tahran yönetiminin bu “zafer” söyleminin, bir yönüyle Washington ile yürütülen müzakerelerde taviz verilmesine karşı çıkan ülke içindeki şahin/katıksız muhafazakar grupların eleştirilerini göğüslemeyi amaçladığını belirtiyor.
Katıksız Muhafazakarların Etkisi Artıyor
Bu anlaşma, İran’ın müzakere çizgisinin şekillenmesinde katıksız muhafazakar figürlerin artan bir rol oynadığına dair işaretlerin ortasında geldi.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde Cumartesi günü yayınlanan bir portre yazısına göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Genel Komutanı Ahmad Vahidi, ABD ile yürütülen müzakerelerde kilit bir isim olarak öne çıktı. Gazetenin İranlı ve Arap yetkililere dayandırdığı haberde, Vahidi’nin görüşmelerde sert bir çizgiyi savunduğu ve Washington’a taviz verilmesine karşı çıktığı belirtildi.
Haberde ayrıca Vahidi’nin, İsrail’in Beyrut’un güney mahallelerindeki Hizbullah karargahına düzenlediği saldırının ardından, geçen hafta İsrail’e yönelik gerçekleştirilen balistik füze yağmurunu desteklediği aktarıldı. Tahran içindeki daha itidalli seslerin ise, İsrail’e yönelik doğrudan saldırıların Washington ile yürütülen müzakereleri tehlikeye atabileceğinden endişe duyduğu iddia edildi.
Lübnan Kırmızı Çizgi Olmaya Devam Ediyor
İranlı yetkililer, ateşkes ilanına rağmen bölgesel güvenlik meselelerinin Tahran’ın hesaplamalarında merkezi bir yer tutmaya devam ettiğinin sinyalini veriyor.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Mohammad Baqer Zolqadr, Pazar günü yaptığı açıklamada Lübnan’ın Tahran için “kırmızı çizgilerden” biri olmaya devam ettiği konusunda uyardı. Zolqadr, X platformunda yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Cephelerin birliği, bölgenin savunmasında bir güvenlik zinciri oluşturmuştur. Lübnan bizim can damarımızdır ve İslam Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgilerinin herhangi bir şekilde ihlal edilmesine müsamaha gösterilmeyecektir.”
Zolqadr’ın bu açıklamaları, müzakerecilerin ateşkes çerçevesini nihai hale getirmeye çalıştığı sırada İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği yeni bir hava saldırısının ardından geldi.
Askeri Teyakkuz Durumu Korunuyor
Ateşkes kararına rağmen üst düzey askeri yetkililer, İran silahlı kuvvetlerinin olası yeni çatışmalara karşı hazırlıklı olduğunu vurguluyor.
Fars Haber Ajansı’nın aktardığına göre, Devrim Muhafızları Siyasi İşler Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Yadollah Javani, İran ordusunun her türlü tehdide anında yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. Javani, “İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, gözleri açık ve parmakları tetikte bir şekilde her türlü art niyete ve girişime anında karşılık vermeye hazırdır” dedi.
Javani, ABD ve İsrail’in çatışmaya girerken İslam Cumhuriyeti’nin hızla çökeceğini öngördüklerini ancak bunun yerine sert bir direnişle karşılaştıklarını savunarak şunları ekledi:
“Bugün Amerikalı Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, Siyonistler ve müttefikleri şaşkınlık içindeler; çünkü savaşın İslam Cumhuriyeti’nin yıkılmasıyla sonuçlanacağını düşünüyorlardı. Ancak beklentilerinin aksine, İran daha da güçlendi.”
Javani, birçok analistin de İran’ın bu çatışmadan eskisinden daha güçlü çıktığı görüşünü paylaştığını ileri sürdü. Bu söylem, ateşkes ilanının ardından İran devlet medyasında geniş çapta işlenen ana mesajı yansıtıyor.


İlk yorum yapan siz olun