İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gazze’de Derinleşen Kriz: Çöken Altyapı ve Salgın Hastalık Tehdidi

Gazze’de yerinden edilmiş aileler için savaşın tehlikeleri artık sadece bomba ve mermilerle sınırlı değil. Çöp dağlarının yükseldiği, kanalizasyon sularının sokaklara ve kamplara taştığı, sıcaklıkların arttığı ve temiz suyun giderek daha da zor bulunduğu bölgede yardım kuruluşları, yeni bir halk sağlığı felaketinin hızla yayıldığı konusunda uyarıyor.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), bu yılın ocak-mayıs ayları arasında fareler ve parazitlerle bağlantılı 125 binden fazla cilt enfeksiyonu vakası bildirdi. İsrail’in askeri operasyonları nedeniyle altyapının tahrip olması ve nüfusun büyük kısmının defalarca çadır kamplarına sürülmesinin ardından sanitasyon (hijyen ve temizlik) krizi, Gazze’deki 2,1 milyon sakinin karşı karşıya olduğu en acil sorunlardan biri haline geldi.

Altyapının Yüzde 90’ı Yok Oldu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, Gazze’nin su ve sanitasyon altyapısının yaklaşık yüzde 90’ı hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Nüfusun yüzde 80’i ise şu anda tankerlerle taşınan içme suyuna muhtaç durumda.

Dünya Bankası, AB ve BM’nin hazırladığı ortak rapora göre, Gazze’nin önümüzdeki on yıl içinde toparlanması ve yeniden inşası için ilk 18 ayda 26,3 milyar dolar olmak üzere toplam 71,4 milyar dolarlık bir fona ihtiyacı olacak.

Haziran ayının sonlarında hava sıcaklıklarının 34-35 santigrat dereceye ulaşmasıyla birlikte, plastik çadırlarda sıcaktan bunalan aileler serinlemek için kirli deniz sularına girmek zorunda kaldı.

“Tüm su şebekeleri, kanalizasyon sistemleri, elektrik… Her şey hasarlı. Yağmur yağdığında normalde yeraltında olması gereken atıklar sokaklara taşıyor ve insanların çadırlarını basıyor.”

— Prue Coakley, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Gazze Acil Durum Koordinatörü

Kusursuz Bir Salgın Ortamı

DSÖ Sözcüsü Christian Lindmeier, su ve hijyen hizmetlerinin çökmesinin hastalıkların bulaşması için “ideal koşullar” yarattığını belirtti. Güvensiz su, yetersiz atık yönetimi ve aşırı kalabalık yaşam koşullarının doğrudan bulaşıcı hastalıklara yol açtığını vurgulayan Lindmeier; akut ishal, Hepatit A, uyuz, parazit istilaları ve solunum yolu enfeksiyonlarının hızla yayıldığını ifade etti.

Yardım çalışanlarının sahadaki gözlemleri verilerle de örtüşüyor:

  • İshal Vakaları: Sadece bu yılın 1 Ocak – 7 Mayıs tarihleri arasında 153.100’den fazla akut sulu ishal vakası rapor edildi.

  • Çocukların Durumu: 2025 yılı boyunca kaydedilen 493.000’den fazla vakanın yüzde 47’sini beş yaş altı çocuklar oluşturdu.

  • Zehirli Sular: DSÖ tarafından Gazze genelinde toplanan 2.627 su numunesinin yüzde 73,6’sı kalite standartlarını karşılayamadı; birçoğunda fekal (dışkı) koliform bakterilere rastlandı.

Sürekli Göç ve Kısırdöngü

Sürekli yer değiştirmek zorunda kalmak, krizi daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. MSF’den Coakley, kendi Filistinli personellerinden bazılarının savaş boyunca “15-16 kez” yer değiştirdiğini belirterek şunları kaydetti:

“İnsanlar ne kadar çok hareket ederse, o kadar çok kişisel eşyalarını kaybediyorlar. Kıyafet yıkama veya duş alma gibi temel yetenekler tamamen ortadan kalkıyor. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunup klinikte tedavi etseniz bile, hasta aynı yaşam ortamına döndüğünde yeniden enfekte oluyor.”

Yakıt Sıkıntısı Yardımları Tehdit Ediyor

Artan yaz sıcaklıklarıyla birlikte temiz suya olan talep zirveye çıkarken, azalan yakıt kaynakları yardım operasyonlarını durma noktasına getiriyor. Yakıt eksikliği; hastanelerden laboratuvarlara, ambulanslardan su arıtma tesislerine kadar her alanı felç ediyor.

Uzmanlar, altyapı çöküşü, kronik göç ve temiz suya erişim eksikliği gibi köklü sorunlar çözülmeden sadece ilaçlarla bu krizin aşılamayacağı konusunda hemfikir. Gazze’deki birçok aile için asıl mücadele artık sadece hayatta kalmak değil, bu yıkımın ortasında hastalıklara yenik düşmemek.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir