İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mısır’da Yeni Arkeolojik Keşif: Antik Askeri Kaledeki Günlük Yaşama Işık Tutuyor

Mısır’ın Buheyre vilayetindeki Tel el-Ebakin’de (Tell Elabaqin) kazı çalışmalarını yürüten Mısırlı arkeoloji heyeti, Yeni Krallık dönemine ait kerpiçten inşa edilmiş bir yerleşim kompleksi ve paha biçilmez tarihi eserler gün yüzüne çıkardı. Bu keşif, Mısır’ın batı sınırını korumak amacıyla kurulan askeri bir kaledeki günlük yaşama dair yepyeni bilgiler sunuyor.

Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı tarafından Çarşamba günü yapılan açıklamada, kazılarda özenle planlanmış bir yerleşime işaret eden geniş bir konut kompleksi ve sokak ağının ortaya çıkarıldığı belirtildi.

Günlük Yaşama ve Askeri Faaliyetlere Dair İpuçları

Bölgedeki keşifler arasında gıda hazırlamak için kullanılan tahıl siloları, depolama alanları ve fırınlar yer alıyor. Ayrıca, askeri faaliyetlerle veya savaş arabalarıyla bağlantılı olduğu düşünülen genç bir atın eksiksiz mezarı da gün ışığına çıkarıldı.

Arkeologlar aynı zamanda 19. Hanedanlık dönemine uzanan ve üzerinde Kral II. Ramses’in adının bulunduğu bir dikilitaş (stel) buldu. Bu eserin üzerinde, Meşveş (Meshwesh) kabilelerinden esir alınmış Libyalı bir tutsağın resmedildiği bir sahne yer alıyor. Alanda bulunan bokböceği mühürleri (skarab), muskalar, çömlekler, aletler ve takılardan oluşan geniş koleksiyon ise kale sakinlerinin dini, ekonomik ve günlük yaşamlarına daha fazla ışık tutuyor.

İlk Kez Bulunan Kral Merneptah Yazıtı

Buheyre Tarihi Eserler Genel Müdürü Dr. Halid Farhat, Arab News’e yaptığı açıklamada, bu son buluntuların mevcut kazı sezonunda elde edildiğini belirtti. Mısırlı ekibin bölgedeki çalışmalarına 2015 yılında başladığını ve o zamandan bu yana hem askeri kalenin hem de çevresindeki höyüğün boyutlarını (kale yaklaşık 9, höyük ise yaklaşık 35 feddan/dönüm) belirlemeyi başardıklarını ifade etti.

Farhat, arkeologların Buheyre’deki kazılarda ilk kez Kral Merneptah ile bağlantılı hiyeratik (hiyeroglifin el yazısı formatı) bir yazıt taşıyan kireçtaşı bir dikilitaşın parçasını keşfettiklerini de duyurdu. Bu yazıtın, antik Mısır dilinin gelişimini anlamak açısından büyük önem taşıdığı ve kralın saltanatı hakkında yeni bilgiler sağlayabileceği vurgulandı.

Bölgede bulunan bokböceği mühürleri, kale sakinlerinin dini kimliği hakkında da ipuçları sunuyor. Mühürlerin bazılarında Kral II. Ramses ve I. Seti’nin adları yer alırken, diğerlerinde Amon, Sekhmet, Ptah ve Seth gibi tanrıların isimleri ve unvanları bulunuyor. Farhat, kalenin Mısır’ın batı sınırını savunmak için kurulan Zaviye Ümmü’r-Raham ve El Alamein kaleleriyle birlikte Nil Deltası’nın batı ucundaki en önemli askeri kalelerden biri olduğunu kaydetti.

“Kale, Canlı Bir Yaşam Alanına Dönüşüyor”

Mısırbilimci Dr. Hüseyin Abdülbasir, bu keşfin Yeni Krallık dönemindeki günlük yaşama ve Mısır’ın batı sınır kalelerinde yaşayan topluluklara dair çok değerli yeni bakış açıları sunduğunu ifade etti.

Abdülbasir, keşfin önemini şu sözlerle özetledi:

“Bu keşfin asıl değeri, kaleyi adeta canlı, yaşayan bir mekana dönüştürmesinde yatıyor. Ortaya çıkarılan kalıntılar sayesinde askeri, aşçıyı, çiftçiyi, zanaatkarı, ibadet edeni ve askeri operasyonlarda kullanılan hayvanları görebiliyor; antik Mısır’daki günlük yaşamı çok daha iyi anlayabiliyoruz.”

Bu son gelişme, Ağustos ayında İsmailiye vilayetine bağlı Doğu Kantara’daki Tel Ebu Seifi’de duyurulan ve antik Horus Askeri Yolu ile Mesen kentine dair yeni kanıtların ortaya çıkarıldığı kazıların hemen ardından geldi. Bu önceki kazılarda da Mısır’ın tarihi askeri altyapısına dair yeni kanıtlar sunan kireçtaşı bir lento ve çeşitli kalıntılar bulunmuştu.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir