İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BM Uzmanlarından Uyarı: İran Barış Anlaşması İnsan Haklarını Kapsamalı

LONDRA — 13 Birleşmiş Milletler (BM) uzmanı, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının, Ortadoğu ülkesindeki insan hakları durumunu gölgelememesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Uzmanlar, mutabakat zaptının (MoU) imzalanmasını memnuniyetle karşıladıklarını, ancak belgenin insan haklarını dikkate almadığını ifade etti.

Yapılan ortak açıklamada, anlaşmanın “neredeyse tamamen askeri geri çekilme, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, nükleer taahhütler, yaptırımların hafifletilmesi ve 300 milyar dolarlık bir yeniden inşa fonuna odaklandığı” belirtildi.

Açıklamada, “Hem dış askeri saldırılardan hem de iç baskılardan büyük zarar gören İran halkı, bu çerçevede neredeyse hiç görünmüyor,” denildi.

Altyapı Ağır Hasar Aldı

Çatışmalar İran genelinde geniş çaplı hasara ve binlerce can kaybına yol açtı. Özellikle altyapının ağır darbe aldığı süreçte, ABD ve İsrail saldırılarının hastaneleri, okulları ve dini yapıları vurduğu kaydedildi.

BM uzmanları, rejim karşıtı protestoculara yönelik misillemeler ve çok sayıda Afgan mültecinin varlığı nedeniyle savaş öncesinde de İran’daki durumun birçok kişi için zaten belirsiz ve tehlikeli olduğuna dikkat çekti.

Aralarında BM İran İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato’nun da bulunduğu uzmanlar grubu, şu ifadelere yer verdi:

“Savaşın Şubat ayı sonlarında başlamasından bu yana İranlı yetkililer muhaliflere karşı agresif bir tutum sergiledi. Binlerce kişi gözaltına alındı; birçoğunun işkence gördüğü, zorla kaybedildiği, sahte infazlara maruz kaldığı veya kamera önünde itirafa zorlandığı bildirildi. Savaşın başından bu yana en az 156 kişi idam edildi.”

Raporda, insani bedelin sadece İran’da değil, bölgesel ve küresel çapta yaşanan ciddi ekonomik zararlarla daha da ağırlaştığı vurgulandı.

İşkenceyle Alınan İtiraflar ve İdamlar

Uzmanlar grubu, çatışmaların patlak vermesinden bu yana işkenceyle elde edilen itiraflara dayandırılarak en az 42 kişinin “casusluk” suçlamasıyla rejim tarafından idam edildiğine dikkat çekti. Bu kişiler ve benzer suçlamalarla gözaltına alınan diğer pek çok kişinin yasal danışmanlığa erişimi kısıtlanmaya devam ederken, yaklaşık 1.500 İranlının mal varlığına el konuldu.

Savaşın başından bu yana internet erişimine yönelik ağır baskılar, çok sayıda işletmeyi yıkıma uğratırken dış dünyayla iletişimi de ciddi şekilde kısıtladı. Ülkede işsizlik belirgin bir şekilde artarken enflasyon yüzde 115’e ulaştı.

“İran Halkını Geride Bırakan Anlaşma, Barış Anlaşması Olamaz”

300 milyar dolarlık yeniden inşa fonunun duyurulmasını memnuniyetle karşılayan uzmanlar, bu fonun sıradan İranlılara yardım etmek için kullanılması gerektiği konusunda uyardı.

Açıklamada şu kritik uyarılara yer verildi:

  • “Jeopolitik çıkarlara hizmet ederken İran halkını geride bırakan bir anlaşma, barış anlaşması adını hak etmez.”

  • “Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması sadece bu savaş başlamadan önce var olan durumu geri getiriyor. Çıta, statükoya dönmekten çok daha yüksek olmalıdır.”

  • “Köklü bir değişim talebiyle milyonlarcası sokaklara dökülen İranlıların sesleri, geleceklerini güvence altına aldığını iddia eden her türlü müzakerede duyulmalıdır.”

Grup son olarak, nihai anlaşmanın sıradan İranlıların insan haklarını temel alması çağrısında bulunarak, siyasi mahkumların idamlarının durdurulması ve suçlama olmaksızın gözaltında tutulanların derhal serbest bırakılması taleplerinin metne dahil edilmesini istedi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir