İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BM İnsan Hakları Müfettişleri Lübnan’da Sahaya İndi: “Kendi Türünün İlk Örneği” Bir Misyon

NEW YORK: Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları müfettişlerinden oluşan bir ekip, Beyrut yönetiminin misyonun faaliyetleri için gerekli güvenlik garantilerini sağlamasının ardından, 2 Mart’tan bu yana çatışmanın tüm taraflarınca işlenen ihlallere dair kanıt toplamak üzere Lübnan’da çalışmalara başladı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, Arab News’e yaptığı açıklamada, “Ekibimiz, Lübnan hükümetinden gerekli güvenceleri aldıktan sonra şu anda sahada aktif olarak çalışıyor. Faaliyetleri kapsamında insan hakları ihlali mağdurları, tanıklar, sivil toplum temsilcileri, insan hakları savunucuları ve diğer ilgili aktörlerle görüşmeler gerçekleştirilecek,” ifadelerini kullandı.

“Tüm Tarafların İhlalleri Belgelenecek”

Misyonun görevlendirilmesi ilk olarak 10 Haziran’da BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk tarafından duyurulmuştu. Cenevre’de gazetecilere verdiği demeçte Turk, bu girişimi ofisi için bir “ilk” olarak nitelendirerek şunları kaydetmişti:

“İlk kez böyle bir değerlendirme misyonu gönderiyoruz. Buradaki temel fikir, uluslararası hukukun ve uluslararası insan hakları hukukunun tüm taraflarca ihlal edilip edilmediğini incelemek, bunları belgelemek ve nihayetinde bulgularımızı raporlamaktır.”

OHCHR Sözcüsü Al-Kheetan da misyonun Lübnan-İsrail sınırının her iki tarafında da çatışmalardan etkilenen bölgelere erişim arayışında olacağını belirterek, tüm tarafların mağdurlarına ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı.

Çatışmanın Ağır Bilançosu

Misyonun sahadaki çalışmaları, çatışmaların siviller üzerindeki yıkıcı etkisinin giderek netleştiği bir döneme denk geliyor. Nisan ayında yayımlanan bir OHCHR raporu, İsrail operasyonlarının sağlık personeli de dahil olmak üzere sivillere yönelik doğrudan saldırılar içerdiğini, çok katlı binaların uyarısız vurularak tüm ailelerin yok edildiğini belgelemişti. Aynı raporda, Hizbullah’ın İsrail yerleşim alanlarına yönelik güdümsüz roket atışlarının da uluslararası insancıl hukukun ciddi bir ihlali olabileceği belirtilmişti.

Sahadan yansıyan güncel veriler ise tablonun vahametini ortaya koyuyor:

  • Can Kayıpları: Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2 Mart’tan bu yana en az 3.798 kişi hayatını kaybetti, 11.781 kişi ise yaralandı.

  • Sağlık Sistemine Darbe: Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), sağlık hizmetlerini etkileyen en az 203 saldırı kaydetti. Görevi başındaki 135 sağlık çalışanı öldürüldü, 394’ü yaralandı. Sur’daki Hiram Hastanesi ve Tebnine Devlet Hastanesi gibi kurumlar defalarca vuruldu.

  • Gazeteciler Hedefte: İsrail’in güney Lübnan’a düzenlediği bir saldırıda Lübnanlı gazeteci Amal Khalil hayatını kaybederken, fotoğrafçı Zeinab Faraj yaralandı.

  • Yerinden Edilme: Çatışmaların en yoğun olduğu dönemde ülke genelinde 1 milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı; on binlerce kişi aşırı kalabalık barınaklara, okullara ve açık alanlara sığındı.

Gelecekteki Yargılamalar İçin Kanıt Toplanıyor

Sözcü Al-Kheetan, misyonun cezai bir soruşturma yürütmediğinin altını özellikle çizdi. Toplanan bilgi ve kanıtların, uluslararası standartlara uygun bir şekilde “dikkatle ve güvenli bir şekilde muhafaza edileceğini” ve gelecekteki potansiyel uluslararası yargı veya hesap verebilirlik süreçlerinde kullanılabileceğini belirtti.

Sahada birkaç ay kalması planlanan BM ekibinin toplayacağı veriler, titiz bir değerlendirme ve analiz sürecinden geçtikten sonra kapsamlı bir rapora dönüştürülecek.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir