Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları uzmanları perşembe günü yaptıkları ortak açıklamayla, İran’a etnik azınlıklara yönelik artan keyfi gözaltı, zorla kaybetme, işkence ve keyfi infazlara derhal son vermesi çağrısında bulundu.
Yapılan açıklamada, özellikle Kürt ve Beluç azınlıkların bu tablodan en çok etkilenen kesimler olduğu vurgulanarak, “İran’daki etnik azınlıklar ayrımcılığa maruz kalmadan, onurlu ve güven içinde yaşayabilmelidir” ifadelerine yer verildi.
Protestolar ve Gözaltı Dalgası
Aralık ayı sonlarında hayat pahalılığı nedeniyle başlayan protestolar, kısa sürede ülke çapında geniş katılımlı hükümet karşıtı gösterilere dönüşmüştü. BM uzmanları, protestoların başlamasından bu yana İranlı yetkililerin binlerce kişiyi gözaltına aldığına dair raporlar bulunduğunu belirtti.
Uzmanlar durumu şu sözlerle özetledi: “Gelen raporlar, keyfi tutuklamalarda ve özellikle de geniş kapsamlı ‘ulusal güvenlik’ suçlamalarıyla gözaltına alınan etnik azınlık mensuplarına yönelik siyasi saikli olduğu düşünülen cezalarda ciddi bir artışa işaret ediyor.”
İranlı yetkililer ise yaşanan şiddet olaylarını ABD ve İsrail tarafından organize edilen “terör eylemlerine” bağlıyor.
İnfazlar ve Sınır Aşan Tehditler
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta ülkeye yönelik ortak bir saldırı düzenleyerek Orta Doğu savaşının fitilini ateşlemesinin ardından, ülkede hem bu çatışmalarla hem de protestolarla bağlantılı olarak gözaltı ve infazların sayısında büyük bir artış yaşandı.
Uluslararası Af Örgütü’nün verilerine göre İran, geçtiğimiz yıl 2.150’den fazla kişiyi idam ederek, Çin’in ardından dünyada en fazla idam cezası uygulayan ülke konumunu açık ara farkla korudu.
BM uzmanları bu yıl en az 24 Beluç ve 22 Kürt azınlık mensubunun idam edildiğini, çok daha fazlasının ise an meselesi olan bir idam riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti. Açıklamada, azınlıkların siyasi ve toplumsal çalkantı dönemlerinde, ulusal güvenliğe tehdit oluşturdukları yönündeki söylemler üzerinden hedef alınmaya devam edildiği belirtildi. Ayrıca, “Kürt ve Beluç azınlıkların hedef alınması ülke sınırlarını aşıyor ve yurt dışında yaşayan bireylere yönelik tehdit ve gözetim kampanyalarını da içeriyor” uyarısında bulunuldu.
Bağımsız Raportörlerin İmzası
İran’a yönelik bu çağrıyı yapan heyette; İran’daki insan hakları durumu Özel Raportörü Mai Sato’nun yanı sıra din özgürlüğü, keyfi infazlar, azınlık meseleleri, yargı bağımsızlığı ve toplanma özgürlüğü alanlarında görevli özel raportörler yer aldı.
Not: BM özel raportörleri, İnsan Hakları Konseyi tarafından bulgularını raporlamakla görevlendirilen bağımsız uzmanlardan oluşuyor ve doğrudan Birleşmiş Milletler kurumu adına konuşmuyorlar.


İlk yorum yapan siz olun