RAMALLAH — Filistinli Esirler Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, Eğitim Bakanlığı verilerine göre halen İsrail gözaltısında bulunan 65 lise öğrencisinin bu yılki lise bitirme sınavlarına girmesine izin verilmediği belirtildi.
Cemiyet, cezaevindeki öğrencilerin işkence, ailelerinden tecrit edilme ve eğitim haklarının gasp edilmesi dahil olmak üzere son derece ağır koşullarla karşı karşıya olduğunu bildirdi. İsrail makamlarının Filistinli öğrencileri hedef alan tutuklama kampanyalarını yoğunlaştırdığına dikkat çekilen açıklamada; Filistinli mahkumların uzun yıllar süren mücadeleler sonucu elde ettiği eğitim hakkı gibi kazanımların ellerinden alındığı ve gözaltı koşullarının ciddi şekilde kötüleştiği vurgulandı.
Açıklamada, cezaevi yönetiminin mahkumların “tüm haklarını” gasp ettiği ve hapishaneleri “7/24 işkence ve kötü muamele alanlarına” dönüştürdüğü ifade edildi. Filistinli Esirler Cemiyeti; uluslararası insan hakları örgütlerini ve ilgili BM organlarını, gözaltındaki Filistinli öğrencilere yönelik tırmanan hak ihlallerine karşı sorumluluk almaya çağırdı. Kurum, İsrail’e öğrencileri hedef alma ve eğitimden mahrum bırakma politikalarına son vermesi, çocukların korunması ve uluslararası hukuku ihlal eden sistematik işkencelerin durdurulması yönünde acil baskı yapılması çağrısında bulundu.
Başbakan Mustafa’dan Sebastia’ya Destek Ziyareti
Öte yandan Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa, İsrail güçleri ve yerleşimcilerin hedefinde olan Nablus valiliğine bağlı Sebastia kasabasına destek ziyaretinde bulundu. Bakanlar, Nablus Valisi Gassan Daglas, belediye başkanları ve yerel kurum temsilcilerinin de katıldığı ziyaret, Filistin halkının toprağına, mirasına ve kimliğine olan bağlılığını gösteren siyasi ve ulusal bir mesaj taşıdı.
Başbakan Mustafa, Sebastia’nın sadece arkeolojik bir sit alanı olmadığını, Filistin halkının tüm zorluklara rağmen tarihine ve geleceğine olan bağlılığını yansıtan “yaşayan bir direniş, kalkınma ve kararlılık modeli” olduğunu belirtti. Mustafa, bölgedeki mevcut gelişmelerin sadece toprak kontrolü çabalarından ibaret olmadığını, İsrail işgalini bir etnik temizlik projesine dönüştürme girişimlerinin bir parçası olduğunu savunarak, bu çabaların nihayetinde başarısızlığa uğrayacağını sözlerine ekledi.


İlk yorum yapan siz olun