İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sudan’da Derinleşen İnsani Kriz: “Sadece Ölmemek İçin Yiyoruz”

Nahla Halifa, 15 Nisan 2023 sabahı Omdurman’da topçu atışlarının sesiyle uyandığında; kendisini ve beş çocuğunu yatakların, masaların altına sığınmaya zorlayan bu savaşın, yiyecek, su ve ilaç gibi hayatın en temel unsurlarını bile altüst edeceğini henüz bilmiyordu.

Aile, ilk başlarda Ramazan erzaklarından geriye kalanlarla hayatta kalmaya çalıştı. Ancak kaynaklar son derece kısıtlıydı. Sudan’daki ekonomik zorluklar çatışmalardan yıllar önce başlamış, maaşlar halihazırda pek çok hanenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmıştı.

“Ölmemek İçin Yiyoruz”

Yıllar süren ekonomik sıkıntılar, çoğu Sudanlıyı günlük öğün sayısını ikiye düşürmeye zorlamıştı. Çatışmalar uzayıp şiddetlendikçe evlerdeki stoklar da eridi. Geriye yalnızca bayat ekmek ve “Takaya” olarak bilinen yerel aşevlerinin sağladığı küçük porsiyon mercimek veya fasulye kaldı.

Asharq Al-Awsat’a konuşan Nahla, “Sadece açlıktan ölmemek için yemek yiyorduk” diyerek durumu özetliyor. Et, süt, sebze ve meyve ailenin sofrasından tamamen silinirken, bir bardak çay bile lüks haline geldi. Çocukları sık sık yatağa aç ve korkmuş giriyor; şeker hastası kocasının sağlığı, yetersiz beslenme ve tedaviye erişimdeki kısıtlılıklar nedeniyle giderek kötüleşiyordu.

Aradan geçen üç yılı aşkın sürenin ardından Nahla’nın yaşadıkları, artık sadece çatışmanın ilk günlerinin bir yansıması değil. Devam eden çatışmalar, Sudan cüneyhinin (lirası) çöküşü, kaybedilen geçim kaynakları ve kötüleşen kamu hizmetlerinin de etkisiyle gıda kıtlığı ülke çapında bir acil duruma dönüşmüş durumda.

Para Biriminde Çöküş

Bankaların döviz gişelerinde dolar karşısında 3.500 ila 4.000 seviyelerinde işlem gören Sudan cüneyhi, karaborsada kısa süre önce 6.000 sınırını aştı.

Bir döviz tüccarı, cüneyhteki bu sert düşüşün temel malların maliyetini anında yukarı çektiğini ve hanehalkının alım gücünü benzeri görülmemiş seviyelere düşürdüğünü belirtti.

Ekonomist Muhammed El-Nayer, para biriminin bu hafta yeniden zayıflamadan önce yaklaşık üç ay boyunca dolar karşısında 5.500 ile 5.800 arasında işlem görerek nispeten istikrarlı kaldığına dikkat çekti. Enflasyon, yoksulluk, işsizlik ve para birimindeki değer kaybının savaş ekonomisinin öngörülebilir sonuçları olduğunu belirten El-Nayer, bazı bölgelerde çatışmaların hafiflemesinin sınırlı da olsa ekonomik faaliyetlerin yavaş yavaş yeniden başlamasına olanak sağladığını ifade etti.

El-Nayer’e göre para biriminde sürdürülebilir bir toparlanma, kısmen Sudan’ın altın kaynaklarının kontrol altına alınmasına bağlı. Geçtiğimiz yıl resmi altın üretimi 70 tona ulaşırken, beyan edilen ihracat sadece 20 tonda kaldı. Kaçakçılığın engellenmesi ve merkez bankasının üretimin bir kısmını rezerv olarak tutmasına izin verilmesinin para birimini destekleyebileceği, aksi takdirde resmi kurlar ile paralel piyasa arasındaki büyüyen uçurumun yurtdışındaki Sudanlıların ülkeye gönderdiği dövizleri riske atabileceği belirtiliyor.

Kronik Bir Sorun

Hartum Üniversitesi Ekonomi ve Finans Profesörü İbrahim Ahmed Onour, para biriminin düşüşünün ardında yatan daha derin yapısal sorunlara işaret ederek, etkili bir para politikasının eksikliğine ve maliye politikasıyla zayıf koordinasyona dikkat çekiyor.

Merkez Bankası’nın kısıtlı araçlarının döviz kurunu karaborsa spekülasyonlarına karşı savunmasız bıraktığını belirten Onour, altın gelirlerinin para birimini desteklemek ile buğday, yakıt ve ilaç ithalatını finanse etmek için yeterince kullanılmadığını vurguladı.

Bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması, banka varlıklarının yeniden değerlendirilmesi, sermaye artırımı ve zor durumdaki kredi kuruluşlarının birleştirilmesi çağrısında bulunan Onour, tutarlı bir para ve maliye stratejisi olmadan cüneyh üzerindeki baskının devam edeceği konusunda uyardı.

Sokaktaki Kriz

Ekonomistlerin rakamları, Sudan pazarlarında çok daha sert bir gerçekliğe dönüşüyor.

Bakkal İbrahim İdris, elindeki işletme sermayesinin artık eskiden alabildiği miktarda ürün almaya yetmediğini, diğer ürünlere olan talebin düşmesiyle mecburen temel ihtiyaç maddelerine odaklandığını belirtiyor. Çatışmalardan önce yaklaşık 170.000 cüneyhe satılan 36 litrelik bir yemeklik yağ tenekesinin fiyatı 350.000’e çıkarken, bir çuval soğanın fiyatı tek bir günde 5.000’den 7.000 cüneyhe sıçrayabiliyor.

İdris için en net gösterge ise ödenmeyen borçların yazılı olduğu veresiye defteri. Müşterilerin büyük bir kısmı artık veresiye alışveriş yapıyor, ancak işlerini veya geçim kaynaklarını kaybedenlerin birçoğu borçlarını geri ödeyemiyor.

Eriyen Hane Gelirleri

Sadece bir iş sahibi olmak da güvence anlamına gelmiyor. Gerçek ismini saklı tutarak Amal Abdullah takma adını kullanan bir anne, tüm çocukları çalışmasına rağmen ailenin toplam gelirinin yiyecek ve tıbbi bakımı karşılamaya yetmediğini anlatıyor. Çatışmalardan önce böbrek nakli ilaçlarını ücretsiz alırken, şimdi bu ilaçların parasını kendi cebinden ödemek zorunda. İlaçları bazen Mısır’dan getirtiyor ve masrafları karşılamak için bakkaldan borç alıyor.

“Bazı günler ailem sadece tek bir cılız öğünle idare etmek zorunda kalıyor,” diyor.

Bu anlatımlar, milyonlarca Sudanlının akut açlıkla karşı karşıya olduğunu gösteren gıda güvenliği verilerini de doğruluyor. Sorunun sadece artan fiyatlardan ibaret olmadığı; pazarların, yolların ve tarımın kesintiye uğradığı, insani yardım erişiminin kısıtlandığı çatışma bölgeleri Darfur ve Kordofan’da koşullar en ağır seviyede hissediliyor.

Aşevleri Kapanıyor

Hartum’da bir süreliğine bu açığı kapatmaya yardımcı olan Takayalar (aşevleri) da zor durumda.

Çeşitli aşevlerini yöneten Osman El-Jundi, bir zamanlar günde bir öğün yemek verebildiklerini hatırlatıyor. Ancak azalan fonlar, artan gıda maliyetleri ve gönüllülerin işlerine veya okullarına dönmesi nedeniyle birçoğu kapanmak zorunda kalmış.

Başkentin bazı bölgelerine sakinlerinin geri dönmesinin yardıma olan ihtiyacı ortadan kaldırmadığını belirten El-Jundi, “Savaş zengini yoksullaştırdı, yoksulu ise daha da yoksul hale getirdi” ifadelerini kullanıyor. Yemeklere en çok muhtaç olan kesimler arasında ise çocuklar, yaşlılar, kadınlar ve engelliler başı çekiyor.

Gıdadan Öte Yoksunluklar

Bir öğün yemek bulmak da çileleri bitirmiyor. Elektrik kesintileri su pompalarını durdururken; fırınların, atölyelerin ve dükkanların işleyişini de sekteye uğratıyor.

Sudan Elektrik Holding Şirketi Genel Müdürü Ahmed Abdullah, sektörün devasa kayıplar yaşadığını; yerleşim yerlerine kademeli olarak elektrik verilmeye başlanırken iletim ve dağıtım hatları ile trafolarda onarım çalışmalarının sürdüğünü belirtiyor.

Nahla, suların uzun süre kesik kaldığı bir dönemde, mahalledeki gençlerin içme suyu bulmak için eski kuyuları yeniden açtığını anlatıyor. Aşırı sıcaklar ve elektrik kesintileri, aileleri esinti bulabilmek umuduyla zaman zaman dışarıda oturmaya ve uyumaya da mecbur bırakıyor.

Yağmur sezonuyla birlikte, aksayan su ve elektrik hizmetleri ilave sağlık tehditleri de yaratıyor. Hartum Eyaleti Koruyucu Hekimlik Direktörü Muhammed El-Hassan El-Amir; sıtma, sulu ishal, mide-bağırsak hastalıkları ve dang hummasına karşı uyarıyor. Durgun su birikintileri, kötü altyapı, biriken çöpler ve kirli sular hastalıkların yayılmasını kolaylaştırırken, çatışmalar sırasında bazı kontrol önlemlerinin askıya alınması dang humması taşıyan sivrisineklerin yaşam alanlarını genişletti.

Sudan’ın yaşadığı zorluklar artık bir kısır döngüye dönüşmüş durumda: Çatışmalar üretimi ve istihdamı felç ediyor; para birimindeki çöküş fiyatları tırmandırıyor; eriyen alım gücü sofralardaki yemeğin hem miktarını hem kalitesini düşürüyor; aşevlerinin kapanması ise ayakta kalan son güvenlik ağlarından birini parçalıyor. Su ve elektrik kesintileri ise hastalık riskini her geçen gün artırıyor.

Nahla için yıllar süren savaş tek bir çarpıcı kareyle özetleniyor: Çocuklarının yatağa aç girmesi, hasta kocasının ilaca muhtaç olması ve aşevinden bulunabildiğinde getirilen bir kap mercimeğin, açlıktan ölmekle bir gün daha hayatta kalmak arasındaki o ince çizgiyi belirlemesi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir