Üst düzey Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri Salı günü Güvenlik Konseyi’ne yaptıkları uyarıda; Batı Şeria’nın çöküşün eşiğinde olduğunu ve İsrail’in artan yerleşim yeri inşası, kitlesel yerinden etmeler ve rekor seviyedeki yerleşimci şiddeti yoluyla bölgede bir “fiili ilhak” (de facto annexation) yürüttüğünü vurguladı.
BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz Alakbarov, işgal altındaki Filistin topraklarını saran krizin, bölgedeki diğer olayların gölgesinde kaldığını belirtti. Yıllardır çözülemeyen çatışmanın artık bir kırılma noktasına ulaştığını ifade eden Alakbarov, Filistinli toplulukların köylerinden zorla koparıldığı ve boşaltılan topraklara İsrailli yerleşimcilerin yerleştiği sistematik bir döngüye dikkat çekti.
Rekor Seviyeye Ulaşan Şiddet ve Yerinden Edilme
Alakbarov’un Konsey’e sunduğu verilere göre, bu yılın başından itibaren Batı Şeria’da İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından 18’i çocuk olmak üzere 76 Filistinli öldürüldü. Filistinlilerle yaşanan çatışmalarda ise üç İsrailli hayatını kaybetti.
Ocak 2023’ten bu yana yaklaşık 127 Filistinli topluluk kısmen veya tamamen yerinden edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, 47’si tamamen yok oldu ve bu durum 6.390’dan fazla insanı etkiledi. Sadece 2026 yılı içerisinde, neredeyse yarısı çocuk olan 3.800 Filistinli, yerleşimci şiddeti, yıkımlar veya zorla tahliyeler nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı.
BM verilerine göre bu yıl içinde 1.430’dan fazla yerleşimci saldırısı belgelendi ve bu saldırılar yaklaşık 260 Filistinli toplulukta can kaybı veya maddi hasara yol açtı. Yetkililer, bu eylemlerin birçoğunun İsrail güçlerinin gözetiminde gerçekleştiğinin altını çizdi.
Bölgeler Arası Yayılım ve “Görülmemiş Adımlar”
Daha önce büyük ölçüde İsrail’in tam askeri ve sivil kontrolü altındaki “C Bölgesi”nde yoğunlaşan yerleşimci şiddetinin, Filistin sivil kontrolünde olan “A ve B Bölgeleri”ne de giderek daha fazla sıçradığı bildirildi. Gelişmeler arasında İsrail güçlerinin 5-7 Ağustos tarihleri arasında Kalendiya mülteci kampına düzenlediği ve düzinelerce kişinin yaralandığı, 60’tan fazla kişinin de tutuklandığı büyük çaplı baskın da yer alıyor. Ayrıca 27 Temmuz’da İsrail güçlerinin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’nın (UNRWA) Kalendiya Eğitim Merkezi’ne izinsiz girdiği kaydedildi.
Alakbarov ayrıca “görülmemiş bir adım” olarak nitelendirdiği yeni bir gelişmeyi de paylaştı: İsrail ordusunun, Cenin’in güneyindeki Kabatiya yakınlarında (A Bölgesi) yeni onaylanan iki yerleşimi birbirine bağlayacak bir yol inşası için özel mülkiyete ait topraklara el koyma emri vermesi. Bu, yerleşim altyapısı için açıkça A Bölgesi’nde toprağa el konulduğuna dair rapor edilen ilk vaka oldu.
Öte yandan, İsrail planlama makamları bu yıl Batı Şeria’da 12.360 yeni konutun inşasını ilerletti veya onayladı. Bu yıl onaylanan 34 yeni yerleşimin inşası için yaklaşık 431 milyon dolar bütçe ayrıldı. BM yetkililerine göre bu fonlar, İsrail’in Batı Şeria’daki hakimiyetini güçlendirmek ve Filistin devletinin kurulmasını engellemek için kullanılıyor.
Ekonomik Çöküş Kapıda
Filistin Yönetimi’nin karşı karşıya olduğu mali kriz de bölgedeki istikrarsızlığı körüklüyor. İsrail makamlarının, Filistinliler adına topladığı yaklaşık 6 milyar dolarlık vergi gelirini ve diğer harçları alıkoyması, Filistin Yönetimi’nin kamu çalışanlarının maaşlarını tam olarak ödemesini ve temel hizmetleri sunmasını engelliyor.
Ayrıca, İsrail bankalarının 1 Eylül itibarıyla şekel işlemlerinin yürütülmesi için gereken muhabir bankacılık hizmetlerini sonlandıracaklarını açıklaması, doğrudan bir merkez bankası takas odasına erişimi olmayan ve İsrail şekeline bağımlı olan Filistin ekonomisi için yeni bir tehdit oluşturuyor.
Alakbarov, tüm bu yaşananları özetlerken, “Bunlar birbirinden bağımsız gelişmeler değil, birbirine bağlı adımlardır. Batı Şeria’yı yeniden şekillendiriyor, Filistin yönetimini zayıflatıyor ve fiili ilhakı ilerletiyorlar” ifadelerini kullandı.
“Her İstatistiğin Arkasında Bir Çocuk Var”
UNICEF İcra Direktör Yardımcısı Hannan Sulieman ise bölgedeki kötüye gidişin en ağır bedelini çocukların ödediğini vurguladı.
Ocak 2024 ile bu yılın Temmuz ayı sonu arasındaki süreçte Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’da 174 Filistinli çocuğunöldürüldüğü doğrulandı. Sulieman’a göre bu rakam, haftada birden fazla çocuğun hayatını kaybettiği anlamına geliyor. Aynı dönemde 1.500’den fazla çocuk yaralanırken, bunlardan yaklaşık yarısı gerçek mermilerin hedefi oldu (aynı dönemde 3 İsrailli çocuk hayatını kaybetti, 15’i ise yaralandı).
Eğitim kurumlarının kapanması, güvensizlik ortamı ve hasar gören altyapı nedeniyle 800.000’den fazla çocuk güvenli eğitime erişimde engellerle karşılaşıyor. Son iki buçuk yıl içinde Batı Şeria genelinde kurulan 900’den fazla yeni hareket engeli, sağlık hizmetlerine ve temiz suya erişimi büyük ölçüde kısıtlıyor.
Sulieman, şu anda 355 Filistinli çocuğun İsrail askeri gözaltısında tutulduğunu ve bunun son sekiz yılın en yüksek rakamı olduğunu belirtti. Bu çocukların 164’ü haklarında hiçbir suçlama veya yargılama olmaksızın “idari gözetim” altında tutuluyor. Gözaltındaki çocukların şiddete, kötü muameleye, aşırı kilo kaybına ve uyuz enfeksiyonlarına maruz kaldıkları yönünde ciddi raporlar bulunuyor.
UNICEF yetkilisi, uluslararası topluma seslenerek sözlerini şöyle tamamladı: “Her istatistiğin arkasında bir çocuk var… Okula yürümekten korkan bir çocuk, kurşun yarasından iyileşmeye çalışan bir çocuk, gözaltında tutulan bir çocuk.”


İlk yorum yapan siz olun