Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Şefi Tom Fletcher, Gazze’deki insani krizin BM yardım sisteminin “çöküşü” veya “dağılması” olarak nitelendirilmesini reddetti. Çarşamba günü yaptığı açıklamada Fletcher, Gazze ve Lübnan’daki yardım operasyonlarına verilen büyük zarara rağmen sistemin “şokları göğüslediğini ve işlemeye devam ettiğini” vurguladı.
Arab News’in, Gazze ve Lübnan’da son üç-dört yılda yaşananların örgütün insani yardım mimarisinin fiilen çökmesi anlamına gelip gelmediği yönündeki sorusuna yanıt veren Fletcher, “Çalışmalarımız açısından çok ama çok zorlu birkaç yıl geçirdiğimizi” kabul etti.
Buna rağmen BM’nin Gazze’deki açlıkla mücadelede “gerçek bir ilerleme” kaydettiğinin altını çizen Fletcher, ABD öncülüğündeki 20 maddelik barış planının geçen yıl ekim ayında yürürlüğe girmesinden bu yana bölgede günde bir milyondan fazla sıcak yemek dağıtıldığını belirtti.
Fletcher, sınır kapıları, kışlık barınma malzemeleri ve sivillerin hava saldırılarından korunması gibi konularda hala eksiklikler olduğunu ancak BM’nin “ne kendilerine karşı kullanılan silahlar ne de Gazze, Sudan, Yemen ve ötesindeki zorlukların boyutu nedeniyle” geri adım atmayacağını ifade etti.
Yardım Çalışanlarına Yönelik Şiddet Normalleşti
Dünya İnsani Yardım Günü vesilesiyle Ukrayna’nın başkenti Kiev’den video konferans yoluyla gazetecilere seslenen Fletcher, dünya genelinde yardım çalışanlarının karşı karşıya olduğu risklere dair karamsar bir tablo çizdi.
Geçtiğimiz yıl boyunca yaklaşık 1.000 yardım çalışanının öldürüldüğünü, yaralandığını veya kaçırıldığını belirten BM yetkilisi, bu durumu “geçici bir artış” değil, “bir leke” ve BM’nin “asla kabul etmeyeceği bir şiddet normalleşmesi” olarak nitelendirdi.
“Savaşın Kapsamını Genişleten” İHA Tehdidi
Ziyareti kapsamında Ukrayna’nın Herson kentinde iki gün geçiren Fletcher, bölgenin sivil alanlara yönelik Rus insansız hava aracı (İHA) saldırılarına doyduğunu belirterek, bunun “birçoğumuzun gelecekte karşılaşabileceği distopik gerçekliğin bir önizlemesi” olduğu konusunda uyardı.
Fletcher’ın sahadan aktardığı çarpıcı gözlemler şunlar oldu:
Herson’daki bölge sakinleri, yardım çalışanları ve hatta çocuklar; FPV (birinci şahıs görüşlü) dronları, fiber optik dronları ve “dolanan mühimmatları” (kamikaze dronlar) sadece seslerinden ayırt edebiliyor.
Herson’daki bir hastanede doktorlar, gelen yaralıların yaklaşık yüzde 70’inin İHA patlamalarından kaynaklandığını ve tıbbi personelin servisleri yer altına taşımak zorunda kaldığını belirtiyor.
Bu dinamik küresel olarak yayılıyor. Somali’deki kadınlar artık açlık veya çatışmalardan değil, dronlardan kaçtıklarını anlatıyor. Sudan’dan Kolombiya’ya, Gazze’den Lübnan’a kadar ucuz silahlı İHA’lar “savaşın erişim alanını genişletiyor.”
Yapay Zeka Destekli Silahlar ve Cezasızlık Endişesi
Fletcher’ın en büyük eleştirisi ise hesap verebilirliğin olmamasıydı. İnsani yardım görevlilerinin ölümlerine ilişkin “anlamlı soruşturmaların” yapılmadığını belirten yetkili, teknoloji geliştikçe hem faillerin hem de adalet kavramının mağdurlardan giderek uzaklaştığını vurguladı.
Yapay zeka (AI) kontrollü dolanan mühimmatlar konusunda da özel bir uyarıda bulunan Fletcher, insan karar alma sürecinden çıkarıldıkça sivillerin veya insani yardım konvoylarının yanlışlıkla hedef alınma riskinin arttığını söyledi: “Bu silahlara güç veren algoritmalar biz insanlardan bile daha az insani olabilir ve bu ürpertici bir durum.”
Fletcher, öldürülen meslektaşlarının ailelerine sevdiklerinin “boşu boşuna ölmediğini” düzenli olarak ilettiğini, ancak onlara adalet sözü veremediğini ve bunun “kalbini kırdığını” sözlerine ekledi.
Dünya İnsani Yardım Günü’nün Arka Planı
Dünya İnsani Yardım Günü, 19 Ağustos 2003’te BM’nin o dönemki Bağdat merkezine (Kanal Oteli) düzenlenen ve aralarında BM’nin Irak Baş Temsilcisi Sergio Vieira de Mello’nun da bulunduğu 22 kişinin ölümüne, 150’den fazla kişinin yaralanmasına yol açan bombalı saldırıyı anmak için düzenleniyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de yıllık anma töreninde yaptığı açıklamada, 2003 yılındaki saldırıda hayatını kaybeden 22 BM personelini onurlandırarak, “dünyanın neresinde olursa olsun insani yardım çalışanlarının korunmasını, desteklenmesini ve asla unutulmamasını” sağlama taahhüdünü yineledi.


İlk yorum yapan siz olun