Filistin’in Batı Şeria bölgesinde yer alan Kusra köyüne bağlı Ras el-Ayn tepesindeki üç evin İsrail güçleri tarafından kuşatılması 11. gününe girerken, aileler ve yerel yetkililer bu durumdan en çok evlerde mahsur kalan çocukların etkilendiğini bildirdi.
Kusra Belediye Başkanı Abdul Azim Wadi’nin açıklamalarına göre, aralarında iki küçük kız çocuğunun da bulunduğu yaklaşık 15 Filistinlinin gıda, ilaç ve eğitime erişimi uygulanan katı kısıtlamalar nedeniyle büyük ölçüde kesintiye uğradı. İsrail güçlerinin ablukası altındaki evlerde mahsur kalan ailelerin çevresinde, Yahudi yerleşimcilerin hareketliliği ise serbestçe devam ediyor.
“Kızım Sürekli Neden Hareket Edemediğimizi Soruyor”
Evi İsrail ordusu tarafından tahliye edilerek askeri bir karakola dönüştürülen Yusuf Hassan, 2 yaşındaki Kinda ve 4 yaşındaki Huri adlı kızlarının bu uzun süreli hapis hayatından ciddi şekilde etkilendiğini söyledi.
Filistinliler İçin Tıbbi Yardım (MAP) örgütüne konuşan Hassan, “Küçük kızım neler olup bittiğini tam anlamıyor ama 4 yaşındaki kızım sürekli neden evden ayrıldığımızı, nereye gittiğimizi, neden dışarı çıkamadığımızı ve evimize ne zaman döneceğimizi soruyor. Anaokuluna başlamaya hazırlanıyordu ancak bu durum sürerse okula gidemeyecek,” dedi.
Hassan, eşi ve kızları, kuşatma altındaki bölgede bulunan başka bir komşu eve geçmeden önce geçici olarak erkek kardeşi Luay’ın yanına sığındı. Annesi ve kız kardeşi ise hala o evde kalıyor. Evinin kardeşinin evine sadece beş metre mesafede olduğunu belirten Hassan, “İsrail ordusu kendi evime dönmeme izin vermiyor. Oraya bir kez bile gidemedik,” diye konuştu. Bu yerinden edilme, aileyi altyapısı yetersiz evlerde kalabalık gruplar halinde yaşamaya mecbur bıraktı.
Yardımlar Yetersiz Kalıyor, İlaç Sıkıntısı Büyüyor
Daha önce başarısız olan girişimlerin ardından bir UNICEF ekibi pazartesi günü çocuklar için gıda, su, ilaç, hijyen malzemeleri ve oyun setleri ulaştırmayı başardı. Ancak Belediye Başkanı Wadi, perşembe gününe kadar gıda stoklarının yeniden tükenebileceği konusunda uyardı. Mide rahatsızlığı bulunan 61 yaşındaki bir kadının konserve yiyecekleri tüketmekte zorlandığını belirten Wadi, “Gıda ulaştırmak için Filistin İrtibat Bürosu ve İsrail ordusu ile temas halindeyiz ancak henüz onay alamadık,” dedi.
Kronik hastaların ilaçlara erişiminin de büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Hassan, “Sağlık hizmetlerine ulaşmak çok zorlaştı. Annemin ilaçlarını ve göz damlasını sadece UNICEF koordinasyonuyla temin edebildik. Köyde birini ziyaret etmek, kliniğe veya okula gitmek gibi en basit eylemler için bile İsrail güçleriyle koordinasyon kurmamız gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Yerleşimcilere Serbest, Filistinlilere Yasak
Belediye Başkanı Wadi, ailelerin İsrail askerleri ve yerleşimciler tarafından çevrelendiğini belirterek bölgeye giriş çıkışların sıkı denetim altında tutulduğunu aktardı. İsrail güçleri, Hassan’ın evindeki karakolun yanı sıra bölgeye hakim bir çadır ve inşaat halindeki başka bir ev de dahil olmak üzere birçok stratejik noktaya konuşlanmış durumda.
Askerlerin 24 saat nöbet tuttuğunu belirten Hassan, sayıları 5 ile 15 arasında değişen yerleşimcilerin ise bölgeye günlük olarak rahatça girip çıktığını söyledi: “Şu an bile İsrail güçlerinin yakınında ATV’siyle dolaşan bir yerleşimci var. Onlara uygulanan tek kısıtlama evlere fazla yaklaşmamaları.”
Geçtiğimiz hafta İsrail ordusu, yasa dışı yerleşimci karakolunu dağıtmak ve Filistinlileri korumak amacıyla bazı yapıları yıktığını ve ek birlikler konuşlandırdığını açıklamıştı. Ancak mahalle sakinleri bu hamlenin kendi seyahat özgürlüklerini geri getirmediğini belirtiyor. Pazar günü belediye ekipleri, İsrail ordusuyla koordineli olarak haftalardır kesik olan su ve elektrik hatlarını onardı. Önceki bir onarım girişimi ise yerleşimcilerin saldırısıyla yarım kalmış, dört elektrik işçisi gözaltına alınmıştı.
Uluslararası Toplumdan Sert Tepki
Gerilim, 9 Ağustos’ta yerleşimcilerin Filistin evlerinin arasına çadır kurup üç mülkün yolunu kapatmasıyla başladı. Kuşatma, uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, olaya karışan yerleşimcileri alışılmışın dışında sert bir dille “İsrailli teröristler” olarak nitelendirip yetkilileri harekete geçmeye çağırdı. Fransa da sorumluların tutuklanması ve yargılanması çağrısında bulundu.
Kusra’da 2010 yılından bu yana yerleşimci şiddetine tanık olduğunu belirten Başkan Wadi ise mevcut durumun kalıcı bir işgal niyetine işaret ettiği konusunda uyardı: “Eskiden saldırılar birkaç saat sürer ve biterdi. Şimdi ise burada kalıcı olma niyetleri var gibi görünüyor. En yakın İsrail yerleşimine 3 kilometre uzaklıktaki bu alanda bulunmalarının hiçbir haklı gerekçesi yok.”


İlk yorum yapan siz olun