Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetine bağlı Sarmada kentinde “geçici” bir silah deposunda meydana gelen şiddetli patlama, sivillerin arasına sıkışmış savaş kalıntılarının yarattığı tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Çarşamba günü Türkiye sınırı yakınlarında yaşanan felakette, İdlib Medya Müdürlüğü’nün ilk verilerine göre en az 14 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi ise yaralandı.
Sivil savunma ve Acil Durum ve Afet Yönetimi Müdürlüğü ekiplerinin Burc el-Nimra bölgesindeki enkazda arama kurtarma çalışmaları sürerken, halk arasında cephaneliklerin sivil yerleşim yerlerinden acilen taşınması yönündeki çağrılar giderek yükseliyor.
Savunma Bakanlığı Soruşturma Başlattı
Suriye Savunma Bakanlığı, olayın, patlamamış mühimmat ve savaş kalıntılarının imha alanlarına sevk edilmeden önce toplandığı geçici bir depoda meydana geldiğini duyurdu. Bakanlık kaynakları, dış müdahale veya sabotaj ihtimalini netleştirmek amacıyla derhal soruşturma başlatıldığını; depolama alanından sorumlu yetkililer hakkında ihmal tespit edilmesi halinde ağır disiplin cezaları uygulanacağını belirtti. İlk bulgular, yıllarca dokunulmadan beklemiş bir mayın veya mühimmatın kendi kendine infilak etmiş olma ihtimaline işaret ediyor.
Ancak askeri uzmanlar, bu açıklamaların yetkilileri sorumluluktan kurtarmadığı görüşünde. Asharq Al-Awsat’a konuşan uzmanlar; yetersiz güvenlik standartları, stokların taşınmasındaki gecikmeler ve depoların sivil alanlardan izole edilmemesi nedeniyle yönetimi sert bir dille eleştiriyor.
İdlib’de Bitmek Bilmeyen Patlamalar Zinciri
Bölge, silah depoları ve mühimmat sevkiyatlarından kaynaklanan patlamaların adeta merkez üssü haline gelmiş durumda. Sadece bu eylül ayı içinde Binniş kent merkezinde mühimmat yüklü bir aracın patlaması sonucu 5 kişi, Kefr Toharim kasabası kuzeyindeki bir roket deposu patlamasında ise yine 5 kişi hayatını kaybetmişti.
Bu zincir, geçtiğimiz yılın bilançosuyla birleştiğinde daha da karanlık bir tablo ortaya koyuyor. 14 Ağustos 2025’te İdlib’in batı girişinde yaşanan zincirleme roket patlamalarında 4 kişi, Maaret Misrin’deki benzer bir olayda ise 11 sivil hayatını kaybetmiş; El-Fua kasabasında da ağır maddi hasarlı patlamalar yaşanmıştı.
14 Yıllık Savaşın Ölümcül Mirası
Askeri uzman Diaa Qaddour, süregelen felaketleri, 2024’ün sonlarında Beşar Esad hükümetinin düşmesiyle sona eren 14 yıllık savaşın ülke geneline yaydığı devasa silah ve mühimmat yığınlarına bağlıyor. Eski hükümetin, silahlı grupların ve yabancı fraksiyonların geride bıraktığı bu mühimmatların tespiti ve tasfiyesi, uzman personel ile teknik ekipman yetersizliği nedeniyle oldukça yavaş ilerliyor.
Qaddour’a göre asıl tehlike, bu mühimmatların ısı ve tutuşma kaynaklarına karşı korumasız, derme çatma tesislerde tutulması. Özellikle uzun süreli depolamaya uygun olmayan yerel üretim silahların yaz sıcakları ve nemle birleştiğinde kimyasal yapılarının bozularak her an patlamaya hazır hale geldiği vurgulanıyor.
İsrail İhtimali Göz Ardı Edilmiyor
Öte yandan, olayda dış müdahale şüphesi de tamamen rafa kalkmış değil. Emekli Tuğgeneral ve askeri uzman Imad Shehoud, İsrail’in olayı üstlenmemesine ve kesin bir kanıt bulunmamasına rağmen, operasyonun gizli modda uçan bir İsrail hava filosu tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini dışlamıyor.
Shehoud, patlamanın hemen öncesinde bölgede dikkat çekici bir hava hareketliliği yaşandığını belirtiyor. İstihbarat raporlarına göre; patlamadan saatler önce İsrail ordusunun 122. Filosu’na ait Nachshon Shavit, Nachshon Oron ve Gulfstream G550 tipi istihbarat uçakları, Suriye ve Lübnan hava sahası üzerinde yoğun keşif faaliyetleri yürütüyordu. Soruşturmanın ilerleyen günlerde bu ihtimali de aydınlatması bekleniyor.


İlk yorum yapan siz olun