İsrail’in yaklaşan seçimleri, herhangi bir sonucun etkilerinin ülke sınırlarının çok ötesine uzanacağının farkında olan bölgesel komşuları tarafından yakından takip ediliyor.
Bu ay Likud partisinin seçim kampanyası açılışında, Başbakan Binyamin Netanyahu “Ortadoğu’nun çehresini değiştirdiği” nakaratını tekrarladı ve bunu yapmaya devam edeceğine söz verdi.
Netanyahu, İsrail askerlerini komşu Lübnan ve Suriye’de tutma konusunda taviz vermezken; bakanları, Filistinlileri Batı Şeria ve Gazze’den sürme planlarını övüyor, Ürdün ve Mısır için bir mülteci krizi yaratıyor ve gelecekteki bir Filistin devletini imkânsız hale getiriyor.
Kamuoyu yoklamaları, 27 Ekim’deki seçimlerin başa baş geçme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.Netanyahu ve aşırı sağcı ile ultra-Ortodoks müttefiklerinin oluşturduğu blok, asıl rakibi olan merkezci Gadi Eisenkot’un bloğuna karşı yarışıyor.
AFP’nin bölgedeki muhabirleri, farklı ülkelerin bu yarışı nasıl takip ettiğine dair şu notları aktarıyor:
Ürdün
Netanyahu Batı Şeria’yı resmen ilhak etmekten kaçınmış olsa da, gözlemciler İsrail tarihinin en sağcı hükümeti eşi görülmemiş sayıda yerleşime onay verirken “gayrı resmi ilhakın sinsi sinsi ilerlediğini” belirtiyor.
Amman merkezli El-Kudüs Siyasi Çalışmalar Merkezi’nin kurucusu Oraib Rantawi’ye göre, İsrailli hükümet yetkilileri, Şeria Nehri’nin karşısındaki üç milyondan fazla Filistinlinin sürülmesi çağrılarını sık sık yineliyor ve bu durum Haşimi krallığı için “varoluşsal bir tehdit” oluşturuyor.
Kral II. Abdullah Salı günü BM’de yaptığı konuşmada, “İsrail hükümetinin genişlemeci iştahı artık bölgesel bir tehdit haline gelmiştir,” dedi. Rantawi, sağcı politikacıların “Filistin nüfusuyla başa çıkma” sorumluluğunu Amman’a yıkmaya çalışmaları nedeniyle “orta ve uzun vadede Ürdün ve İsrail’in bir çarpışma rotasında olduğunu” vurguluyor.
Rantawi, 1994 yılında İsrail ile barış anlaşması imzalayan Ürdün’ün “asgari düzeyde bir siyasi angajmanı sürdürdüğünü” ve seçim sonucu ne olursa olsun bunun değişmesinin pek olası görünmediğini ifade etti.
Mısır
İsrail’in, İsrailli bakanların deyimiyle “gönüllü göç” tehdidiyle en çok karşı karşıya kalan diğer komşusu Mısır, 1978’de İsrail’i tanımasından bu yana “soğuk bir barış” yürütüyor.
Kahire güvenlik alanında kapsamlı bir işbirliği sürdürüyor; ancak Mısır’ın, iki milyondan fazla Filistinlinin topraklarına zorla sokulması yönündeki mükerrer girişimlere direnmek zorunda kaldığını belirtmesiyle bağlar giderek daha fazla gerildi.
Eski büyükelçi El-Seyid Şelabi’ye göre, Mısır için en iyi senaryo, “ideolojik motivasyonlardan ziyade güvenliğe odaklanan, İsrail’in temel tutumunu değiştirmese bile Gazze etrafındaki tansiyonu düşürmeye yardımcı olabilecek bir hükümetin” kurulması.
AFP’nin sorularını yanıtlayan Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Netanyahu’yu Mısır’ın arabuluculuğunda hazırlanan Trump ateşkes planını engellemekle suçlayarak “gelecek olan her hükümetle ilişki kuracaklarını” belirtti.
Lübnan
İsrail’in güney Lübnan’a yönelik saldırıları ve işgali, Mart ayından bu yana 4.300’den fazla kişinin ölümüne ve 329.000 kişinin yerinden edilmesine neden olurken; Beyrut, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına odaklanan aşamalı görüşmelerini İsrail ile sürdürüyor.
Meclis Başkanı Nebih Berri bu ay yaptığı açıklamada, İsrail’in seçimler öncesinde “Güney Lübnan’ı, halkını ve mülklerini kana bulanmış bir oy sandığına çevirdiğini” söyledi.
AFP’ye isminin gizli kalması koşuluyla konuşan eski bir Lübnanlı bakan ve diplomat, “İyimser değiliz,” değerlendirmesinde bulundu. Eski diplomat, “Üslup değişebilir… belki Eisenkot’un söylemi daha az radikal olabilir, ancak sahada politika değişmeyecektir. İktidarda kalan aşırı sağdır,” dedi.
AFP’ye verdiği mülakatta, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, seçimlerin bir iç mesele olduğunu ifade etti.Aoun, “Fakat İsrail halkına, İsrail Devleti’ne ve gelecekteki tüm hükümetlere sormak istediğimiz soru şu: Sınırlarında istikrar, güvenlik ve savaşsızlık istiyorlar mı, istemiyorlar mı?” şeklinde konuştu.
Suriye
Aralık 2024’te uzun süredir iktidarda olan Beşar Esad’ın devrilmesinden bu yana İsrail, Suriye’ye yüzlerce saldırı düzenledi, İsrail’in ilhak ettiği Golan Tepeleri’ndeki BM devriyeli tampon bölgeye asker gönderdi ve düzenli olarak sınır ötesi operasyonlar gerçekleştirdi.
AFP’ye konuşan Suriyeli bir diplomatik kaynak, “Şam için mesele, İsrail seçimlerinin oyunun kurallarını tamamen değiştirip değiştirmeyeceği değil; gerilimi tırmandırmaya daha az meyilli ve Washington’u dinlemeye daha istekli bir hükümet çıkarıp çıkarmayacağıdır,” dedi.
Aynı kaynak, “Daha merkezci bir hükümetin ya da Netanyahu ekseninde şekillenmeyen sağcı bir hükümetin… gerginlikten siyasi çıkar sağlamaya daha az meyilli olabileceğini” ve kademeli güvenlik mutabakatları yönünde çalışabileceğini de sözlerine ekledi.


İlk yorum yapan siz olun