İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AB Temsilcisi Weber: “Sudan’daki Savaşı Sona Erdirmek İçin Suudi Diplomasisi Kilit Rolde”

Avrupa Birliği (AB) Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Annette Weber, Suudi Arabistan’ın Sudan’daki iç savaşı sona erdirme çabalarında kilit bir diplomatik aktör haline geldiğini ve yıllardır tıkanan müzakereleri bir ateşkese ve siyasi geçiş sürecine dönüştürmek için eşsiz bir konumda olduğunu vurguladı.

Riyad ziyareti sırasında Arab News‘e konuşan Weber, “Bunun kilit önemde olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle kilit bir rol. Cidde görüşmeleri, her iki tarafın da somut konuları müzakere etmek üzere aynı masaya oturtulabildiği son yerdi” ifadelerini kullandı.

Weber’in bu açıklamaları, Sudan’daki çatışmalar dördüncü yılına girerken, Kuzey Kordofan’daki yeni şiddet olaylarına ve bu kez El-Obeid kentinde yaşanabilecek olası bir insani felakete dair uluslararası endişelerin arttığı bir dönemde geldi. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, çatışmaların şiddetlenmesi halinde geçen yıl El-Fasher’de yaşananlara benzer yeni bir toplu katliamın an meselesi olabileceği uyarısında bulunarak durumu “kırmızı alarm” olarak nitelendirmişti.

“Suudi Arabistan Harekete Geçti”

Bu arka plan ışığında Weber, Suudi Arabistan’ın diplomatik angajmanının her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirterek şunları söyledi:

“Sadece Cidde’deki Suudileri değil, mevcut angajmanlarını da görüyoruz; büyük bir dinamizm ve kararlılık var. Ayrıca doğrudan komşusunuz. Kızıldeniz’in güvenliği ve bölgesel yayılma riski masada. Suudilerin harekete geçtiğini görüyoruz.”

Weber’in Riyad ziyareti; Abu Dabi ve Kahire’yi de kapsayan bölgesel turunun son durağı oldu. Bu tur, AB ile Ortadoğulu ortaklar arasında Sudan, Kızıldeniz güvenliği ve Afrika Boynuzu’ndaki istikrar konularında giderek sıkılaşan koordinasyonun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Temel hedeflerinin “Sudan’da savaşı bitirecek bir ateşkese nasıl ulaşılacağı” ve “Kızıldeniz’deki istikrar” olduğunu belirten Weber, bu bölgesel turları düzenli hale getirmek istediklerini sözlerine ekledi.

Parçalanma Korkusu ve İki Koldan İlerleyen Diplomasi

Sudan, Nisan 2023’te Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında Hartum’da patlak veren ve tüm ülkeye yayılan güç mücadelesinin ardından kaosa sürüklendi. O tarihten bu yana on binlerce insan hayatını kaybetti, 12 milyondan fazla kişi yerinden edildi; ülkenin sağlık, eğitim ve kamu altyapısının büyük bir kısmı yerle bir oldu.

Uluslararası arabuluculuk çabaları artık tek bir barış sürecinden ziyade, birbirini tamamlayan diplomatik yollara evrilmiş durumda:

  • Dörtlü (Quad): Suudi Arabistan, ABD, Mısır ve BAE’den oluşan bu grup, Suudi-ABD öncülüğündeki Cidde süreci aracılığıyla insani mütareke ve ateşkes müzakerelerine odaklanıyor.

  • Genişletilmiş Koordinasyon Mekanizması: AB, Afrika Birliği, BM ve diğer ortakları içeren bu yapı ise nihai bir çözüm için gereken siyasi mimariyi hazırlamaya çalışıyor.

Bu iki yolun birbiriyle rekabet etmediğini, aksine birbirini tamamladığını vurgulayan Weber, “Güneşin sustuğu o ilk güne (ertesi güne) dair siyasi bir geçiş, izleme mekanizması ve kritik altyapının korunması gibi hazırlıkları yapıyoruz. Bu hazırlıklar silahların susmasını bekleyemez. Aksi takdirde Sudan’ın daha da parçalanmayacağının bir garantisi yok. Hiçbirimiz Sudan’ın ikiye, üçe veya beşe bölündüğünü görmek istemiyoruz” dedi.

İnsani Yardım Çağrısı: “Yardımlar Bürokrasinin veya Kurşunların Hedefi Olmamalı”

Diplomatların masadaki en büyük endişelerinden biri de yardımların ulaşılabilirliği. Bu yılın başlarında Berlin’de düzenlenen konferansta Sudan için yaklaşık 1,8 milyar dolar toplandığını hatırlatan Weber, finansmanın tek başına krizi çözemeyeceğini savundu.

Yardımların ulaştırılması için kalıcı ve güvenli insani koridorların şart olduğunu belirten Weber, her iki tarafa da net mesajlar verdi:

  • RSF’ye Uyarı: “Hızlı Destek Kuvvetleri’ne insani yardım çalışanlarına yönelik saldırıların kesinlikle kabul edilemez olduğunu söylüyoruz. Yardıma muhtaç insanlar hedef haline gelmemeli.”

  • Hartum Hükümetine Çağrı: “Hartum’daki hükümetin bürokratik engelleri hafifletmesine ihtiyacımız var, çünkü yardım çalışanlarının ülkeye girmesi çok zor.”

“Yarın Acilen Ateşkese İhtiyacımız Var”

Sudan’daki krizin Kızıldeniz’deki deniz güvenliği ve bölgesel deniz taşımacılığıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Weber, AB ile Suudi Arabistan’ın bölgenin uzun vadeli ihtiyaçları konusunda giderek daha fazla ortak noktada buluştuğunu belirtti.

Riyad’daki temaslarından, AB ile Suudi Arabistan arasındaki benzeri görülmemiş uyumdan cesaret alarak ayrıldığını dile getiren Weber, sözlerini net bir çağrıyla noktaladı: “Diplomatik ilerlemelerin barışa dönüşüp dönüşmeyeceği artık büyük ölçüde Sudan’ın içindeki gelişmelere bağlı. Bekleyecek vaktimiz yok; yarın acilen bir ateşkese ihtiyacımız var.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir