KUDÜS – İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak genel seçimler, ülkenin en uzun süre görev yapan başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iktidarda kalıp kalmayacağını belirleyecek.
İşte İsrail seçim sisteminin öne çıkan temel özellikleri:
Tek Bir Ulusal Seçim Bölgesi
İsrail parlamentosu (Knesset), dört yıllık bir dönem için seçilen 120 üyeden oluşan tek meclisli bir yapıya sahiptir. Yasalar, seçimlerin “genel, ulusal, doğrudan, eşit, gizli ve nispi” olmasını öngörür. Parlamento, salt çoğunluk oyuyla erken feshedilebilir ki bu durum İsrail siyasetinde oldukça yaygındır. İstisnai durumlarda ise Knesset, 80 üyenin oyuyla görev süresini dört yılın ötesine uzatabilir.
-
Yaklaşık yedi milyon seçmenin bulunduğu ülkenin tamamı, tek bir seçim bölgesi olarak kabul edilir. Kasım 2022’deki son seçimlerde katılım oranı yüzde 70,6 olarak gerçekleşmiştir.
-
Seçmenler, siyasi partilerin aday listelerine doğrudan oy verirler. Yalnızca tek bir listeye oy verilebilir; tercih sıralaması (tercihli oy) yapılması mümkün değildir.
-
Seçimler tam nispi temsil sistemine dayanır: Meclisteki koltuk sayısı, her listenin aldığı oy yüzdesine göre dağıtılır.
-
Geçerli oyların yüzde 3,25’lik barajını (4 milletvekiline eş değer) aşan her liste Knesset’e girmeye hak kazanır.
Baraj Altı Kalan Oylar ve Koltuk Dağılımı
Yüzde 3,25’lik seçim barajı nihai sonuçlar üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir; barajı geçemeyen partilerin oyları “etkisiz” kalır. Partilerin koltuk dağılımları, barajı aşan partilerin kalan oylar içindeki oranına göre hesaplanır. Örneğin, geçerli oyların yüzde 20’sini alan bir parti, koltukların da yüzde 20’sini (yani 24 milletvekili) kazanır.
-
Ancak oy oranlarının sandalye sayısına bölünmesi her zaman kusursuz bir sonuç vermez. Bu durum, dağıtılamayan “artık koltuklar” ve partilerin bir koltuk daha kazanmaya yetmeyen “artık oylarını” ortaya çıkarır.
-
Partiler seçim öncesinde, bu artık koltuklardan pay alabilmek amacıyla artık oylarını birleştireceklerine dair ittifak anlaşmaları yapabilirler.
-
Geriye kalan ve hala dağıtılamamış koltuklar için İsrail, Avrupa’daki d’Hondt sistemine benzeyen ve matematiksel bir formül olan “Bader-Ofer yöntemini” kullanır. Koltuk başına düşen en yüksek oy ortalamasına sahip partiyi ödüllendiren bu sistem, genellikle büyük partilerin lehine işler.
-
Bu koltukların dağıtımı son seçimlerde belirleyici bir rol oynamıştır. Kasım 2022’de yaklaşık 300.000 oya (toplam oyların yüzde 6’sına) denk gelen artık oylar yeniden dağıtılmıştır. Yarışan iki ana blok arasında oy sayıları açısından neredeyse bir eşitlik olmasına rağmen, Netanyahu kampı bu yeniden dağıtım sayesinde 64 sandalyelik rahat bir çoğunluk elde etmeyi başarmıştır.
Seçim Mozaiği ve Parçalı Yapı
İsrail seçmen kitlesi çok sayıda partiye bölünmüş durumdadır; nitekim 2022 seçimlerinde tam 29 liste yarışmıştır. Sağcı Likud ve artık Demokratlar adını alan solcu İşçi Partisi gibi köklü hareketlerin yanı sıra; ultra-Ortodoks Yahudileri, eski Sovyet blokundan gelen göçmenleri, dini Siyonist hareketi, ayrıca Dürzi ve Arap seçmenleri temsil eden çok sayıda farklı liste de bu mozaikte yer almaktadır.
Koalisyon Hükümetleri
Parti sayısının bu denli fazla olması, tek bir partinin hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik mutlak çoğunluğa ulaşmasını neredeyse imkansız kılmaktadır. Bu nedenle oylar sayıldıktan hemen sonra koalisyon kurma müzakereleri başlar.
Cumhurbaşkanı (şu an bu görevde İshak Herzog bulunmaktadır), partilerden gelen tavsiyeler doğrultusunda koalisyonu kurma olasılığı en yüksek olan lideri hükümeti kurmakla görevlendirir. 2021 yılında, iki yıldan kısa bir sürede yapılan dördüncü seçimin ardından Netanyahu hükümeti kurmayı başaramamıştı. O dönemde, partisi parlamentoda sadece altı sandalye kazanmış olmasına rağmen farklı fraksiyonları bir araya getiren rengarenk bir koalisyonun başına geçen Naftali Bennett başbakanlık koltuğuna oturmuştu.


İlk yorum yapan siz olun