Suriye’de kayıp kişileri bulmakla görevli Birleşmiş Milletler (BM) kurumunun başkanı, ajansının geçtiğimiz yıl 75 binden fazla belgeyi işlediğini ve bu rakamın bir önceki yıla göre dokuz katlık bir artışa işaret ettiğini açıkladı. Ancak Şam’daki yetkililer, kurumun ülke içinde kalıcı bir ofis açmasına henüz yeşil ışık yakmış değil.
Suriye Arap Cumhuriyeti’ndeki Kayıp Kişiler Bağımsız Kurumu Başkanı ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Karla Quintana, Çarşamba günü BM Genel Kurulu’nda düzenlenen gayriresmi toplantıda üye ülkelere brifing verdi. Quintana, Şam’da açılacak kalıcı bir ofisin, ekibinin ailelerle güven inşa etmesine ve akıbeti bilinmeyen kişiler hakkında daha fazla yanıt sunmasına büyük katkı sağlayacağını vurguladı.
Kalıcı Barış İçin Öncelikli Adım
Daha önce ülkesi Meksika’nın Ulusal Kayıp Şahıslar Komisyonu’na da liderlik etmiş bir insan hakları avukatı olan Quintana, yeni Suriye yönetimi ve ortaklarla yapılan iş birliğinin, uluslararası standartlara uygun bir ulusal bilgi paylaşım sisteminin temellerini atmaya yardımcı olduğunu belirtti. Quintana, kayıplar sorununun çözülmesinin, ülkede güvenin ve kalıcı barışın yeniden inşası için en büyük önceliklerden biri olduğunun altını çizdi.
Kayıp Sayısı Yüz Binleri Buluyor
Suriye, dünyadaki en büyük kayıp nüfuslarından birine ev sahipliği yapıyor. Kesin rakamlar farklılık gösterse de, ABD’nin tahminlerine göre ülkede geniş çaplı ve kalıcı bir istikrar, 125 binden fazla kayıp kişinin akıbetinin netleşmesine bağlı. Uluslararası Kayıp Şahıslar Komisyonu bu rakamın en az 130 bin olduğunu tahmin ederken, basına yansıyan diğer istatistikler sayının 300 bine kadar çıkabileceğine işaret ediyor. Quintana ise kurumunun resmi bir rakam belirlemek için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
“Her Suriyelinin Bir Kaybı Var”
Yaklaşık 14 yıl süren iç savaşın ardından 8 Aralık 2024’te Esad rejiminin devrilmesinin “umuda giden yeni bir yol” açtığını belirten Quintana, ülkenin şimdi en derin miraslarından biriyle yüzleştiğini söyledi: Evlerine asla dönmeyen yüz binlerce insanı bulmak.
Quintana, “Her Suriyelinin bir ‘kaybı’ var ve Suriye’deki her aile kayıp birini tanıyor” diyerek, bu arayışın sadece insani ve ahlaki bir zorunluluk değil, aynı zamanda istikrar ve barışın inşası için temel bir yapı taşı olduğunu vurguladı.
Farklı Cephelerde Soruşturmalar ve Sınır Aşan Çalışmalar
BM Bağımsız Kurumu, eski rejim dönemindeki zorla kaybetmeler, devlet güvenlik tesislerinde tutulan kayıp çocuklar, DEAŞ ve diğer silahlı gruplara atfedilen kayıplar, kayıp göçmenler ve Esad rejiminin devrilmesinden bu yana ortaya çıkan vakalar olmak üzere birçok paralel soruşturma yürütüyor. Çalışmalar Suriye sınırlarını aşarak Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Almanya’daki diaspora topluluklarını da kapsıyor.
Kurum, şu ana kadar devlet güvenlik tesislerinde kaybolan 600 çocuk vakasını belgeledi. Bu çocukların bir kısmının hayatta olduğu doğrulandı ve ailelerine kavuşturuldu; ancak Quintana, bazı vakalarda insan kaçakçılığı ihtimalinin sürdüğü konusunda uyardı.
Toplu Mezarlar İçin 2027 İşareti
En az yüzlerce toplu mezar belgelediklerini ve bu analizleri Suriye’nin kendi Ulusal Kayıp Şahıslar Komisyonu ile paylaştıklarını belirten Quintana, mezarların açılması sürecindeki zorluklara da değindi. Suriyeli yetkililer, uluslararası alanda test edilmiş adli kimlik tespit yöntemlerinin elzem olduğu bu süreçte, 2027 veya 2028 yılına kadar mezarları sistematik olarak açmaya başlamayı planlamadıklarını iletti.
Şam yönetiminin ofis tahsisi konusunda BM kuruluşlarından gelen benzer talepleri hâlâ incelediğini belirten Quintana, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu hafta Suriye’ye yapması planlanan ziyaretin bu sorunun çözümüne katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi.


İlk yorum yapan siz olun