ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in Türkiye sınırı yakınlarındaki bir Suriye hava üssünü vurmasının ardından, Washington’ın İsrail, Türkiye ve Suriye arasında askeri bir “çatışmasızlık mekanizması” kurmak için çalıştığını açıkladı.
Salı günü Reuters’a telefonla mülakat veren Barrack, askeri ve siyasi aktörler arasında yanlış anlaşılmaları veya kazara yaşanabilecek çatışmaları önlemek amacıyla tasarlanan bu iletişim kanalının, bölgedeki gerilimi düşürmek için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
“Neyse ki Sağduyu Galip Geldi”
Aynı zamanda ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olan Barrack, İsrail’in düzenlediği saldırılar konusunda Türkiye’ye önceden herhangi bir uyarı yapılmadığına dikkat çekti.
Türk ordusunun kendi topraklarına doğru yönelen uçakları radarla takip ettiğini ve olası bir askeri tepki için haklı olarak hazırlık yapmış olabileceğini belirten Barrack, “Neyse ki sağduyu galip geldi ve durumun daha da kötüleşmesi engellendi” ifadelerini kullandı.
Türkiye, Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu el-Zuhur (Abu Al-Dahur) hava üssüne yönelik saldırıyı kınadı ancak önerilen çatışmasızlık mekanizmasına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Türkiye’nin Suriye’deki Artan Etkisi
Sınır komşusu olan Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim son dönemde artarken, tarafların Suriye üzerindeki söylemleri de giderek sertleşiyor. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan ve bu ay Pakistan ile Suudi Arabistan’ı kapsayan ortak bir savunma paktına imza atan Türkiye, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara’nın en önemli müttefiklerinden biri konumunda.
Ankara yönetimi halihazırda;
Suriye ordusunu eğitiyor,
Devlet kurumlarının ve altyapının yeniden inşasına destek oluyor,
Şam yönetimine kapsamlı askeri ve diplomatik destek sağlıyor.
Büyükelçi Barrack, İsrail’in hava üssüne yönelik saldırısının arka planında bu yakınlaşmanın yattığını belirterek, “Bu saldırı, doğru ya da yanlış, Türkiye’nin yakın gelecekte bu üsteki varlığını artırabileceği yönündeki bir algıyı yansıtıyor. Bu durum İsrail, Suriye ve Türkiye’yi kapsayan bir çatışmasızlık mekanizmasına olan ihtiyacın altını çizmektedir. Gelecekteki iletişim kazalarını önlemek için bunu kurmak adına aktif olarak çalışıyoruz” dedi.
Hedefteki Üs ve Saldırının Detayları
Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafede bulunan Ebu el-Zuhur üssü, eski Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı güçler ile muhalif gruplar arasındaki 14 yıllık iç savaş sırasında defalarca el değiştirmiş ve 2013’ten bu yana askeri havalimanı olarak fiili kullanımını yitirmişti.
Saldırı Bilançosu: Suriye devlet televizyonu El İhbariye’nin askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre, İsrail üssün pistine ve depolama tesislerine toplam sekiz hava saldırısı düzenledi. Bölgedeki kaynaklar can kaybı yaşanmadığını bildirirken, İsrail ordusu saldırılarla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
İsrail’in Stratejisi: Yıllardır İran’ın nüfuzunu kırmak ve Lübnan’daki Hizbullah’a silah akışını engellemek için Suriye’yi vuran İsrail, 2024’te Esad’ın devrilmesinin ardından göreve gelen yeni yönetime de şüpheyle yaklaşıyor. İsrail son olarak Mart ayında güney ve orta Suriye’deki hükümet tesislerini hedef almıştı.
‘Kinetik İletişim’ Uyarısı
Suriye lideri Ahmed el-Şara komutasındaki muhalif güçlerin Esad’ı devirmesinden bu yana Suriye ve İsrail arasında gerilimi düşürme ve sınır güvenliğine dair çeşitli görüşmeler yapıldı, ancak somut bir anlaşmaya varılamadı.
ABD’nin halihazırda taraflar arasında bir bilgi paylaşımı ve diyalog mekanizmasını kolaylaştırdığını belirten Barrack, daha sağlam ve kaynakları artırılmış bir yapıya ihtiyaç olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu tür diplomatik mekanizmalara yatırım yapmak, yüz milyonlarca dolara mal olabilecek ve askeri gücü temsil eden ‘kinetik iletişim’ araçlarına güvenmekten çok daha az maliyetlidir. Şu anki öncelik, gerilimi düşürmek ve daha ölçülü bir yaklaşıma alan açmaktır.”


İlk yorum yapan siz olun