İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Nefertiti’nin Gizemli Mezarı İçin Yeni Umut: Tutankhamun’un Mezarında Gizli Odalar Tespit Edildi

Eylül ayında Nature dergisinde yayımlanan yeni bir jeofizik araştırması, Mısır’daki Krallar Vadisi’nde yer alan Tutankhamun’un mezarının (KV62) arkasında gizli koridorlar ve odalar olabileceğini ortaya koyarak Kraliçe Nefertiti’nin kayıp mezarına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Eski Mısır Tarihi Eserler Bakanı Memduh el-Damati liderliğinde yürütülen çalışma, mezarın duvarlarının arkasında tespit edilen anormalliklere odaklanıyor. Elde edilen veriler, bilinen odaların 25-30 metre kuzeyine uzanan gizli geçitler ve mühürlü alanlar olabileceğine işaret ediyor. Bu bulgular, Kraliçe Nefertiti’nin ebedi istirahatgahının aynı kompleksin içinde gizlenmiş olabileceği yönündeki hipotezi yeniden gündeme taşıdı. Söz konusu tartışma, ilk olarak 2015 yılında İngiliz Mısırbilimci Nicholas Reeves’in benzer bir iddiayı ortaya atmasıyla başlamıştı.

Uzmanlar İkiye Bölündü

Araştırma, Mısırbilimciler arasında farklı tepkilere neden oldu. Arab News’e konuşan ünlü Mısırbilimci ve eski Tarihi Eserler Bakanı Dr. Zahi Hawass, Tutankhamun’un Nefertiti’nin mezarına gömülmüş olma ihtimalini “oldukça düşük” bulduğunu belirtti. Hawass, “KV62’nin başlangıçta (Tutankhamun’dan sonra firavun olan) Ay için planlanmış küçük bir mezar olması daha muhtemel. Tutankhamun’un ani ölümü üzerine bu alan onun defin işlemi için uyarlandı,” diyerek mezardaki kapı ve zemin seviyelerindeki sonradan yapılan mimari değişiklikleri kanıt olarak sundu.

Öte yandan, bulgular konusunda oldukça iyimser olan el-Damati, The Times gazetesine yaptığı açıklamada, bu gelişmenin “modern çağın en dönüştürücü arkeolojik keşiflerinden biri olabileceğini” ifade etti.

İtalyan ve Japon ekiplerin daha önceki çelişkili sonuçlarının ardından, bu yeni çalışmada mezarın yapısını taramak için tahribatsız jeofizik teknikler kullanıldı. Duvarların ve zeminlerin arkasındaki yoğunluk varyasyonlarını ölçen ekip, insan yapımı boşluklarla tutarlı desenler belirledi. Tartışmalara son noktayı koymak isteyen el-Damati ve İngiliz meslektaşları, şüpheli odalara dar bir sondaj deliği açmak için yetkililerden izin bekliyor.

Carter’ın Gizli Mektubu

Kahire Amerikan Üniversitesi’nden Prof. Selima İkram ise bulguların doğrulanması için farklı bir ekibin aynı teknolojiyi kullanarak bağımsız bir test yapması gerektiğini ve hassas bir sondaj ekipmanı bulunabilirse, mezar odasının arkasındaki kayalığa küçük bir delik açmanın vaktinin gelmiş olabileceğini belirtti.

Nefertiti’nin mezarına yönelik arayışlar, 1922’de Tutankhamun’un mezarını keşfeden Howard Carter’ın 1939 tarihli bir mektubunun Al-Ahram gazetesinde yeniden yayımlanmasıyla da son dönemde ivme kazanmıştı. Carter, asistanına yazdığı ve gizli tutulmasını istediği mektubunda, yakınlarda Nefertiti’ye veya “Altın Kral”ın eşi Ankhesenamun’a ait olabilecek ikinci bir mezarın varlığından şüphelendiğini belirtmişti.

Radikal bir dini devrimle Mısır’ın başkentini Amarna’ya taşıyan “kafir” firavun Akhenaten’in eşi olan Nefertiti, ikonik büstüyle antik Mısır’ın en ünlü figürlerinden biri. Ancak ebedi istirahatgahının bugüne dek bulunamaması, onun mezarını Mısırbilim dünyasının en büyük ve en çok aranan sırlarından biri haline getiriyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir