İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BM Raporu: Sudan’daki Tecavüz ve Cinsel Şiddet Vakalarının Neredeyse Yüzde 90’ından Hızlı Destek Kuvvetleri Sorumlu

NEW YORK – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Sudan’da Nisan 2023’te patlak veren iç savaştan bu yana ülkenin 18 eyaletinden 16’sında çatışmayla bağlantılı 546 doğrulanmış cinsel şiddet vakası yaşandığını ortaya koydu.

Rapora göre, bu şok edici vakaların yaklaşık yüzde 87’si paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), ona bağlı gruplar ve müttefik Arap milisleri tarafından gerçekleştirildi. Sudanlı insan hakları aktivisti Hala Al-Karib, bu yüksek oranın HDK’nin “toplumları terörize etmek ve parçalamak üzere yapılandırılmış” doğasını yansıttığını belirtti.

“Sadece Buzdağının Görünen Kısmı”

“Çok Uzun Süren Üç Yıl” (Three Years Too Long) başlıklı raporu hazırlayan araştırmacılar; 539 kadın, 284 kız çocuğu, sekiz erkek ve yedi erkek çocuğu olmak üzere toplamda en az 838 kişinin tecavüz, toplu tecavüz, cinsel kölelik, zorla evlendirme, fuhşa zorlama, cinsel işkence veya insan kaçakçılığı mağduru olduğunu doğruladı.

Ancak BM İnsan Hakları Ofisi; damgalanma korkusu, güvensizlik, çöken sağlık hizmetleri ve işlemeyen adalet sistemi nedeniyle pek çok vakanın bildirilmediğini ve bu korkunç rakamların yalnızca “buzdağının görünen kısmı” olduğunu vurguladı.

Savaş Suçu ve Etnik Temelli Katliam

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, cinsel şiddetin “bir savaş silahı olarak kullanıldığını” belirterek, bunun açık bir savaş suçu, yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak işlendiğinde ise insanlığa karşı suç teşkil ettiğini ifade etti. Raporda yer alan tüyler ürpertici bazı bulgular şunlar:

  • Belgelenen vakaların neredeyse dörtte biri toplu tecavüzleri içeriyor. Bir vakada en az 10 failin tek bir kız çocuğuna saldırdığı kaydedildi.

  • En az 85 kadın ve kız çocuğu cinsel köle olarak tutuldu ve ev işlerinde zorla çalıştırıldı.

  • Çoğu toplu tecavüzlerin ardından olmak üzere, en küçüğü sadece 9 yaşında olan en az 13 kurban hayatını kaybetti.

  • Tecavüzler sonucunda en az 59 kadın ve kız çocuğu hamile kaldı veya çocuk doğurdu.

Rapor ayrıca Batı Darfur’daki Masalit topluluğuna yönelik etnik temelli cinsel şiddeti de gözler önüne serdi. Saldırganların kurbanlara tecavüz etmeden önce hangi kabileden olduklarını sordukları belirtilirken, şu ifadelere yer verildi:

“2023 yılında saldırganların bazı kurbanlara, ‘Bu yıl hepiniz, Masalit kızları bizim çocuklarımızı doğuracaksınız’ ve ‘Eğer Masalit iseniz, bugün sizi boğazlayacağız’ dedikleri raporlanmıştır.”

“Sudan İnsani Bir Krizin Ötesinde”

Sudan ve Afrika Boynuzu’nda sosyal adalet alanında önde gelen aktivistlerden biri olan Hala Al-Karib, yaptığı açıklamada “çok gecikmiş” bu BM raporunun, hak savunucularının üç yıldır belgelediği “cinsel şiddetin sistematik ve kasıtlı kullanımı” gerçeğini doğruladığını söyledi.

Al-Karib, “Sudan insani bir krizin ötesindedir,” diyerek yaklaşık 50 milyonluk ülkenin günlük olarak “sistematik zulümlere maruz kaldığını” vurguladı. HDK’nin kökenlerinin eski cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir hükümeti tarafından Darfur ve Nuba Dağları’ndaki isyanları bastırmak için kullanılan Murahaleen ve Cancavid milislerine dayandığını hatırlatan Al-Karib, Sudan’ın kaynak çıkarmak isteyen bölgesel aktörlerin insani değerleri hiçe saydığı bir oyun alanına dönüştüğünü belirtti.

Hesap Verebilirlik ve Acil Eylem Çağrısı

BM Sözcüsü Stephane Dujarric ise belgelenen cinsel şiddet vakalarının sayısının “sağlıklı düşünen her insanı dehşete düşürmesi gerektiğini” ifade ederek, bu suçların hesabının mutlaka sorulması gerektiğini vurguladı.

Raporun sonuç bölümünde, çatışmanın tüm taraflarına cinsel şiddeti durdurmak için kesin emirler vermeleri, bağımsız soruşturmaların yürütülmesini sağlamaları ve uluslararası suçlar için af hükümlerini kaldırmaları çağrısında bulunuldu. Ayrıca uluslararası toplumdan, hesap verebilirlik ilkesinin herhangi bir ateşkes anlaşması veya barış sürecinin merkezinde yer almasını güvence altına alması istendi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir