ABD Başkanı Donald Trump ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Washington ile Tahran arasında altıncı ayına giren savaşın gölgesinde Ortadoğu’daki gerilimi hafifletmenin yollarını aramak üzere bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Salı günü yapılan görüşmenin ana odak noktasını, krizin kalıcı ve diplomatik yollarla çözülmesi şansını artırmak için ABD ile İran’ın görüşlerinin nasıl uzlaştırılabileceği oluşturdu. Katar Resmi Haber Ajansı’na (QNA) göre, her iki lider de bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında iki ülke arasındaki koordinasyonun kesintisiz olarak sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı.
Katar’dan “17 Haziran Mutabakatına Uyun” Çağrısı
İhtilaflı sorunların çözümünde diyalog ve diplomasinin kritik rolüne dikkat çeken Katar Emiri, tüm tarafları 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptına sadık kalmaya çağırdı. Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ve İran arasında imzalanan söz konusu mutabakat, askeri operasyonların durdurulmasını ve nihai bir barış anlaşmasına varılması için 60 günlük bir müzakere penceresi açılmasını öngörüyordu.
Ateşkes Kısa Sürdü, Masada Ağır Şartlar Var
Ancak bölgedeki ateşkes ve barış müzakereleri kısa ömürlü oldu ve çatışmaların 7 Temmuz’da yeniden başlamasıyla süreç tıkandı. Washington yönetimi, diplomatik kanalların yeniden açılabilmesi için katı bir ön koşul öne sürüyor.
ABD; Tahran’ın nükleer programının geleceğinin konuşulabilmesi ve İran’ın yabancı bankalarda dondurulan 100 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılması talebinin masaya yatırılabilmesi için, Körfez’den yapılan enerji sevkiyatlarının can damarı olan Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine derhal açılmasını şart koşuyor.
Savaşın Gölgesinde Katar’ın Hassas Konumu
ABD-İran savaşının patlak verdiği 28 Şubat’tan bu yana Tahran yönetimi, aralarında Katar’ın da bulunduğu çeşitli Körfez ülkelerini hedef aldı. Katar’ın bu çatışma ortamındaki konumu ise taşıdığı iki kritik özellik nedeniyle oldukça hassas bir noktada bulunuyor:
ABD’nin Bölgedeki Kalesi: Katar, bölgedeki en büyük ABD askeri tesisi olan stratejik El Udeyd (Al-Udeid) Hava Üssü’ne ev sahipliği yapıyor.
İran ile Ortak Enerji Sahası: Doha yönetimi, dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerinden biri olan devasa Güney Pars/Kuzey Kubbe (South Pars/North Dome) sahasının mülkiyetini ve işletmesini Tahran ile paylaşıyor.
Bölgedeki çatışmaların Körfez’in enerji ve güvenlik dengelerini nasıl şekillendireceği uluslararası kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.


İlk yorum yapan siz olun