Şam yönetimi, ABD’nin Suriye üzerindeki son büyük yaptırımı olan “Terörü Destekleyen Devletler” (SST) listesinden çıkarılma müzakereleri kapsamında, Rusya’dan petrol ithalatını ciddi oranda azaltmayı kabul etti. Uzmanlar, bu adımın ülkenin enerji politikasında büyük bir değişime işaret ettiğini vurguluyor.
Siyasi eksenini Batı’ya kaydırmasına rağmen Rus petrolüne büyük ölçüde bağımlı hale gelen Suriye, enerji tedarikinde radikal bir değişime hazırlanıyor. Reuters’a konuşan ve sürece aşina olan üç kaynağın aktardığına göre, Suriyeli üst düzey yetkililer, Washington ile on yıllardır süren yaptırımların kaldırılmasına yönelik görüşmelerde Rus petrolü alımlarını düşürme isteklerini ABD tarafına iletti.
Yetkililer, ABD’nin bu kesintiyi yaptırımların kaldırılması için açık bir “ön koşul” olarak sunmadığını belirtse de kaynaklar, bu hamlenin ABD’nin Rusya’nın Suriye’deki ekonomik nüfuzuna baskı yapmak için bulduğu yeni bir yöntem olduğuna dikkat çekiyor.
“Mecburiyetten Alıyoruz, Alternatifimiz Yok” Suriye’nin Rus petrol ithalatını azaltmaya hazır olduğu bilgisi daha önce basına yansımamıştı. Çağdaş Araştırmalar Arap Merkezi’nden Suriyeli analist Navvar Saban, “Rus ham petrolünün yerini bir gecede doldurmak, yakıt kıtlığı veya Suriye için daha yüksek ithalat maliyetleri riski göze alınmadan mümkün değil,”diyerek Washington’ın bu baskıyı alternatiflerle destekleyip desteklemediğinin belirleyici olacağını ifade etti. Saban ayrıca, ABD’nin Suriye’de siyasi zemin kaybeden Rusya’nın nüfuzunu korumasını sağlayan ekonomik ağı giderek daha fazla hedef aldığını kaydetti.
Konuya ilişkin bilgi sahibi bir Suriyeli kaynak ise ABD’li yetkililerin Şam’daki mevkidaşlarına, Rus petrolü alımını durdurmanın “SST listesinden çıkış ihtimalini hızlandıracağını ve pürüzleri gidereceğini” söylediğini aktardı. Şam’ın yanıtı ise dikkat çekiciydi: “SST statüsünü kaldırın, petrolü başka bir yerden alalım. Şu an sadece alternatifimiz yok. Bugün Suriye, Rus petrolüne tercihinden değil, mecburiyetinden güveniyor.”
Yeni Enerji Anlaşmaları Yolda Batılı yaptırımların büyük ölçüde kaldırılmasına rağmen Suriye’nin petrol tedarik seçenekleri son derece kısıtlı durumda. Reuters verilerine göre, Rusya’nın Suriye’ye petrol sevkiyatı bu yıl %75 artarak günde yaklaşık 60.000 varile ulaştı ve Moskova’yı ülkenin dominant ham petrol tedarikçisi konumuna getirdi.
Ancak Suriyeli bir enerji yetkilisi Şam’ın halihazırda yeni tedarikçiler aradığını ve “radikal bir değişim” beklendiğini doğruladı. Bu kapsamda; Fransız enerji devi TotalEnergies’in geçtiğimiz ay Suriyeli yetkililerle bir açık deniz arama sözleşmesi imzalamayı görüştüğü, Şam yönetiminin ise Haziran ayında gaz üretimini canlandırmak için ConocoPhillips ve Novaterra ile anlaşma imzaladığı bildirildi.
Yaptırımlar Kalkıyor, Rusya’ya Baskı Artıyor Eski lider Beşşar Esad’ın devrilmesinin ardından, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ve ABD Kongresi kapsamlı yaptırımları kaldırmış olsa da, 1979’dan beri uygulanan SST (Terörü Destekleyen Devletler) statüsü Suriye üzerindeki tek büyük yaptırım etiketi olarak kalmaya devam ediyor. Şam şu anda bu listede Küba, İran ve Kuzey Kore ile birlikte yer alıyor.
45 Günlük Süreç: Başkan Trump, 8 Temmuz’da Kongre’yi Suriye’yi bu listeden çıkarma niyeti konusunda bilgilendirdi. Bu bildirimle başlayan 45 günlük yasal süre içinde Trump’ın, Suriye’nin son altı ayda uluslararası terörizme destek vermediğini ve gelecekte de vermeyeceğini Kongre’ye onaylaması gerekiyor.
Suriye’nin Adımları: Esad sonrası kurulan yeni hükümet, ülkenin bölgesel veya uluslararası güvenliği bir daha asla tehdit etmeyeceği sözünü verdi, ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı koalisyona katıldı ve Irak ile Lübnan sınırlarındaki silah kaçakçılarına ağır darbeler indirdi.
Geçmişte ABD’nin yaptırımları kaldırma şartları arasında Rusya doğrudan yer almasa da, Washington son dönemde Suriye’nin Moskova ile arasına mesafe koymasını istediğinin sinyallerini veriyor. ABD Kongresi, kısa süre önce Pentagon’a Rusya’nın Suriye’deki etkisini azaltma ve Rus güçlerinin Tartus’taki deniz limanı ile Hmeymim’deki hava üssünden ayrılmasını sağlama seçeneklerini değerlendirme talimatı verdi. Geçtiğimiz ay basına yansıyan haberlerde, Rusya’nın donanma üssünün bir bölümünün ticari lojistik merkezine dönüştürülmesinin beklendiği belirtilmişti.


İlk yorum yapan siz olun