İşgal altındaki Batı Şeria genelinde akaryakıt sıkıntısı giderek büyürken, benzin alabilmek için yakınlardaki İsrail yerleşimlerine yönelen Filistinliler, hareket kabiliyetlerini ve çalışma imkanlarını daha da sınırlayabilecek yeni kısıtlamalarla karşı karşıya.
İsrail ve Filistin medyasında yer alan haberlere göre, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Barkan Sanayi Bölgesi’nde çalışan Filistinli işçilere Çarşamba günü, yakınlardaki İsrail yerleşimi Ariel’de bulunan benzin istasyonlarından artık yakıt alamayacakları bildirildi.
Gözaltı ve İşyeri Cezası Tehdidi
The Times of Israel’in haberine göre, WhatsApp üzerinden yayılan ve bazı durumlarda mesai saatleri içinde sözlü olarak iletilen bildirimde, Perşembe gününden itibaren yakıt almaya çalışan işçilerin gözaltına alınabileceği, sorgulanabileceği veya işyeri cezalarıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuldu.
Ariel belediyesindeki güvenlik yetkililerinin talimatlarına atıfta bulunulan mesajda, Filistinli çalışanların batı Ariel’deki Ten benzin istasyonuna ve yerleşimin girişindeki Sonol benzin istasyonuna girmelerinin yasaklanacağı belirtildi.
İşçi hakları savunucuları bu kararı hızla eleştirdi. İsrail merkezli MAAN İşçi Sendikası İcra Direktörü Assaf Adiv, benzin istasyonlarının uzun süredir hem İsraillilere hem de Filistinlilere hizmet verdiğini ve kısıtlamanın hiçbir yasal dayanağı olmadığını belirtti. İşçi haklarının bir ihlali olarak nitelendirdiği bu yönergenin iptal edilmesi için Ariel belediye başkanı ve Barkan Sanayi Bölgesi başkanı ile temasa geçtiği bildirildi.
Yerel Yetkililerden Yalanlama
Buna karşılık, yerel yetkililer böyle bir talimat verdiklerini reddetti. Ariel belediyesi, “dolaşıma giren mesajdan haberdar olmadıklarını” ve güvenlik yetkilileri tarafından herhangi bir yönerge yayınlanmadığını iddia etti. Barkan Sanayi Bölgesi yönetimi ise soruları Samiriye Bölge Konseyi’ne yönlendirirken, Konsey de bildirim hakkında hiçbir bilgisi olmadığını savundu.
Bu gelişme, Filistin bölgelerinin giderek derinleşen bir akaryakıt kriziyle boğuştuğu bir döneme denk geliyor. Tedarik sıkıntıları nedeniyle Filistin istasyonları zorluk çekerken, Batı Şeria’daki İsrail benzin istasyonlarına olan talep hızla arttı. Filistinli yetkililer bu kesintiyi, İsrail bankalarının da dahil olduğu ve işletmelerin nakit yatırmasını ve normal faaliyetlerini sürdürmesini engelleyen daha geniş çaplı bir ekonomik krize bağlıyor.
“Durum Son Derece Vahim”
İsrailli planlama ve insan hakları örgütü Bimkom’da saha araştırmacısı olan Diana Mardi, Batı Şeria’daki koşulları “felaket” olarak nitelendirdi. Yakıt bulunabilirliğinin, bölgede normal bir hayatın devam etmesini sağlayan son unsurlardan biri olduğunu belirten Mardi, Arab News’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İnsanlar maaş alamadıkları durumlarda bile uyanıp işe gidiyorlardı. Birçoğu için kazandıkları gelir ulaşımı veya temel ihtiyaçları zar zor karşılıyordu. Durum son derece vahim. Bu kriz ciddi zararlara yol açtı ve hala çözülebilmiş değil.”
Yakıt mevcut olduğunda bile erişim oldukça güç. Bazen saatlerce süren kuyruklar benzin istasyonlarında sıradan bir durum haline gelirken, seyahat kısıtlamaları durumu daha da ağırlaştırıyor. Mardi bu durumu şöyle özetliyor:
“Yakıt hala geliyor ama sadece bir depo doldurmak için üç saat beklemeyi kim göze alabilir? Özellikle yolların kapanması, kapılar ve güvenlik noktalarının neden olduğu ekstra trafikle birlikte, bazı insanlar çeyrek depo ile gelip beklerken yakıtı bitiyor.”
Kamu Şirketi Önerisi Çözüm Mü?
Agence France-Presse’in haberine göre Çarşamba günü, Filistin Maliye ve Planlama Bakanı Estaphan Salameh, bir kamu akaryakıt şirketi kurulmasını önerdi. Batı Şeria halihazırda tüm yakıtını, bölgeyi 1967’den beri işgal altında tutan İsrail’den ithal ediyor.
Ancak Filistinli iş insanı Samir Hullileh, AFP’ye yaptığı açıklamada krizin temel nedeninin Filistin Yönetimi’nin mali sorunları olduğunu ve bir kamu şirketi kurmanın mevcut veya gelecekteki kıtlıkları çözmeyeceğini belirtti.
Şiddet Olayları ve Sıkılaşan Güvenlik Önlemleri
Mardi, krizin hem devam eden yakıt sıkıntısının hem de başta Ariel gibi yerleşim yerleri çevresinde olmak üzere Filistinlilerin hareket özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların sıkılaştırılmasının bir yansıması olduğunu söyledi.
Bölgedeki bu erişim aynı zamanda kötüleşen güvenlik durumundan da olumsuz etkilendi. 24 Temmuz’da Nablus yakınlarındaki Tell köyünde yaşanan bir olayın ardından yeni kısıtlamalar getirildi. Haberlere göre, Havat Gilad’dan gelen 20’den fazla İsrailli yerleşimci köyün doğu ucundaki evlere saldırdı. Sakinler başlangıçta onları püskürttü ancak yerleşimciler İsrail askerleriyle birlikte geri döndü. Olaylarda dört Filistinli, bir İsrailli yerleşimci ve bir İsrail askeri hayatını kaybetti.
O tarihten bu yana Batı Şeria’da baskınlar, yol kapatmaları, yıkımlar ve kundaklamalar dahil olmak üzere şiddet olayları tırmanışa geçti. İsrailli yetkililer, Filistinlilerin İsrail yerleşimleri ile Kudüs’ün bazı bölgelerine erişimini kısıtlayan önlemler aldı.
Pazar gününden itibaren yürürlüğe giren bu kısıtlamaların birçok işçiyi işsiz bıraktığını belirten Mardi, “Uygulamada, çok önemli bir alternatif haline gelen yerleşim yerlerindeki yakıta erişimi de kestiler,” dedi. Kısıtlamaların uygulanması ise bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Örneğin benzin istasyonlarının yerleşim yeri kapılarının dışında kaldığı Maale Adumim, Kfar Adumim ve Mishor Adumim sanayi bölgesi gibi yerlerde Filistinliler yakıt almaya devam edebiliyor.
Filistinliler bu duruma karşı gayri resmi başa çıkma mekanizmaları geliştiriyor; belirli noktalarda yakıt bulunduğunda kullanıcıları uyaran mobil uygulamalar bunlar arasında. Ancak Mardi, sıradan insanların bedel ödediğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Zaten zorluk çeken insanların omuzlarına yeni bir yük eklendi. Herkes baskı altında ve bu baskı elden ele aktarılıyor. Günün sonunda bedeli ödeyenler yine sıradan insanlar oluyor. Bu kriz birçokları için son darbe oldu.”


İlk yorum yapan siz olun