Çatışmaların gölgesindeki Gazze Şeridi’nde, bir zamanlar sadece bir düğmeye basılarak yapılan çay demleme işlemi, savaşın getirdiği yokluklar nedeniyle artık bir dayanıklılık testine dönüştü. Dört çocuk annesi Maysa Yousef için bir fincan çay hazırlamak neredeyse bir saatini alıyor; çünkü abluka altında basit bir alev bile artık büyük bir lüks.
İsrail’in Gazze’deki savaşının uzamasıyla birlikte gaz kıtlığı, neredeyse tamamen kesilen elektrik ve bölgeye ürün girişine getirilen sıkı kısıtlamalar, günlük rutinleri birer hayatta kalma mücadelesi haline getirdi. Savaş öncesinde çoğunlukla tek tuşla çalışan gaz ocaklarını kullandıklarını belirten Yousef, çakmakların eskiden sadece ara sıra ihtiyaç duyulan bir eşya olduğunu söylüyor.
Ancak 7 Ekim 2023’ten sonra bu durum tamamen değişti. Evlerdeki tüpler boşaldıkça ve gaz tedariki kesildikçe, çakmaklar hayati bir önem kazandı. Yousef süreci şu sözlerle anlatıyor:
“Çay demlemek eskiden beş dakika sürerken, şimdi kağıt, karton ya da yakacak ne bulursam kullanarak neredeyse bir saatimi alıyor. Bazen ateş sönüyor, bazen de yanmaya devam etmesi için sürekli üflemek zorunda kalıyoruz.”
Fiyatlar Uçtu, ‘Çakmak Tamirciliği’ Sektörü Doğdu
Kıtlık derinleştikçe fiyatlar da fahiş oranlarda arttı. Savaş öncesi yaklaşık 0,5 şekel (yaklaşık 16 sent) olan bir çakmağın fiyatı, bugünlerde 100 ila 200 şekel arasında değişiyor.
Bu olağanüstü durum yerel ekonomiyi de yeniden şekillendirdi ve çakmak tamirciliği gibi yeni iş kollarının doğmasına neden oldu. Yousef, insanların mahallelerde dolaşarak çakmak tamir ettiğini veya doldurduğunu belirterek, “Bozuk bir çakmağı sadece parçaları için bile satabilirsiniz” diyor. Kendi çakmağını defalarca tamir ettiren Yousef için bu eşya artık bir ‘hazine’ değerinde. Ancak sadece bir çakmağı tamir ettirmek bile yaklaşık 20 şekele mal oluyor ve bu durum, geliri olmayan aileler için ciddi bir maddi yük yaratıyor.
Ateş Yakabilmek İçin İlkel Yöntemler
Kıtlık nedeniyle yol kenarlarındaki çay ve kahve tezgahları dahi ateş yakamadıkları için büyük ölçüde kapandı. Gazzeliler ateş yakabilmek için farklı ve kimi zaman tehlikeli yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor:
-
Kablo ve Bataryalar: Kıvılcım çıkarmak için piller ve açıkta bırakılmış teller kullanılıyor.
-
Mercek ve Aynalar: Büyüteç gibi aletler yaz aylarında işe yarasa da kışın rüzgar ve yağmur nedeniyle ateş yakmayı imkansız kılıyor.
-
Taşları Birbirine Vurmak: Kıvılcım elde edebilmek için saatlerce iki taşı birbirine vurmak zorunda kalanlar var.
-
Yemeklik Yağ: Çok pahalı olmasına rağmen, güçlü bir alev sağladığı için tutuşturucu olarak sıvı yağ da kullanılabiliyor.
Ambargo ve Çöken Ekonomi
Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze ekonomisi büyük ölçüde çökmüş durumda. İşsizlik yüzde 80’in üzerinde ve yaklaşık 2,3 milyonluk nüfusun tamamı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Çakmak ve gaz sıkıntısının temelinde ise İsrail’in bölgeye uyguladığı sıkı kısıtlamalar yatıyor.
CNN’in Mart 2024 tarihli raporuna göre, İsrail “çift kullanımlı” olduğu gerekçesiyle solunum cihazları, oksijen tüpleri, anestezi ilaçları, su filtreleme sistemleri ve hatta koltuk değnekleri gibi pek çok hayati ürünün bölgeye girişini engelliyor.
Son dönemde bölgeye az miktarda da olsa gaz girişi sağlansa da tedarik hala çok yetersiz. Yousef, gazı sadece ana öğünleri hazırlamak veya kahvaltıda çay demlemek gibi kesinlikle zorunlu durumlarda kullandıklarını belirtiyor. Ekim ayında ilan edilen kırılgan ateşkesten bu yana kısıtlamalar hafifçe gevşemiş olsa da, Gazze’deki Filistinliler, İsrail’in yeniden başlayan saldırıları nedeniyle bu ateşkesin gerçeklikten uzak olduğunu ve sanki hiç yokmuş gibi hissettirdiğini ifade ediyor.


İlk yorum yapan siz olun