İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İsrailli Hak Örgütünden Acil Uyarı: Nablus Kuşatması Sağlık Sistemini Felç Etti

İsrailli bir tıbbi insan hakları örgütü, işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kenti ve çevresinde cuma gününden bu yana devam eden İsrail askeri ablukasının, hastanelere ve acil bakıma erişimi ciddi şekilde aksattığını bildirdi.

İsrail İnsan Hakları İçin Hekimler (PHRI) örgütü, şehirleri, köyleri ve çevre yerleşimleri fiilen dış dünyaya kapatan bu uygulamaların ambulansların hastalara ulaşmasını engellediği ve acil tıbbi müdahalelerin önünü kestiği konusunda uyarıda bulundu.

PHRI’nin işgal altındaki Filistin toprakları departmanında araştırmacı olan Imran Anati, pazartesi günü Arab News’e yaptığı açıklamada, “Kuşatma bugün de devam ediyor. Bazı kontrol noktaları zaman zaman yeniden açılsa da rastgele kapatmalar hala yaşanıyor,” dedi. Açık kontrol noktalarındaki denetimlerin çok daha sıkı hale geldiğini ve araçların tek tek aranarak uzun kuyruklara neden olduğunu belirten Anati, “Uygulamada her araç tek tek kontrol ediliyor” ifadelerini kullandı.

Söz konusu kısıtlamalar, 24 Temmuz Cuma günü Nablus yakınlarında meydana gelen ölümcül olayın ardından yürürlüğe kondu. O tarihten bu yana hastalar hastanelere ulaşmakta büyük güçlük çekerken, acil müdahale ekipleri de vakalara etkili bir şekilde yanıt veremiyor. Sağlık çalışanları, sahadaki etkinin “benzeri görülmemiş” boyutlarda olduğunu ifade ediyor.

Ambulans Gecikince Bebek Hayatını Kaybetti

Kuşatmanın sonuçları şimdiden ağır oldu. AFP’nin haberine göre, pazartesi sabahı erken saatlerde İsrail askerlerinin Avarta (Awarta) kontrol noktasında bir ambulansı bekletmesi sonucu, anne karnındaki Filistinli bir bebek hayatını kaybetti. Karyut (Qaryut) köyünden yola çıkan ambulansın, durumu kritik olan hamile bir kadını Nablus’taki bir hastaneye yetiştirmeye çalıştığı öğrenildi.

Acil vakaların ötesinde, rutin ancak hayati önem taşıyan sağlık hizmetleri de sekteye uğradı. Filistin basınına yansıyan haberlere göre Filistin Kızılayı, kurulan barikatlar nedeniyle 12 diyaliz hastasının tedavi merkezlerine ulaşamadığını açıkladı. PHRI de kontrol noktalarında veya ambulansların içinde mahsur kalan başka hastaların da olduğunu raporladı.

Filistin Kızılayı yetkililerinden Ameed Ahmed, Filistin Radyosu Alam’a yaptığı açıklamada, duruma müdahale edebilmek amacıyla ambulansların hastalara ulaşmasına yardımcı olmak için Batı Şeria’nın kuzey ve güneyinde 72 ilk yardım noktası açtıklarını duyurdu.

Buna rağmen erişim sorunları devam ediyor. PHRI, birçok kadının hastaneye ulaşamadan doğum yapmak zorunda kaldığını; iki kadının ambulans içinde, üçüncü bir kadının ise sağlık ekiplerinin kendisini tahliye edememesi üzerine Akraba (Aqraba) beldesindeki bir klinikte doğum yaptığını açıkladı. Bir başka vakada ise bir ambulansın İsrail yerleşimi yakınlarında geçişine izin verilmeyerek geri çevrildiği belirtildi.

Pazar günü yaptığı yazılı açıklamada İsrailli makamları, uluslararası insancıl hukuk uyarınca sağlık personelinin engelsiz erişimini sağlamaya çağıran Anati, “Ambulansların hastalara ulaşmasını veya yaralıları tahliye etmesini engellerken tüm yerleşim yerlerini dışarıya kapatmak, sivillerin hayatını doğrudan riske atmaktır” dedi.

Şiddet Olayları ve Hastane Baskını

Söz konusu kuşatma, cuma günü kuzeydeki Tal köyünde en az dört Filistinli ile iki İsraillinin hayatını kaybettiği şiddet olaylarının ardından geldi. Köydeki Filistinliler BBC’ye yaptıkları açıklamada, sakinlerin kendilerine saldıran Yahudi yerleşimcilerle karşı karşıya geldiğini ve ardından İsrail askerlerinin ateş açtığını söylediler.

İsrail ordusu ise yürüyüş yapan sivillerin saldırıya uğradığı yönündeki ihbarlara yanıt verdiklerini; saldırganların bir güvenlik görevlisinin silahını ele geçirip onu öldürdüklerini ve daha sonra vurularak etkisiz hale getirildiklerini savundu. Öldürülen Filistinlilerden üçünün aynı aileden olduğu, hayatını kaybeden ikinci İsraillinin ise bir asker olduğu açıklandı.

Olayın ardından İsrail ordusu bölgede “kapsamlı terörle mücadele operasyon faaliyetlerine” hazırlandığını duyurdu. Başbakan Binyamin Netanyahu da Batı Şeria’daki tarım karakollarının (outpost) kurulmasını ve yasallaştırılmasını hızlandıracağını söyledi.

Bunun yanı sıra PHRI, İsrail güçlerinin cuma günü Nablus İhtisas Hastanesi’ne bir ceset aramak amacıyla girerek tıbbi operasyonları aksattığını bildirdi. Anati cuma günü yaptığı açıklamada, “İsrail güçlerinin ceset aramak için faal durumdaki bir hastaneye girmesi, tıbbi tarafsızlığın ciddi bir ihlalidir ve uluslararası hukuk kapsamında hastanelere sağlanan özel korumayı baltalamaktadır. Hastaneler asla tıbbi bakımı aksatan, sağlık çalışanlarını korkutan veya hastaların tedavisini tehlikeye atan askeri operasyon alanları haline gelmemelidir” uyarısında bulundu.

Gelişmeler, Batı Şeria genelinde seyahat özgürlüğünün giderek daha fazla kısıtlandığını gösteriyor. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) nisan ayı raporuna göre, 2025 yılı sonu itibarıyla bölgede 925 aktif hareket engeli bulunuyor. 20 yıllık ortalamanın yüzde 43 üzerinde olan bu sayı yaklaşık 3,4 milyon Filistinliyi etkiliyor.

İsrail’in, Hamas öncülüğündeki saldırının ardından Gazze’de başlattığı askeri harekatla birlikte 7 Ekim 2023’ten bu yana yerleşimci şiddeti de tırmanışa geçti. BM verilerine göre, Batı Şeria’da büyük çoğunluğu İsrail güçleri tarafından olmak üzere 1.114 Filistinli öldürülürken, en az 35 ölümün doğrudan yerleşimci saldırılarıyla bağlantılı olduğu kaydedildi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir