İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hazar Denizi’nde Tırmanan Gerilim: Ukrayna’nın İran Gemisine Saldırısı İki Savaşın Sınırlarını Flulaştırdı

Ukrayna’nın cumartesi günü Hazar Denizi’nde bir İran kargo gemisini hedef alması, dünyada devam eden iki büyük savaşın arasındaki sınırları giderek daha belirsiz hale getiriyor. Bu hamlenin, halihazırda çıkmaza girmiş olan barış çabalarını daha da karmaşıklaştırmasından endişe ediliyor.

Saldırının hemen ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, X (eski adıyla Twitter) üzerinden bir mesaj paylaşarak, “İran’ın askeri kargo sevkiyatlarında kullanılan gemiler ve bir savaş gemisi de dahil olmak üzere Hazar Denizi’ndeki uzun menzilli saldırılarda elde edilen çok güçlü sonuçları” kutladı.

Rusya’ya transit halindeki, yüksek ihtimalle 2022’deki işgalden bu yana Ukrayna’ya karşı sürü halinde kullanılan İran yapımı insansız hava araçlarını (İHA) taşıyan geminin hedef alınmasının tesadüf olmadığı düşünülüyor. Ukrayna daha önce Karadeniz ve Hazar Denizi’nde Rus gemilerini defalarca vurmuş olsa da, bunun doğrudan İran bayraklı bir gemiyi hedef aldığı ilk saldırı olduğu değerlendiriliyor.

Kritik Trump Görüşmesi Öncesi “Zamanlama” Dikkat Çekti

Saldırı, Zelenskiy’nin salı günü Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı kritik görüşmeden sadece birkaç gün önce gerçekleşti. Zelenskiy’nin bu ziyarette, yönetimin Ukrayna’ya desteğini canlandırmayı ve Körfez’deki ABD karşıtı savaşında Rusya’yı İran’ın müttefiki olarak göstermeyi hedeflediği belirtiliyor.

Eski Beyaz Saray Orta Doğu Koordinatörü Brett McGurk, pazartesi günü CNN’e verdiği röportajda, değişen dinamiklere dikkat çekti. McGurk, “İran, Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta Rusya’yı doğrudan destekliyor. Shahed dronları ve teknoloji sağlıyorlar. Zelenskiy yaklaşık üç gün önce Rusya ve İran arasında askeri malzeme taşıyan bir gemiyi vurduklarını açıkladı. İşte bu iki hikaye bu şekilde birleşiyor,” ifadelerini kullandı.

Görüşmenin 18 ay önceki olaylı toplantıdan tamamen farklı bir dinamikte geçeceğini vurgulayan McGurk, “Artık Ukrayna’nın eli tartışmasız daha güçlü. Zelenskiy, Rusya’nın İran’a verdiği desteğe dair elindeki bilgileri başkana sunacak,” dedi.

Trump ise saldırıdan bir gün önce sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çin ve Rusya’nın ABD ile olan çatışmasında İran’a yardım etmediğine inandığını, aksi bir durumun “onlar için çok kötü olacağını” ifade etmişti.

İstihbarat Paylaşımı ve Uydu Gözlemleri

Zelenskiy, cumartesi günü ABD ve Körfez’deki müttefiklerinin dikkatini çekmeyi amaçlayan bir başka mesaj daha yayımladı. Rusya’nın İran rejimine sağladığı yeni yardımlara dair bilgileri ortaklarıyla paylaşmaları için istihbarat birimlerine talimat verdiğini duyuran Ukrayna lideri, çarpıcı iddialarda bulundu:

  • Uydu Gözlemi: “Temmuz başından bu yana, Rus uydularının Körfez ülkelerini ve oradaki ABD askeri tesislerini aktif olarak izlediğini tespit ettik. Bu görüntüler daha sonra İran’ın eline geçiyor.”

  • Koordineli Saldırılar: Zelenskiy’ye göre, Rus uydu görüntüleri ile İran saldırıları arasında net bir korelasyon var. Sadece 19 ve 20 Temmuz tarihlerinde Rus uyduları Bahreyn’de iki, Ürdün ve Kuveyt’te birer olmak üzere dört hava üssüne odaklandı.

  • Öte yandan, 18 Temmuz’da İran İHA’ları ve füzeleri Ürdün’deki bir ABD üssünü vurarak iki Amerikalının ölümüne neden olmuş, aynı gün Kuveyt’teki petrol tesisleri de İran saldırılarında hasar görmüştü.

Uzman Analizleri: Batı’nın Onayı ve “Taktiksel Bir Sinyal”

Zelenskiy’nin bu hamlesi uzmanlar tarafından, ABD’nin tepkisini kışkırtmak için tasarlanmış bir “kumar” olarak da yorumlanıyor. Analistler olayı farklı açılardan değerlendiriyor:

  • Hamidreza Azizi (İran ve Orta Doğu Jeopolitiği Uzmanı): “Saldırının ABD ve Ukrayna’nın diğer Batılı ortaklarından en azından bir yeşil ışık—hatta doğrudan rehberlik—almadan gerçekleşemeyeceği görüşü hakim. ABD ve İsrail, İran’a yönelik operasyonlarını genişletirken karşılaştıkları kısıtlamalar nedeniyle, Ukrayna’dan kendi adlarına İran’a kuzeyden askeri baskı yapmasını istemiş olabilir.”

  • Alex Vatanka (Orta Doğu Enstitüsü Kıdemli Uzmanı): “Ukraynalıların Washington’la koordinasyon kurmadan böyle bir şey yapmalarına inanmak zor. Ukrayna’nın çok cepheli bir savaş açmak istediğine dair bir kanıt görmüyorum. Bu daha ziyade tek seferlik bir sinyal. İran’a verilen mesaj şu: ‘Ruslarla ilişkilerinizin ve alternatif ticaret rotalarınızın güvende olduğunu varsaymayın, çünkü değiller.'”

  • Arman Mahmoudian (Güresel ve Ulusal Güvenlik Enstitüsü Araştırmacısı): Ukrayna’nın Hazar’daki operasyonlarının devamlılık arz etmesinin zor olduğunu belirtiyor: “Ukrayna’nın İHA ve füzelerinin güneybatı Rusya veya Güney Kafkasya ülkeleri (Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan) üzerinden geçmesi gerekiyor. Bu da düzenli olarak denenmesi halinde önlenme riskini önemli ölçüde artırır. Operasyonlar fırsatçı ve aralıklı kalacaktır.”

Diplomatik Kriz ve Karşılıklı Restleşme

Olay, şimdilik sahada yeni bir cephe açmasa da şiddetli bir söz düellosuna sahne oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Ukrayna’yı “İsrail’in emriyle Avrupa’yı savaşına sürüklemek için açık bir BM Şartı ihlali” yapmakla suçladı. Tahran saldırıyı düşmanca bir eylem ve “savaş nedeni” olarak gördüğünü belirtti.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha’nın yanıtı ise sert oldu: “Tahran rejimi, 2022’den bu yana Ukraynalıları öldüren silahlarla Moskova’nın suç savaşını körükleyerek Rus saldırganlığının doğrudan suç ortağı olmuştur. İran’ın mağduru oynamaya, hele hele tehditlerini BM Şartı’na atıfta bulunarak meşrulaştırmaya hakkı yoktur.”

Tehlikeli Silah Teknolojisi Takası

Bu gerilim, Moskova ile Tahran arasındaki giderek artan simbiyotik ilişkinin bir başka unsurunu da gözler önüne seriyor: Silah teknolojisi takası. Haziran 2025’te sızdırılan belgelere dayanan bir araştırma, Rusya’nın 1,75 milyar dolar karşılığında İran’dan Shahed 136 kamikaze dronları ve bunları üretmek için gerekli teknolojiyi satın aldığını ortaya koymuştu.

Raporlar, Rus üreticilerin Shahed teknolojisini geliştirdiğini ve bu iyileştirmelerin tekrar İran’a aktarılarak ABD’nin Körfez’deki müttefiklerine karşı kullanıldığını gösteriyor. Buna karşılık Kiev yönetimi, İran’ın hedefi olan Orta Doğu ülkelerine kendi İHA önleme uzmanlığını teklif etmiş durumda. Uzmanlar ise Körfez ülkelerinin halihazırda gelişmiş Batı menşeli sistemlere sahip olduğunu, ancak Ukrayna’nın elindeki en büyük avantajın “gerçek dünyadaki yoğun savaş deneyimi” olduğunu vurguluyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir