Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözümden başka bir alternatif bulunmadığını belirterek, gelecekteki bir Filistin devletinin temellerinin sarsıldığı ve zamanın giderek daraldığı uyarısında bulundu.
Guterres bu açıklamaları, BM Genel Kurulu görüşmeleri marjında Fransa ve Suudi Arabistan’ın eş başkanlığında iki devletli çözüm gündemiyle düzenlenen basına kapalı üst düzey toplantıda yaptı.
Geçtiğimiz yıl birçok ülkenin Filistin Devleti’ni tanıdığını hatırlatan Guterres, 1967 öncesi sınırlara dayanan, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına ve önceki anlaşmalara uygun iki devletli bir çözümün; Filistinliler, İsrailliler ve tüm bölge için kalıcı barış ve güvenliğe giden tek inandırıcı yol olduğunun altını çizdi.
Söz konusu toplantı, Fransa ve Suudi Arabistan’ın geçen yılki BM Genel Kurulu’nda düzenlediği iki devletli çözüm zirvesinin yıl dönümünde gerçekleşti. Temmuz 2025’teki Fransız-Suudi konferansında oluşturulan ve Filistin’in devletleşme sürecinde bir yol haritası niteliği taşıyan “New York Deklarasyonu”nun Eylül ayında BM tarafından onaylanmasının ardından İngiltere, Fransa, Kanada ve Avustralya gibi ülkeler Filistin’i tanıma kararı almıştı.
“Filistin Devleti İçin Gerekli Koşullar Sistematik Olarak Yok Ediliyor”
Bu olumlu ivmeye rağmen “bağımsız, demokratik, bitişik, yaşayabilir ve egemen bir Filistin devleti için gerekli koşulların sistematik olarak yok edildiği” uyarısında bulunan Guterres, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararlarına atıfta bulunarak, İsrail’in mevcut politikalarının yasa dışı ve geçersiz bir ilhak anlamına geldiğini ifade etti.
“İşgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimleri uluslararası hukukun açık bir ihlalidir,” diyen Guterres, BMGK’nın yerleşim faaliyetlerinin durdurulmasını talep eden 2334 sayılı kararının üzerinden geçen yaklaşık on yıla rağmen, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria’da yerleşim yerlerinin genişlemeye devam ettiğine ve yerleşimci şiddetinin endişe verici boyutlara ulaştığına dikkat çekti.
Yıkımlar, tahliyeler, zorla yerinden etmeler, arazi müsadareleri ve kutsal mekanların statükosunun ihlal edilmesinin baskıcı bir ortam yarattığını vurgulayan Guterres, Filistinli ailelerin evlerinden ve topraklarından sürülmesinin “etnik temizlik hayaletini” canlandırdığını belirtti. Kudüs’ün doğusundaki E1 yerleşim planına özellikle işaret eden Genel Sekreter, bu projenin ilerlemesinin “bitişik ve yaşayabilir bir Filistin devleti ihtimaline ölümcül bir darbe vuracağını” kaydetti.
“Somut Adımlar Atılmalı”
Gazze’deki yıkım ve çaresizlik ortamına da değinen Guterres, sahada bir değişim yaşanmadığı sürece daha iyi bir gelecek vaatlerinin anlamsız kalacağını belirterek bölgedeki barış planının eksiksiz bir şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.
İki devletli çözüme verilen desteğin artık söylemlerin ötesine geçerek politikalara ve somut eylemlere dönüşmesi gerektiğini ifade eden Guterres; hükümetleri yerleşimlerin genişlemesini durdurmaya, ilhakı engellemeye, Filistin kurumlarını ve finansal yapılarını desteklemeye çağırdı.
Gazze ve Batı Şeria’nın (Doğu Kudüs dahil) tek, meşru ve egemen bir Filistin hükümeti altında siyasi, ekonomik ve bölgesel olarak bütünleşmesi gerektiğinin altını çizen Guterres, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hedef çok net; 1967 öncesi sınırları temel alan, Kudüs’ün her iki devletin de başkenti olduğu, barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayan, sınırları tanınmış iki bağımsız, egemen ve demokratik devlet: İsrail ve Filistin. Bunun kesinlikle bir alternatifi yok ve zaman tükeniyor.”


İlk yorum yapan siz olun