İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İsrail’in Toprak Gaspı ve Bir Ailenin Adalet Mücadelesi: “ABD’li Büyükelçinin Uyarısı Yetersiz”

Filistin asıllı Amerikalı bir gazeteci, ailesinin Doğu Kudüs’te el konulan arazilerini geri alma mücadelesini kaleme alarak, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’ye çağrıda bulundu. Huckabee’nin, aşırılık yanlısı yerleşimcileri Batı Şeria’daki Filistin kökenli Amerikalıların topraklarını gasp etmemeleri konusunda uyarmasını “harika bir başlangıç” olarak nitelendiren yazar, bu uyarıların Doğu Kudüs’ü de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguluyor.

Doğu Kudüs’te Yükselen Gilo Yerleşimi ve Tarihi Yıkım

İsrail, 1980 yılında çıkardığı “Kudüs Yasası” ile Doğu Kudüs’ü ilhak ederek bölgedeki Filistin arazilerini bürokratik bir çıkmaza sürükledi. Yazarın annesinin ailesine ait olan ve 1890’larda Osmanlı sistemi üzerinden satın alınan Beytüllahim yakınlarındaki Şarafat köyüne bitişik 33 dönümlük (yaklaşık 8.25 dönüm) arazi de bu ilhaktan ağır şekilde etkilendi.

Tahribat ve İşgal: 1970’lerin başında bu arazinin bulunduğu bölgede yasadışı Gilo yerleşiminin inşasına başlandı. İsrail güçleri aileye ait evi ve yolu yıkarken, su kuyularını Müslüman ve Hristiyanların kullanımını engellemek için mühürledi ve güvenlik bahanesiyle 40 asırlık zeytin ağacını kökünden söktü.

Genişleyen Yerleşim: Günümüzde devasa bir “şehir” olarak kabul edilen Gilo’daki her bir evin, Filistinlilerden zorla alınan araziler üzerine yasadışı olarak inşa edildiği belirtiliyor.

Bürokratik Engeller ve “Tabu” Çıkmazı

Ailesi adına arazinin haklarını arayan yazar, ellerinde Osmanlı ve Ürdün dönemine ait orijinal, mühürlü tapu ve vergi belgeleri bulunmasına rağmen İsrail bürokrasisinin bilerek ördüğü aşılmaz duvarlarla karşılaştığını ifade ediyor. “Tabu” (İsrail Tapu Dairesi) binalarında yaşanan süreç şu şekilde özetleniyor:

Zorlaştırıcı Şartlar: İsrail, tüm eski Osmanlı tapu kayıtlarının yeni sisteme dönüştürülmesini şart koşarak süreci çıkmaza sürüklüyor. Dil bilmemek ve ülkede yaşamamak gibi bahanelerle başvurular sürekli geri çevriliyor.

Fahiş Maliyetler: Tapu dairesindeki yetkililer, 19. yüzyılda yapılan resmi ölçümlerin geçersiz olduğunu belirterek, yazarın kendi cebinden 25.000 dolar ödeyerek yeni bir harita ölçümü yaptırmasını talep etti.

Fırsatçı Hukukçular: Yasal süreç için görüşülen İsrailli avukatlar, stadyum manzaralı ve milyonlarca dolar değerindeki bu arazi için dava açmak yerine, araziyi komik rakamlara kendilerine satmasını teklif etti.

“Adalet Sağlanana Kadar Buradayız”

İsrailli yetkililerin ve avukatların temel stratejisinin, Filistinli hak sahiplerini yorup “bekleterek” sonunda arazileri tamamen Gilo’nun genişlemesi için yutmak olduğunu belirten yazar, kararlılığını şu sözlerle ifade ediyor:

“Ancak sorun şu ki, biz hiçbir yere gitmiyoruz. Adalet sağlanana kadar hep orada olacağız.”

Bu kişisel hikaye, İsrail’in yıllardır sürdürdüğü toprak müsadere politikalarına ve Filistinlilerin kendi topraklarında karşılaştıkları sistematik yıldırma çabalarına ışık tutuyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir