İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kuveyt’teki İranlılar Savaşın Gölgesinde: Artan Baskılar ve ‘Arada Kalmışlık’ Hissi

Ortadoğu’da patlak veren savaşın ardından Kuveyt’te yaşayan İran toplumu üzerindeki siyasi ve sosyal baskı giderek artıyor. Başkent Kuveyt’teki bir Fars restoranının tabelasından “İran mutfağı” ifadesini çıkarması, ülkedeki İranlıların içinde bulunduğu hassas durumu ve yürümek zorunda kaldıkları ince çizgiyi gözler önüne seriyor.

Haftalar süren sakinliğin ardından İran, ABD ile açık çatışmaya dönerek Kuveyt’e yönelik saldırılarına yeniden başladı. Bölgeyi ve küresel ekonomiyi sarsan savaşta; İran’ın füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği aralıksız saldırılar, Kuveyt’teki İran toplumunu giderek daha zor bir duruma sürüklüyor. Restoran çalışanı tabeladaki değişikliği, “Yönetim, konunun hassasiyeti nedeniyle ‘İran’ kelimesini kaldırma kararı aldı” sözleriyle açıklarken, savaşın henüz müşteri akışını etkilemediğini belirtti.

Petrol Tesisleri ve Sivil Altyapı Hedefte

Altı ayı aşkın süredir savaşın ağır darbe vurduğu Kuveyt’te; İran ve desteklediği silahlı gruplar petrol tesislerini, sivil altyapıyı ve ABD askeri üslerini hedef alıyor. Temmuz ayında Washington ile Tahran arasındaki mutabakat zaptının çökmesinin ardından ülke neredeyse her gün saldırılara maruz kaldı. Bu hafta da Kuveyt Şehri’ndeki bir konut kompleksinde yangına neden olan İHA saldırısı dahil olmak üzere peş peşe bombardımanlar yaşandı.

Kuveyt’te yaklaşık 52 bin İranlı yaşıyor. Birçoğu balıkçı teknelerinde, sebze hallerinde ve fırınlarda düşük ücretli işçi olarak çalışırken, bir kısmı da kumaş ve halı ticaretinde önde gelen varlıklı tüccarlardan oluşuyor. Başkentin kalbindeki tarihi Mübarekiye Çarşısı’nda kumaş dükkanı işleten 35 yaşındaki Şirazlı Hüseyin (güvenlik gerekçesiyle takma ad kullanıyor), “Son derece zor bir dönemden geçiyoruz. Elbette çok üzgünüz” ifadelerini kullandı.

“Sadece Yaşamak İstiyoruz”

Kuveyt’e 18 yıl önce gelen Hüseyin, “Uzun yıllardır burada yaşıyoruz ve iki ülke arasında sorun çıkmasını istemiyoruz” diyor. ABD ve İsrail’in kapsamlı savaşı tetikleyen hava saldırılarının ardından 28 Şubat’ta iki ülke arasındaki doğrudan uçuşların askıya alınması nedeniyle Hüseyin, İran’da yaşayan kızını ziyarete gidemediğini belirtiyor.

Savaştan önce iki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça güçlüydü. 2024 yılı verilerine göre yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan bu ticaretin büyük kısmını İran’ın Kuveyt’e ihraç ettiği gıda, tarım ürünleri, balık, halı ve inşaat malzemeleri oluşturuyordu. Ancak savaşla birlikte Kuveyt makamları, İran Devrim Muhafızları ile bağlantısı olduğundan şüphelenilen kişilere yönelik sıkı tedbirler ve gözaltı operasyonları başlattı. Geçtiğimiz ay ülkedeki tek İran okulu da yetkililer tarafından kapatıldı.

Altın piyasasında çalışan 30’lu yaşlarındaki Ali ise, “Sadece yaşamak ve günlük ekmeğimizi kazanmak istiyoruz. Fiili bir zarar görmedik ya da tacize uğramadık ama genel bir endişe hali hakim. Savaş zamanında bu çok doğal. Elbette iki arada bir derede kalmış hissediyoruz” şeklinde konuştu.

Tüm bu siyasi ve askeri gerilime rağmen Kuveytliler ile İranlı esnaf arasındaki günlük ticari ve insani ilişkiler kopmuş değil. Mübarekiye Çarşısı’nda alışveriş yapan 50’li yaşlarındaki bir Kuveytli kadın, durumu şu sözlerle özetliyor: “İranlılar burada her yerdeler. Onlar Kuveyt tarihinin bir parçası ve onlarsız bir hayat hayal etmek imkansız.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir