ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden ulaşıma açılmasını ve çatışmaların sona erdirilmesini öngören İran teklifini reddetmesinin ardından Tahran yönetimi, ABD ve İsrail ile yaşanan krizin yalnızca diplomasi yoluyla çözülebileceğini vurguladı.
“Çıkmazdan Kurtuluşun Tek Yolu Müzakere”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Şartlarımız nettir ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik herhangi bir adım bu şartların yerine getirilmesine bağlıdır. Onları bu çıkmazdan ancak müzakere edilmiş bir çözüm çıkarabilir.” ifadelerini kullandı. Katar arabuluculuğuyla ABD tarafına iletilen bu barış planı, hafta başında New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda duyurulmuştu.
Ancak cumartesi günü planı reddettiğini açıklayan Trump, Tahran’ın bu stratejik su yolunda anlaşma çabasının çaresizlikten kaynaklandığını öne sürdü. Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan ABD Başkanı, “Hürmüz Boğazı’nı derhal açmak için bir anlaşma yapmak istiyorlar çünkü çok ağır bir şekilde kaybediyorlar.” dedi.
Arakçi ise ABD’li arabulucuların ret kararını henüz kendilerine resmi olarak iletmediğini belirterek, “Arabulucuların kesin görüşleri bize aktarmasını bekliyoruz, kararımızı buna göre vereceğiz.” açıklamasında bulundu.
Ekonomik Abluka ve Küresel Etkileri
28 Şubat’ta ABD ve İsrail saldırılarıyla başlayan ve yedi aydır süren savaş, kritik nakliye rotalarındaki petrol akışını sekteye uğratarak küresel ekonomiye ciddi zararlar verdi. ABD, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırıları durdurması için Tahran’a yönelik ekonomik abluka uyguluyor. Çatışmalar bölgeye yayılırken; İran füzeler ve insansız hava araçlarıyla Körfez’deki ABD müttefiklerini, Yemen’deki Husiler ise Suudi Arabistan’ın çıkarlarını hedef aldı.
Trump’ın Kasım Ayı Beklentisi
Konuyu ilk kez gündeme getiren The Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre; Trump kapalı kapılar ardında İran’ın taleplerini karşılayacağına şüpheyle yaklaşıyor ve kurmaylarına, Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinin ardından bombardımanların yeniden başlamasını muhtemel gördüğünü ifade etti. Oysa daha önce bir ABD’li yetkili, arabulucular vasıtasıyla yürütülen görüşmeleri “olumlu ve yapıcı” olarak nitelendirmişti.
Nükleer Programdan Ödün Verilmeyecek
Arakçi, ABD’nin anlaşmaya varmak konusunda ciddi olması halinde, boğazın açılması ve bölgesel çatışmalara ara verilmesi için 7 günlük bir geri sayımın başlayabileceğini, ardından “karşılıklı mutabık kalınan konularda” geniş çaplı görüşmelere geçilebileceğini kaydetti. Bu konuların İran’ın nükleer programını da kapsayabileceği belirtilse de üst düzey bir İranlı yetkili, ABD barış anlaşmasını kabul etse dahi Tahran’ın uranyum zenginleştirme gibi haklarından asla taviz vermeyeceğini vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da CBS kanalındaki “Face the Nation” programında, nükleer program ve diğer konularda görüşmelere hazır olduklarını, ancak “zorbalık veya dayatmayı” kabul etmeyeceklerini söyledi. Pezeşkiyan, “İran savaş peşinde değil, ancak baskı, tehdit ve saldırılara karşı kendini savunacaktır. Nükleer silah geliştirmememiz gerektiği konusunda zaten mutabakata varmıştık.” ifadelerini kullandı.


İlk yorum yapan siz olun