İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“İnsanlık Dışı”: Gazze Filosu Aktivistlerinden İsrail Gözaltısı Hakkında Kan Donduran İddialar

Geçtiğimiz ay Gazze’ye yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve İsrail güçleri tarafından durdurulan filoda yer alan Filistin yanlısı aktivistler; gözaltı sürecinde kırık kemikler, aşağılanma ve cinsel saldırı da dahil olmak üzere ağır şiddete maruz kaldıklarını iddia etti. Olay, uluslararası çapta büyük bir tepkiye ve çok sayıda ülkenin soruşturma başlatmasına yol açtı.

Savaşın yıktığı Gazze Şeridi’ne yönelik ablukayı kırmayı hedefleyen yardım filosundaki 430’dan fazla aktivistin gözaltına alınmasının ardından Fransa, İtalya ve Avustralya, İsrail makamlarının reddettiği taciz ve şiddet iddialarına yönelik resmi inceleme başlattı.

“İşkence Gemisine” Sürgün

İsrail hücum botları tarafından uluslararası sularda durdurulan, okul malzemeleri ile bebek maması ve ilaç taşıyan Peluxoteknesindeki Fransız vatandaşları Meriem Hadjal, Noe Tissot ve Malika Baouya yaşadıkları dehşeti anlattı. Aktivistler, tekneden zorla alınarak denizde bazılarının “işkence hapishanesi gemisi” olarak adlandırdığı bir yere şiddet kullanılarak toplandıklarını belirtti.

  • Hemşire Malika Baouya: “Kolumdan sürüklenerek, ellerim arkadan bağlı bir şekilde havaya kaldırıldım. Acıdan çığlık attım, kolumun koptuğunu sandım. Başımız öne eğik, ellerimiz ensemizde yürütüldük. Yerde, birikmiş deniz suyunun içinde yatmaya zorlandık. Erkeklere şok tabancasıyla müdahale edildi.”

Giysileri büyük ölçüde çıkarılan ve kollarına numaralı bantlar takılan aktivistler, belleri bükük ve uzuvları prangalı halde karanlık bir konteynere tek tek götürüldüklerini ifade etti.

Cinsel Saldırı ve Ölüm Korkusu

38 yaşındaki Meriem Hadjal, kapı açıldığında bir başka tutuklunun pantolonu indirilmiş halde yerde yattığını gördüğünü söyleyerek şu iddialarda bulundu:

“Bir asker göğüslerimi ellemeye başladı… Yüzüme sert bir tokat atıldı. Sonra bir tane daha. Bazı askerler beni konteynerin arkasına doğru itmeye çalıştı. Beni öldüreceklerinden korktum.”

Baouya, yerde yatan bir aktivistin dövüldüğünü gördükten sonra üç adamın kendisini yakaladığını, bir askerin onu saçından havaya kaldırdığını, diğerinin ise iç çamaşırını yırtmaya çalıştığını iddia etti.

Avustralyalı aktivist Violet Coco da Melbourne’de AFP’ye verdiği demeçte, askerlerin kendisini döverken, başına vururken ve defalarca tekmelerken kahkaha attıklarını söyledi. Kendini darbelerden korumaya çalışırken elinden yaralandığını belirten Coco, “Özel bölgelerimi elliyorlardı, göğüslerimde ve diğer yerlerimde morluklar oluştu” dedi.

İsrail Ordusundan Yalanlama

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ise AFP’ye yaptığı açıklamada, askerlerin istismarda bulunduğu yönündeki iddiaları reddederek yasal deniz güvenliği ablukasını koruma operasyonları sırasında filodaki katılımcılara “saygılı ve uygun muamele” edilmesinin zorunlu olduğunu savundu.

Dondurucu Soğuk ve İşkence İddiaları

Aktivistler, İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir tarafından yayınlanan ve eleştiri toplayan bir videoda da görülen, üstü dikenli tellerle çevrili konteynerlerin bulunduğu bir gemi güvertesinde günlerce hapsedildiklerini belirtti. Gözaltı sırasında boyun omurgasında kırık oluştuğunu söyleyen Baouya, “saçları darmadağın ve yüzleri kan içinde olan yüze yakın kişiyle birlikte” orada tutulduğunu ifade etti.

Aktivistler, sızan deniz suları içinde, dondurucu metal ve ahşap zeminlerde su, hijyen ve gıda olmadan uyumaya zorlandıklarını, ayrıca askerlerin kendilerine ses bombaları ve plastik mermiler doğrulttuğunu öne sürdü.

Ktziot Hapishanesi’nde Devam Eden Şiddet

İsrail’de karaya çıkarılan ve Ktziot Hapishanesi’ne götürülen aktivistler, burada da İsrail hapishane servisinin tamamen reddettiği yeni istismarlara maruz kaldıklarını söyledi.

  • Noe Tissot (Fransa, 32): Limana vardıklarında güvenlik personelinin kendilerine hakaret ettiğini, hayvan sesleri çıkardığını ve tüfek dipçikleriyle vurduklarını belirtti. Tissot resmi ifadesinde, “Bir çadırın içinde bir asker başıma ve kaburgalarıma çok sert bir yumruk attı ve birini kırdı” dedi.

  • Johannes Happel (Almanya, 29): Serbest bırakılıp ülkesine döndükten sonra konuşan sosyal hizmet uzmanı Happel, başının bir çadır direğine çarpıldığını ve bir arkadaşının yumruklanarak defalarca yere fırlatıldığını anlattı: “Gördüğüm her şey için aklıma gelen sıfatlar: Zalimce, sadistçe ve insanlık dışı.”

  • Neve O’Connor (Avustralya): Zorla tekneden indirilip beton zemine fırlatıldığını belirterek, “Duyabildiğiniz tek şey sürekli çaldıkları İsrail milli marşıydı. O kadar yüksek sesliydi ki, arkadaşlarınızın çığlıklarını duyabiliyordunuz” ifadelerini kullandı.

“Yaşadıklarımız, Filistinlilerin Yaşadıklarının Sadece Bir Özeti”

Kendi tanıklığını “bir silah” olarak gören Hadjal, “Pasaportlarımızın koruması altındayken yaşadıklarımız, Filistinli mahkumların yaşadıklarının sadece küçük bir tadımı” diyerek durumun vahametine dikkat çekti.

Fransa’daki soruşturmada ifade verecek olan Baouya ise, kendisinin ve diğerlerinin sadece kendi adlarına değil, asıl olarak “Filistinliler için seslerini yükselttiklerini” vurguladı.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir