Lübnan devlet medyasının bildirdiğine göre, çarşamba günü İsrail’in güney Lübnan’da bir araca düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısında iki kişi hayatını kaybetti. Militan grup Hizbullah, yaşanan olayı iki taraf arasındaki ateşkesin açık bir “ihlali” olarak nitelendirdi.
Hizbullah, İran’ın dini liderinin ABD-İsrail saldırılarında öldürülmesine misilleme olarak 2 Mart’ta İsrail’e roket atışları düzenlemiş ve Lübnan’ı Orta Doğu’daki savaşa sürüklemişti. İsrail’in bu duruma hava saldırıları ve kara harekatıyla karşılık vermesi sonucu, Lübnan makamlarının verilerine göre bugüne kadar 4.100’den fazla kişi yaşamını yitirdi.
Kfar Rumman’da Araç Hedef Alındı
Lübnan resmi Ulusal Haber Ajansı (NNA), Kfar Rumman kasabası yakınlarında seyir halindeki bir aracın İsrail İHA’sı tarafından hedef alınması sonucu “iki kişinin öldüğünü” duyurdu.
İsrail ordusu ise olaydan önce yaptığı açıklamada, Nabatiyeh kenti yakınlarındaki Ali Al-Taher Tepesi bölgesinde “tehdit oluşturan iki silahlı Hizbullah teröristinin” hedef alındığını belirterek, “acil tehditleri ortadan kaldırmak için operasyonlara devam edileceği” mesajını vermişti. Ordu daha sonra yaptığı ek açıklamada, “Ali Al-Taher Tepesi bölgesindeki güvenlik şeridini geçen ve (İsrail) askerleri için tehdit oluşturan şüphelileri taşıyan bir aracın” vurulduğunu bildirdi.
Hizbullah: “İhlalleri Belgeliyoruz”
Güney Lübnan’da iki kişinin İsrail ateşiyle hayatını kaybetmesinden sadece bir gün sonra yaşanan bu yeni can kayıpları, Hizbullah’ın sert tepkisine neden oldu.
İran destekli gruptan yapılan resmi açıklamada, “İsrail düşman ordusu, 48 saatten kısa bir süre içinde ikinci kez, Kfar Rumman kasabası yakınlarındaki evlerini kontrol etmeye giden Lübnan vatandaşlarını kasıtlı olarak hedef almıştır” denildi. Açıklamada ayrıca, düşmanın eylemlerinin mevcut ateşkese yönelik “açık bir ihlal” teşkil ettiği vurgulanarak, bu ihlallerin anbean izlenip belgelendiği ifade edildi.
Diplomatik Temaslar ve Çatışmasızlık Çabaları
Bölgedeki diplomatik trafik de hız kesmeden devam ediyor. Pazartesi günü, savaşın arabulucuları konumundaki Pakistan ve Katar; Tahran ile Washington’ın, İsviçre’deki görüşmelerin ardından Lübnan’daki gerilimleri sınırlamak amacıyla bir “çatışmasızlık hücresi” kurma konusunda anlaştığını duyurmuştu. Tahran yönetimi, geniş çaplı Orta Doğu savaşının sona erdirilmesini, Lübnan’daki paralel çatışmanın durdurulması şartına bağlamıştı.
İsrail Çekilmeye Niyetli Değil
Son günlerde Lübnan’daki şiddet olaylarında bir azalma gözlemlense de, İsrail tarafı askeri varlığını sürdürmekte kararlı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Tel Aviv’de verdiği bir röportajda komşu ülkenin güneyindeki birliklerin geri çekilmeyeceğinin altını çizerek, “Her halükarda çekilmeyeceğimizi açıkladık ve şu an itibarıyla Amerika’nın İsrail’den Lübnan’ı terk etmesi yönünde bir talebi bulunmuyor” dedi.
Lübnan Müzakereleri Ayrı Tutmak İstiyor
Öte yandan, ABD’nin baskısıyla nisan ayında Washington’da İsrail ile doğrudan görüşmelere başlayan Lübnanlı yetkililer, salı günü yeni bir görüşme turuna daha oturdu. Lübnan makamları, bu müzakereleri ABD-İran anlaşmasından bağımsız bir zeminde yürütmeyi hedefliyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun çarşamba günü yaptığı değerlendirmede bu stratejiyi teyit ederek, “Washington’daki müzakereler, ABD ile İran arasında İsviçre’de gerçekleştirilen toplantılardan çıkan sonuçlardan tamamen bağımsızdır” ifadelerini kullandı.


İlk yorum yapan siz olun