İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABD-İran Hattında Tansiyon Zirvede: 12. Gece Operasyonu ve Karşılıklı Altyapı Tehditleri

ABD ordusu, her iki tarafın da giderek artan oranda sivil altyapıları hedef aldığı bir ortamda, perşembe günü erken saatlerde İran’a yönelik saldırılarının 12. gecesini gerçekleştirdiğini duyurdu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, saldırıların “İran’ın bölge sularından geçen sivil denizcileri ve ticari gemileri tehdit etme kapasitesini daha da zayıflatmak” amacıyla düzenlendiği belirtildi. Washington yönetimi, küresel enerji ticareti için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda kontrolü yeniden sağlamak ve uluslararası deniz taşımacılığını normale döndürmek için baskısını artırıyor.

Trump’tan Sert Uyarı: “Her Gemiye Karşılık Bir Köprü veya Santral”

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada İran’ın boğazdaki bir gemiye ateş açtığı her seferinde ABD’nin İran’a ait bir köprüyü ya da elektrik santralini vuracağı uyarısında bulundu.

Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Bundan sonra İran İslam Cumhuriyeti Hürmüz Boğazı’ndaki bir gemiye füze, roket, insansız hava aracı veya başka herhangi bir cihaz ya da silahla ateş açtığı her an, ABD BİR KÖPRÜYÜ VEYA ELEKTRİK SANTRALİNİ bombalayıp yok edecektir.”

Bu tehdide Tahran’ın yanıtı gecikmedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin “göze göz” savunma doktrinini benimseyeceğini belirterek X platformunda, “Altyapımız da dahil olmak üzere İran’a yönelik her türlü saldırı, güçlü ve kararlı bir yanıtı zorunlu kılacaktır.” mesajını paylaştı.

İran, ABD saldırılarına misilleme olarak komşu Körfez ülkelerinin enerji altyapılarını ve su ihtiyacını karşılayan deniz suyu arıtma tesislerini hedef almaya başladı. Uluslararası hukuk, askeri amaçlarla kullanılmadığı sürece bu tür sivil altyapı tesislerine yönelik saldırıları genel olarak yasaklıyor.

Savaşın Faturası Ağırlaşıyor: Petrol Fiyatları Fırladı

Diplomatik temaslardan henüz somut bir sonuç alınamazken, barış zamanında dünyada işlem gören petrol ve gazın beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Çatışmalar, sonbaharda yapılacak ABD ara seçimleri öncesinde akaryakıt fiyatlarını da yukarı çekiyor.

Çarşamba günü ABD’ye getirilen dört askerin cenaze töreni için Dover Hava Kuvvetleri Üssü’ne giden Trump yönetimi, savaşın mali boyutuyla da yüzleşiyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Senatosu’ndaki ateşli bir oturumda ABD’nin savaşa şu ana kadar 37,5 milyar dolar harcadığını tahmin ettiklerini açıkladı.

Öte yandan, ay başında savaş öncesi seviyelerde, 72 doların altında seyreden Brent ham petrolünün varil fiyatı 93 doların üzerine tırmandı.

İran ise savaş öncesinde herkese açık ve ücretsiz olan boğazdaki trafiği yönetme ve ücret talep etme hakkına sahip olduğunu savunuyor. ABD ile müzakereleri yürüten İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Trump’ın tehditlerini reddederek, “Boğazdaki durumun savaş öncesi koşullara dönmeyeceğini defalarca söyledik.” açıklamasında bulundu.

Bölge Ateş Çemberinde: Ürdün ve Suudi Arabistan’da Alarmlar

Çatışmaların etkisi bölge ülkelerine de yayılıyor. Ürdün ordusu, Akabe kenti üzerinde dört İran füzesini imha ettiğini, iki füzenin ise “boş arazilere” düştüğünü duyurdu. Ayrıca dört İran İHA’sının da düşürüldüğü bildirildi. İsrail’in Eilat kentine oldukça yakın bir konumda olan Akabe’ye yönelik bu saldırı, çatışmaların daha da genişleyeceği endişelerini artırdı.

Bahreyn’de füze sirenleri çalarken, Suudi Arabistan yetkilileri Körfez şehri Ed-Dammam sakinlerini sığınaklara gitmeleri konusunda uyardı. Suudi yetkililer daha sonra tehlikenin geçtiğini duyurdu.

İran devlet haber ajansı IRNA, ülkenin çeşitli eyaletlerinde patlamalar yaşandığını aktardı. İran Sağlık Bakanlığı, son 11 gün içinde ABD’nin düzenlediği saldırılarda aralarında altı kadın ve üç çocuğun da bulunduğu 53 kişinin hayatını kaybettiğini, 600’e yakın kişinin ise yaralandığını açıkladı.

Diplomasi Çıkmazda: “Tehlikeli Bir Emsal Yaratılıyor”

İran İçişleri Bakanı İskender Mümini’nin kilit arabuluculardan Pakistan’ı ziyaret etmesine ve İranlı sözcü Ali Zeinivand’ın “diplomasinin iptal edilmediğini” söylemesine rağmen, bölgedeki Arap diplomatlar durumdan karamsar.

Filipinler’deki bölgesel bir zirvede konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın boğazdaki eylemlerini sert bir dille eleştirdi:

“Eğer Orta Doğu’da bir ulus devletin uluslararası bir su yolunu kontrol etmeye, geçiş ücreti talep etmeye ve ödemezseniz gemilerinizi havaya uçurmaya karar verebileceği bir emsal yaratırsak, bu, dünyanın diğer bölgelerinde de tekrarlanacak çok tehlikeli bir emsal olur.”

Rubio, ABD’nin müzakerelere açık olduğunu ancak İran’ın şu anda “ciddi görünmediğini”, bu nedenle odağın deniz taşımacılığını korumak olduğunu vurguladı. ABD ayrıca İran limanlarına yönelik ablukayı yeniden yürürlüğe koydu.

Gözler Yeraltı Nükleer Tesisinde mi?

Washington’da konuşan Başkan Trump, olası görüşmelere dair olumsuz bir tablo çizerek ABD’nin “görüşmekle ilgilenmediğini” belirtti.

Trump’ın açıklamaları, ABD güçlerinin yakında İran’ın dağların derinliklerinde inşası süren nükleer tesisini hedef alabileceğinin sinyallerini verdi. “Pickaxe Dağı” (Kazma Dağı) olarak bilinen bu alan, 2025 yılında ABD tarafından bombalanan Natanz nükleer zenginleştirme tesisinin güneyinde yer alıyor. Trump’ın ilk döneminde 2015 nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından uranyum zenginleştirme faaliyetlerini silah sınıfı seviyelerine yaklaştıran İran, nükleer programının barışçıl olduğunda ısrar etmeye devam ediyor. Ancak Pickaxe Dağı’ndaki kazı ve inşa çalışmaları aralıksız sürüyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir