İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABD ve İran Arasındaki Çatışmalar Yedinci Gününde: Orta Doğu’ya Yayılan Saldırılarda Hedef Hürmüz Boğazı

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrollerini artırmak amacıyla cumartesi günü de altyapı ve askeri hedeflere yönelik karşılıklı saldırılarını sürdürdü.

Bölgede günlerdir devam eden çatışmalar, boğazın kontrolü üzerinde yoğunlaşıyor. ABD ve İsrail’in dört aydan uzun bir süre önce başlattığı savaşta, geçici ateşkesin çökmesinin ardından ufukta net bir son görünmüyor.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) cumartesi günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, üst üste yedinci gece gerçekleştirilen operasyonlarda “gözlem tesisleri, askeri lojistik altyapısı, yeraltı silah depoları ve denizcilik kapasitelerinin” vurulduğunu bildirdi.

Kuveyt, İran’a ait füzeleri ve insansız hava araçlarını (İHA) engellediğini duyururken, Irak Erbil üzerinde saldırı dronlarını düşürdüğünü açıkladı. Ürdün devlet haber ajansı Petra, krallığın hava savunma sistemlerinin İran füzelerini düşürdüğünü bildirdi; Bahreyn hükümeti ise ülkede hava saldırısı sirenlerinin çaldığını aktardı.

İranlı yetkililer, son ABD saldırılarında onlarca kişinin öldüğünü ve yüzlercesinin yaralandığını belirtirken, cuma günü yeni can kayıpları rapor edildi. ABD ordusu da yaralanan asker sayısında artış olduğunu doğruladı.

28 Şubat’ta savaşın başlamasının ardından İran’ın boğazı gemi trafiğine fiilen kapatması, petrol fiyatlarının fırlamasına neden olmuş ve müzakerelerde Tahran’a önemli bir koz vermişti. Uluslararası denizcilik verilerine göre, boğazdan geçişlerin son üç haftanın en düşük seviyesine inmesiyle cuma günü petrolün varil fiyatı 86 doların üzerine çıkarak son bir ayın zirvesine yaklaştı.

İran, Kuveyt ve Ürdün’deki ABD Varlıklarını Hedef Aldı

İran devlet televizyonunun ordu kaynaklarına dayandırdığı habere göre; İran güçleri Kuveyt’teki El Adiri kampında bulunan bir mühimmat deposunu, Ali El Salem hava üssündeki karargah binaları ile mühimmat depolarını ve çeşitli iletişim köprülerini hedef aldı. Haberde, İran güçlerinin Ürdün’deki El Azrak üssünde bulunan yakıt tanklarını da vurduğu ifade edildi.

Ürdün ordusu, krallığa fırlatılan üç İran füzesini engellediğini duyurdu. Kuveyt ordusu ise hava savunma sistemlerinin düşman hedeflerini engellediği sırada patlama sesleri duyulduğunu ve İran’a ait İHA ile füze saldırılarında çeşitli Kuveyt askeri tesislerinin hasar gördüğünü açıkladı.

İran’ın bölgedeki ABD bağlantılı varlıklara yönelik saldırıları da devam etti. İran Devrim Muhafızları, arabuluculuk çabalarında yer alan Katar’daki ABD radar sistemlerini ve askeri uçaklarını hedef aldıklarını duyurdu. Bahreyn’de de İran’ın adadaki ABD askeri varlıklarını hedef alması sebebiyle hava saldırısı sirenleri çaldı.

İran ayrıca Umman’daki iki ABD radar tesisine saldırı düzenlediğini iddia etti. Suriyeli askeri bir kaynak, İran’ın Suriye’deki El Tanf askeri üssüne saldırı düzenlediği yönündeki iddiaları yalanlarken, ABD güçleri bu tesisten bu yılın başlarında çekildiklerini açıkladı.

Kuveyt’te Elektrik ve Su Arıtma Tesisi Vuruldu

Kuveytli yetkililer, İran saldırısının bir elektrik üretim ve su arıtma tesisine zarar verdiğini, çıkan yangının çok sayıda elektrik üretim ünitesini devre dışı bıraktığını bildirdi.

Saldırı, Körfez altyapısının genişleyen çatışma karşısındaki kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. İçme suyu tedarikinde büyük ölçüde deniz suyu arıtmaya bel bağlayan Kuveyt’te yetkililer, hasar tespit çalışmaları sürerken halka elektrik tasarrufu çağrısında bulundu. Kuveyt ordusu, askeri tesislere yönelik İran İHA saldırılarında birkaç personelin yaralandığını ve şarapnel parçalarının çeşitli noktalarda maddi hasara yol açtığını duyurdu.

Katar, İran füzelerinin ülkeyi hedef alması üzerine hava savunma sistemlerinin devreye girmesiyle birlikte sakinlerini iki kez sığınaklara gitmeleri konusunda uyardı. Katar İçişleri Bakanlığı, düşen enkaz parçaları nedeniyle bir çocuğun yaralandığını açıkladı.

ABD, İran’daki Köprüleri ve Liman Altyapısını Vurdu

Öte yandan ABD saldırıları İran’ın güneyine doğru genişledi. İran devlet medyası, sahil kenti Bandar Hamir’dekiler de dâhil olmak üzere en az beş köprünün vurulduğunu bildirdi. İranlı yetkililer, aralarında köprüden geçmekte olan kişilerin de bulunduğu yedi kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Tren istasyonunun hasar gördüğü bildirilirken, Pakistan sınırındaki İranşehr ilinde bir havalimanının da vurulduğu aktarıldı.

İran Enerji Bakanlığı, aşırı sıcaklarla boğuşan güney illerindeki vatandaşlardan elektrik tüketimini azaltmalarını ve yoğun saatlerde klima kullanmamalarını isterken, elektrik altyapısına yönelik saldırılar düzenlendiği de rapor edildi.

İran devlet medyası ve ABD’li yetkililerin açıklamalarına göre, ABD saldırısında Umman Körfezi’ndeki Çabahar Limanı’nda bulunan bir kule de yıkıldı. CENTCOM, bu yapının İran Devrim Muhafızları tarafından Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri takip etmek ve hedef almak için kullanılan bir deniz gözetleme ağının parçası olduğunu belirtti.

Son ABD saldırılarının onlarca can kaybına ve yüzlerce yaralanmaya yol açtığı belirtiliyor. İran Sağlık Bakanlığı, çatışmaların yeniden başlamasından bu yana en az 38 kişinin öldüğünü ve 400’den fazla kişinin yaralandığını açıklarken, diğer yetkililer son saldırılar için daha yüksek can kayıpları telaffuz etti.

ABD ise, pazartesi gününden bu yana 10’u kara, 3’ü deniz kuvvetlerinden olmak üzere 13 askerinin daha yaralandığını duyurdu. Yetkililere göre savaşın başından beri 14 ABD askeri öldü, 427’si ise yaralandı.

Çatışmanın Merkezinde Yine Hürmüz Boğazı Var

Tırmanan saldırılar, barış zamanında dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yoğunlaşmış durumda.

Su yolunu kontrol etmeyi amaçlayan İran, gemileri kendi kontrolünde olmayan rotaları kullanmamaları konusunda uyardı. ABD ise buna İran limanlarına yeniden deniz ablukası uygulayarak ve boğazdaki nakliye rotalarını korumaya çalışarak yanıt verdi.

İran Devrim Muhafızları cumartesi günü, boğazın güneyindeki mayınlı bir rotadan geçmeye çalışan iki petrol tankerinin mayına çarparak patladığını iddia etti. ABD ordusu ise bu iddiayı reddetti. CENTCOM sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Devrim Muhafızları’nın çoğu iddiası gibi bu da asılsızdır” ifadelerini kullandı. Devrim Muhafızları ayrıca, su yolundan geçmeye çalışan dört geminin füze ve İHA’ların ortak operasyonuyla durdurulduğunu belirtti.

Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) kurumu, Umman’a en yakın rotada seyreden bir tankere de mermi isabet ettiğini bildirdi. Gemide küçük çaplı hasar meydana gelirken mürettebattan yaralanan olmadı. Çatışmalar petrol fiyatlarını yukarı çekerken, boğazdan nakliyenin son üç haftanın en düşük seviyesine inmesiyle cuma günü Brent petrolün varil fiyatı 86 doların üzerine çıktı.

Daha Fazla Tırmanma Endişesi

Son saldırılar, çatışmanın askeri hedeflerin ötesine geçerek hayati önem taşıyan sivil ve ticari altyapıya sıçradığına dair endişeleri artırdı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, özellikle İran’daki ve bölgedeki sivil altyapıya yönelik saldırılar ile tırmanan gerilimden derin endişe duyduğunu ifade etti.

İranlı askeri danışman Muhsin Rızai, ABD saldırılarının iki veya üç gün daha devam etmesi halinde Tahran’ın “tam kapsamlı taarruz operasyonlarına” geçeceği konusunda uyardı. İran devlet medyasına göre Rızai, “İran artık kendisini misilleme niteliğindeki, kısasa kısas yanıtlarla sınırlamayacak… ve hiçbir siyasi sınır güvende olmayacak” dedi. Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Mecid Musevi de, ABD’nin operasyonları sonlandırana kadar saldırıların devam edeceğini belirtti.

Savaş, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlamış; İran buna İsrail’e ve Körfez’deki ABD çıkarlarına saldırarak ve Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak karşılık vermişti. Çin ve Pakistan, Washington ve Tahran’a çatışmaları durdurup masaya dönme çağrısında bulunsa da, son tırmanış şu ana kadar her iki tarafın da uzlaşmaya hazır olduğuna dair çok az işaret sunuyor.

Jean-Jaures Vakfı’ndan Orta Doğu uzmanı David Khalfa, genişleyen stratejik altyapı ağının çatışmanın içine çekildiğine dikkat çekerek durumu şöyle özetledi:

“Buradaki paradoks şu: Çatışma tırmanmaya devam etse de, her iki tarafın da bu dinamiğin sürmesine izin vermesinde stratejik bir çıkarı yok. Ancak her iki taraf da herhangi bir uzlaşmayı bir tür teslimiyet olarak algılıyor.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir