İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BM Elçisi: El Ubeyd Konusundaki Endişeler Artarken, Cidde Anlaşması Sudan Barış Görüşmelerinin Temelini Oluşturabilir

NEW YORK – Suudi Arabistan’ın arabuluculuğunda imzalanan 2023 Cidde Anlaşması’nın gelecekteki Sudan barış görüşmeleri için hala bir temel oluşturabileceğini belirten BM Sudan Özel Temsilcisi Pekka Haavisto, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) El Ubeyd (El-Obeid) kenti çevresinde yoğunlaşan saldırılarından duyduğu endişeyi de dile getirdi.

New York’taki BM merkezinde gazetecilere konuşan Haavisto, Carter Merkezi ve İnsani Diyalog Merkezi’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 10 sivil toplum barış girişimiyle koordinasyon içinde olduğunu belirtti. Savaşan tarafların bazen kiminle muhatap olacaklarını seçerek arabulucuları birbirine düşürdüğünü söyleyen Haavisto, bu tür “forum alışverişlerini” (arabulucu seçme arayışını) önlemeye çalıştıklarını ifade etti.

El Ubeyd’deki duruma ilişkin olarak Haavisto, kent çevresinde tırmanan çatışmalardan dolayı “telaşlı” olduğunu belirterek, durumun daha da kötüleşmesinin binlerce sivili riske atabileceği ve daha önce Darfur ve El Faşer’de görülen yıkımın bir benzerini yaşatabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Sık sık yaşanan insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ve kent çevresindeki birlik yığınağının insani yardım akışını halihazırda sekteye uğrattığını kaydeden elçi, sahada aktif olan BM kuruluşlarının olası bir izolasyon veya kuşatma belirtileri rapor ettiğini söyledi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, geçtiğimiz iki hafta boyunca yoğunlaşan İHA saldırıları ve topçu atışlarının ortasında Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El Ubeyd çevresinde HDK birliklerinin ciddi şekilde yığınak yaptığına dair raporlar üzerine alarm vermişlerdi.

“Bu senaryoyu daha önce de gördük” diyen Türk, geçtiğimiz yıl Kuzey Darfur’daki El Faşer ve Zamzam yerinden edilmiş kişiler kampında belgelenen vahşetin tekrarlanmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Haavisto, geçtiğimiz Cuma günü HDK lideri General Muhammed Hamdan Dagalo (genellikle Hemedti olarak bilinir) ile yaptığı telefon görüşmesinde kendisine “tüm dünyanın gözünün şu anda El Ubeyd’de olduğunu” söylediğini aktardı. Hemedti ise sivillere zarar verme niyetinde olmadığına ve şehre giden insani yardım koridorlarını koruyacağına dair kendisine güvence verdi. Ancak Haavisto, Sudan’daki çatışmalar söz konusu olduğunda “hiçbir şeyin çok kesin bir mesele olarak söylenemeyeceği” konusunda uyarıda bulundu.

Nisan 2023’ten bu yana Sudan Silahlı Kuvvetleri ile iç savaş halinde olan HDK’den El Ubeyd’e yönelik saldırılarını derhal durdurmasını talep eden BM Güvenlik Konseyi, hafta sonu yaptığı açıklamada kitlesel vahşet riskinin an meselesi olduğu uyarısında bulunmuştu.

Diplomatik Çabalar ve “Ertesi Gün” Belirsizliği

Önümüzdeki günlerde gelişmeleri yakından takip edeceğini belirten Haavisto, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılar da dahil olmak üzere genişleyen çatışmalarda İHA kullanımının artmasından duyduğu endişeyi de dile getirdi. Elçi, uluslararası toplumu küresel pazardan tedarik edildiğini söylediği bu teknolojiye erişimi engellemenin yollarını aramaya çağırdı.

Siyasi cephede ise, BM, Afrika Birliği, Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD), Arap Birliği ve AB’den oluşan “beşli” (quintet) grup, Sudanlı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları arasında üç yıl aradan sonra ilk kez, önce Nisan ayında Berlin’de ve ardından Haziran ayı başlarında Addis Ababa’da toplantılar düzenledi.

Haavisto, önümüzdeki hafta görüşmeler için Kenya’ya seyahat etmeyi ve yaz aylarında Çad, Güney Sudan ve Uganda ile daha fazla temas kurmayı planladığını söyledi. ABD, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır’dan oluşan “Dörtlü” (Quad) grubun, sivillerin acılarını hafifletecek ve siyasi bir çözüm için alan yaratmaya yardımcı olacak insani bir ateşkese varma çabalarını ilerletebileceğini umduğunu ifade eden elçi, Washington’dan yeni geldiğini ve ABD elçisi Massad Boulos ile “iyi bir görüşme” gerçekleştirdiğini belirtti.

Sudan’daki savaşın sona erme ihtimali sorulduğunda Haavisto, barışın önündeki temel engelin hem Hemedti’nin hem de Sudan Silahlı Kuvvetleri Komutanı General Abdülfettah el-Burhan’ın hala askeri olarak kazanımlar elde edebileceklerine inanmaları olduğunu söyledi. Savaşan liderlerin müttefik siyasi ve silahlı gruplardan da etkilendiğini belirten elçi, bu durumun bir anlaşmaya varma çabalarını zorlaştırdığını sözlerine ekledi. Buna rağmen, yakın zamanda ziyaret ettiği Suudi Arabistan, BAE ve Katar da dahil olmak üzere savaşan taraflar üzerinde nüfuzu olan ülkelerin artık askeri bir çözümün mümkün olduğuna inanmadıklarını kaydetti.

İnsani bir ateşkes olasılığına ilişkin olarak ise idari sınırlar, olası bir paralel hükümet ve geçiş döneminin şekli gibi çatışmalar sona erdikten “sonraki güne” dair henüz çözülmemiş soruların önceki çabaları engellediğini söyledi.

Parçalanmış Bir Yapı ve Uzlaşma Umudu

Arab News’in, Cancavid dönemine uzanan vahşet geçmişi göz önüne alındığında HDK ile başa çıkma çabalarının zaman içinde nasıl değiştiğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Haavisto, “çatışmaların geçmişi nedeniyle Sudan’da bazen çok az umut olduğunu” ifade etti. Ülkede yaklaşık 100 ila 140 milis grubunun bulunduğunu ve bunun karmaşık bir “mozaik” oluşturduğunu açıklayan Haavisto, “bu grupların liderlerinin belirli bir sorumluluğa sahip olması gerektiğini” vurguladı. Uluslararası hukuk kurallarının geçerli olduğunu ve BM’nin grupların davranışlarını izlediğini kaydeden elçi, “Bu insanlara savaş kurallarına uymaları gerektiği çağrısında bulunmalıyız” dedi.

Arab News’e yaptığı açıklamada kendisine umut veren şeyin, Port Sudan, Kahire ve Nairobi’de çatışmalardan kaçan kadın gruplarıyla yaptığı görüşmeler olduğunu söyleyen Haavisto şu ifadeleri kullandı:

“İlk kurdukları cümle, yaşananları asla affetmeyecekleri oluyor. Ancak hemen sonraki cümlede Güney Afrika’daki deneyimi model alan bir tür uzlaşma süreci olması gerektiğini söylüyorlar.”

Dörtlü grubun Sudan’ın bölünmesi ya da iki taraf arasında bir tür güç paylaşımı anlaşması olasılığını tartışıp tartışmadığı sorusuna ise Haavisto, ülkenin herhangi bir şekilde bölünmesinin ya da paralel hükümetler ve iki ordu içeren uzun vadeli bir düzenlemenin “düşünülemez” olduğunu; BM’nin, birleşik ve egemen bir Sudan’ın ancak Sudanlıların öncülük edeceği bir süreçle güvence altına alınması gerektiği yönündeki tutumunu koruduğunu söyledi.

Haavisto son olarak, Hartum yakınlarındaki Omdurman’da yeniden inşa çalışmalarının başladığına ve sakinlerin dükkan ve restoranları yeniden açtığına dikkat çekerek, bu durumu çatışmanın ortasında nadir görülen bir iyimserlik işareti olarak nitelendirdi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir