İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sudan’da Yeni Bir Katliam Endişesi: El-Ubeyd, İkinci Bir ‘El-Faşir’ Olabilir mi?

LONDRA — Darfur, Kordofan ve orta Sudan’ı birbirine bağlayan hareketli bir ticaret merkezi olan El-Ubeyd, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) giderek daralan kuşatması altında. Şehrin, El-Faşir’de yaşanan dehşetin bir benzerine sahne olmasından endişe ediliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nden (UCM) Uyarı

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Çarşamba günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) yaptığı uyarıyla tehlikenin boyutu bir kez daha gözler önüne serildi. UCM Başsavcı Yardımcısı Nazhat Khan, üye devletleri “tarihin tekerrür etmesini önlemek” için harekete geçmeye çağırarak, “Haberimiz yoktu diyemeyiz. Daha fazla vahşeti önlemek için hemen şimdi harekete geçmek bu konseyin ve tüm devletlerin görevidir” ifadelerini kullandı. BM İnsan Hakları Ofisi’nin endişelerini yineleyen Khan, HDK saldırılarının artmasıyla Kuzey Kordofan’daki El-Ubeyd’in uluslararası suçların yeni adresi olabileceği konusunda uyardı.

Çatışmaların Bilançosu ve El-Ubeyd’in Stratejik Önemi

Sudan’daki iç savaş, 2021’deki darbenin ardından tırmanan gerilimin bir sonucu olarak Nisan 2023’te patlak vermişti. Çatışmalar, Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) liderliğindeki HDK ile Orgeneral Abdülfettah el-Burhan komutasındaki Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) arasında devam ediyor. Uluslararası Kurtarma Komitesi’nin (IRC) verilerine göre krizin bilançosu oldukça ağır:

  • 14 milyondan fazla kişi yerinden edildi (4,5 milyonu komşu ülkelere sığındı).

  • 33,7 milyon kişi (nüfusun üçte ikisi) insani yardıma muhtaç durumda.

  • Sadece Hartum’da savaşın ilk 14 ayında yaklaşık 61.000 kişinin öldüğü tahmin ediliyor; ülke genelindeki gerçek can kaybı ise tam olarak bilinmiyor.

Ekim 2025’te El-Faşir’de yaşanan ve BM müfettişleri tarafından soykırım ile insanlığa karşı suç olarak nitelendirilen olayların El-Ubeyd’de tekrarlanma ihtimali, uluslararası kurumların dikkatini yeniden bölgeye çevirdi.

Sudan Küresel Konsorsiyumu Grubu (SGCG) Kurucusu Dr. Eva Khair konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “El-Ubeyd’de durum çok kötü. Cenazeler, benzin istasyonları ve sağlık tesisleri hedef alınıyor. HDK adeta şehrin hayat damarlarını kesiyor” dedi.

Yerel halk arasında “Kumların Gelini” olarak bilinen El-Ubeyd; Arap zamkı, hayvancılık ve tarım ürünleri için önemli bir ticaret merkezi olmasının yanı sıra hem askeri operasyonlar hem de insani yardım için kritik bir lojistik üs konumunda. Üstelik Güney Sudan petrolünü kuzeye, Port Sudan’a taşıyan boru hattı da bu şehirden geçiyor.

“Kuşatma ve Boğma” Taktiği

Hükümet güçlerinin Mart 2025’te Hartum’u geri almasıyla batıya kayan çatışmalar, SAF’ın elindeki El-Ubeyd üzerindeki baskıyı artırdı. Dr. Khair, HDK’nın şehri doğrudan ele geçirmekten ziyade halkı aç bırakarak ve ordu kontrolünü zayıflatarak şehri “boğmaya” çalıştığını belirtiyor. Neredeyse her gün düzenlenen İHA saldırıları da bu stratejinin bir parçası olarak görülüyor.

Soykırımı Önleme Örgütü (Genocide Watch) de Çarşamba günü şehir için “soykırım acil durum alarmı” vererek yaklaşan bir katliam riskine dikkat çekti. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), ana yolların açık olduğunu ancak halkın kaçacak maddi gücünün bulunmadığını ve yollardaki İHA saldırılarından korktuklarını bildiriyor.

Uluslararası Topluma Tepki ve “Bölünme” Tartışmaları

Sudanlı düşünce kuruluşu Fikra’nın İcra Direktörü ve Egemenlik Konseyi danışmanı Amgad Fareid Eltayeb, “El-Ubeyd’in önemi altındaki boru hattından değil, üstünde yaşayan yarım milyon insandan geliyor” diyerek BM’yi somut adımlar atmak yerine sadece kınama yayınlamakla suçladı.

Silah ambargolarının etkisizliği ve yabancı güçlerin savaşan tarafları desteklemeye devam etmesi tepki çekiyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım 2025’te yaptığı açıklamada HDK’yı kimlerin tedarik ettiğini bildiklerini ve “ilgili taraflara baskı uygulandığını” belirtmişti. Avrupa Parlamentosu ise çatışmayı finanse eden altın ticaretini kısıtlamaya yönelik adımlar atıyor.

Dr. Khair, HDK’nın 2025 yılında kendi kontrolündeki bölgelerde rakip bir hükümet ilan etmesinin Sudan’ı Libya tarzı bir bölünmeye sürükleyebileceği konusunda uyardı. Ancak Eltayeb bu iddiayı kesin bir dille reddederek şunları kaydetti:

“HDK’nın paralel bir hükümeti yok. Sadece kurdukları bir sahne var. Bu bir devlet değil; kendilerinde olmayan bir meşruiyeti ödünç almak için yönetim kelimelerini ezberlemiş kravatlı paralı askerlerin oynadığı bir tiyatro. Sudan’ın birliğine yönelik tehdit rakip bir devlet değil, bir yağma operasyonunu devletleşme kılıfına sokma çabasıdır.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir