Gazze Şeridi’nde yüzlerce kurşun deliği bulunan bir aracın içinde cansız bedenine ulaşılan 5 yaşındaki Hind Receb’in ve onu kurtarmaya giden iki sağlık görevlisinin ölümüyle ilgili İsrail ordusundan çarpıcı bir itiraf geldi. Olayın meydana geldiği dönemde bölgede askeri birimlerinin bulunmadığını öne süren İsrail ordusu, iki yılı aşkın bir sürenin ardından güçlerinin araca ve ardından gelen ambulansa ateş açtığını kabul ederek olayla ilgili cezai soruşturma başlatıldığını duyurdu.
“Lütfen Beni Alın, Karanlıktan Çok Korkuyorum”
Olay, 24 Ocak 2026’da Gazze Şehri’nin Tel el-Heva mahallesinde meydana gelmişti. İsrail ordusunun tahliye emirlerinin ardından ailesiyle birlikte bölgeden ayrılmaya çalışan 5 yaşındaki Hind Receb ve yakınlarının bulunduğu araç, İsrail güçlerinin ateşi altında kalmıştı. Araçtaki akrabaları hayatını kaybederken, Hind ve 15 yaşındaki kuzeni Layan ilk saldırıdan sağ kurtulmuş, ancak Layan’ın da kısa süre sonra yaşamını yitirmesiyle küçük kız cansız bedenlerin arasında tek başına kalmıştı.
Filistin Kızılayı acil müdahale ekibiyle telefonda 3 saatten fazla hatta kalan Hind Receb’in, “Lütfen gelin beni alın, yalvarıyorum… Lütfen beni bırakmayın, karanlıktan çok korkuyorum” sözleri tüm dünyada infiale yol açmıştı. Küçük kızı kurtarmak üzere bölgeye gönderilen ambulans ve görevli sağlık personeli Yusuf Zeyno ile Ahmed el-Medhun ile de kısa süre sonra irtibat kesilmişti.
10 Şubat’ta olay yerine ulaşıldığında, Hind ve altı akrabasının yüzlerce kurşunla delik deşik edilmiş otomobildeki cansız bedenlerine ulaşılmış; birkaç metre ileride ise vurularak tahrip edilmiş ambulans ve iki sağlık görevlisinin cesetleri bulunmuştu.
İsrail Ordusu: “Ciddi Hatalar Zinciri Yaşandı”
Uzun süre bölgede askeri varlığı reddeden İsrail ordusu, uydu görüntüleri ve bağımsız araştırmaların ardından söylem değişikliğine gitti. Ordudan yapılan son açıklamada; askerlerin mevzilerine yaklaştığı gerekçesiyle araca ateş açtığı, daha sonra da Kızılay ambulansına bir top mermisi fırlatıldığı kabul edildi. Açıklamada, konvoyda Hamas mensuplarının bulunduğu yönündeki şüpheler doğrultusunda hareket edildiği savunulurken, olayın bir “ciddi hatalar zinciri” sonucu gerçekleştiği ileri sürüldü.
Aile ve Hak Örgütleri Tepkili: “Ordu Kendi Suçunu Aklayamaz”
İsrail ordusunun başlattığı iç soruşturma, Hind’in ailesi ve insan hakları örgütleri tarafından samimi bulunmadı:
Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) Başvuru: Küçük kızın adını taşıyan Hind Rajab Vakfı, UCM’ye 120 sayfalık bir dosya sunarak saldırıda doğrudan rol aldığı iddia edilen aralarında albay ve yarbayların da bulunduğu 24 İsrailli komutan ve askerin yargılanmasını talep etti.
“Bağımsız Soruşturma Şart”: Filistin Kızılayı Medya Direktörü İyd Aziz, ordunun itirafının beklenen bir gerçek olduğunu belirterek, “Bu bölgeyi kontrol eden onlardı. Kendi suçlarını kendi iç soruşturmalarıyla aklayamazlar; bağımsız uluslararası bir soruşturma yürütülmeli ve sorumlular hesap vermelidir” dedi.
Uluslararası Yankı: Hind Receb’in trajedisi, Akademi Ödülleri’ne aday gösterilen “The Voice of Hind Rajab” filmine ilham kaynağı olmuş ve ABD üniversitelerindeki birçok alana adı verilmişti.
Henüz hiçbir askeri yetkiliye yönelik resmi bir suçlama yöneltilmezken, insan hakları savunucuları meselenin artık “askerlerin orada olup olmadığı” değil, sorumluların uluslararası hukuk önünde gerçek bir cezayla karşılaşıp karşılaşmayacağı olduğunu vurguluyor.


İlk yorum yapan siz olun